şükela:  tümü | bugün
5 entry daha
  • eğer iniş takımının hidrolik aksamı tarafından ezilmez de sığınacak bir boşluk bulursanız, hayatta kalma ihtimaliniz var. ancak, yüksek irtifadaki (9-10 km) ince hava nedeniyle oksijen yetersizliğinden %90 ölürsünüz. yine de dayanıklı, yüksek irtifaya alışkın bir dağcı olma ihtimalinizin olduğunu düşünüyorum ama, bu sefer de -50 santigrat dereceyi bulan bir soğukla başetmeniz gerekli. bu sıcaklıkta yarım saat kalmanız ölmeniz için yeterli. öyle çok kalın giyinerek kurtaramazsınız kendinizi. yani, 1 saat süren bir yolculukta soğuk nedeniyle ölme ihtimaliniz %90'ın üzerinde. hadi yine hayatta kaldınız diyelim, uçak inişe geçtiğinde iniş takımı kapakları açılınca, o uyuşmuş yarı ölü halinizle tutunmanız mümkün olmuyor ve yere düşüp parçalanarak ölüyorsunuz.

    en son bu macerayı hikmet kömür isimli bir türk genci istanbul'dan londra'ya gitmek için denemişti. tabi arkadaşımızın sonu yukarıda anlattığımız hikayede anlayacağınız gibi kaçınılmazdı, öldü...

    daha önce; rıza karadağ, onur özüyaman ve ramazan karaçoban isimli 3 türk daha iniş takımında yolculuk etmeyi denemiş. hepsinin öldüğünü söylememe gerek yok sanırım.

    bu yolculuğu deneyip hayatta kalabilen tek bir kişi var kayıtlarda. bu rumen arkadaşımızın da şansı, viyana'dan londra'ya uçtuğu uçağın "hava kötü olduğu için" alçak irtifada seyretmesi. bu sayede paçayı kurtarmayı başarmış, oksijensizlikten ölmemiş. ama, bulunduğunda soğuktan kaynaklı hipotermi nedeniyle ölmek üzereymiş. çabucak hastaneye kaldırmışlar da, götü kurtarmış.
11 entry daha

hesabın var mı? giriş yap