şükela:  tümü | bugün
5 entry daha
  • " on kalır benden geriye, dokuzdan onceki on
    dokuz degil on kalır
    on cicek, on gunes, on haziran
    on eylul, on haziran
    on adam kalır benden, onu da
    bal gibi parlayan, kekik gibi bunalan
    on adam kalır.

    ne kalır ne kalır
    tuz gibi susayan, nane gibi yayılan
    dokuzu unutulmus on yuz mu kalır
    onu da unutulmus bir siir belki kalır
    on cizik, on centik, on dudak izi
    bir cay bardaginda on dudak izi
    asklardan sevgilerden
    suya yeni indirilmis bir kayık gibi
    akıp gecmissem, gidip gelmissem
    bir de bu kalır.

    ne kalır benden geriye, benden sonrası kalır
    asıl bu kalır.

    on yerde adım gecse gecmese
    daglardan tepelerden inen bir duzluktum, anlasılır.

    aksam olur bir gunden dibe cokerim
    su icer dibe cokerim
    iyimser bir duvarcıyım her gun bir tugla dusururum elimden
    bu yuzden gecikirim
    size bu sıkıntı kalır.

    ne kalır

    kahvelerde kalın kalın kayısı vakti
    disleri kesmeyenin en az kayısı vakti
    disleri hic kesmeyenden
    gun gecer kendi kalır
    kahvelerde kayısı.

    gezginim, acık denizlerden yanayım
    biraz da akdenizliyim, bu iste boyle kalır
    akdenizli herkes konusur duyarlıgını
    baska ne kalır
    biz ki bir konusuruz geriye on sey kalır.

    benim gogum govdemin boyle yuvarlak vakti
    kolları acılmıs kalır.

    ben buyum, dersin, arkadas
    sevgilim ben buyum
    yuregim vurgun, dislerim altın
    ceketim sol omuzumda
    vakit vakit incelen vakit. "
15 entry daha