şükela:  tümü | bugün
  • ruhr avcısı olarakta bilinen, almanya sınırları içinde onlarca kurbanı bulunan (14 tanesi kanıtlanabilmiştir) seri katil.

    17 nisan 1933 doğumlu kroll çocukluğunu annesi ve kendinden büyük 8 kardeşiyle geçirdi. babası o 6 yaşındayken savaşa gitmek için evden ayrıldı ve bir daha haber alınamadı. aile hayatını yoksulluk içerisinde geçirdi... çocukluğuna dair çok fazla bilgi yok. bilinenler joachim'in okulda yaşadığı altına ıslatma problemi yüzünden dışlandığı ve bundan dolayı oldukça ürkek bir karaktere sahip olduğu. insanlarla bu altına kaçırma olayı yüzünden sağlıklı ilişki kuramayan joachim kroll ayrıca derslerinde çok başarısızdı. altına ıslatma ve ürkeklik probleminden bağımsız olarak bir problemi daha vardı; zeka geriliği. yapılan ölçümler kroll'un iq seviyesinin 76 olduğunu göstermiştir. tüm bunlar birleşince güzel bir yaşamının olmadığı rahatlıkla söylenebilir. birde çocukluğunuz ve ergenliğiniz bir dünya savaşının kalbinde geçtiyse gelecek o kadar parlak olmayabilir...

    joachim kroll okuldan ayrıldığında 16 yaşındaydı, eğitimi bitmemişti ancak başarısız bir öğrenci olarak okulda yapabileceği bir şeyin olmadığının farkındaydı. bulduğu her işte çalışan joachim 1955 yılında annesini kaybetti. o yıl joachim için bir dönüm noktası olmuştu. önce annesinin kaybı sonrasında ise güdülerinin farkına varması ile tüm hayatı değişivermişti...

    annesinin ölümünün üzerinden bir ay bile geçmemişken ilk (bilinen) suçunu işledi; tecavüz. gözüne kestirdiği genç bir kızı önce bayılana kadar dövdü sonra ise tecavüz etti. bu ilk vukuatında kadınlar savunmasız kaldıklarında ve kadınlar üzerinde egemenlik kurduğunda daha çok tahrik olduğunu farketti. artık döndürülemez bir olaylar silsilesi başlamıştı. sürekli kendini geliştiren, yeni sapkın hazlar peşinde koşturan bir seri katil, seri tecavüzcü böylece ortaya çıkmış oldu.

    ilk tecavüz suçunu işlediğinde 22 yaşında olan joachim pek dikkat çekici bir görünüme sahip değildi. kısa boylu, yuvarlak yüzlü ve kepçe kulaklı bir genç olarak pek tehlikeli gözükmüyordu. bundan ilerleyen zamanlarda oldukça yaralanacaktı...

    ilk tecavüzün üstünden çok fazla vakit geçmeden joachim ilk cinayetini işlemişti. bir şekilde ormanın içine sürüklediği genç kızın önce boğazına bıçağını saplamış sonra can çekişen kurbanına tecavüz etmişti. akan kanı izlerken ve kurbanı çırpınırken daha çok tahrik olduğunu yakalandıktan sonra itiraf eden joachim o gün başka bir şey daha keşfetmişti; nekrofili... can çekişmekte olan kurbanı ile işi bitince emin olmak için boğazını sıkan kroll daha sonra tekrar genç kadının ölü bedenine tecavüz etmişti. bununla yetinmedi, bu ölü bedene rastgele kesikler açmaya başladı, egemenlik kurduğu bu ölü beden ile oldukça fazla zaman geçirdikten sonra manzara gerçekten korkunçtu!

    kendi itiraflarında anlattığı ikinci cinayet bu olaydan yaklaşık bir yıl sonra işlenmiştir. daha savunmasız ve edilgen bir kurban ile vakit geçirmek isteyen kroll bu sefer 12 yaşında küçük bir kız çocuğunu hedef almıştı...

    aylar, yıllar geçtikçe kroll kendisine yeni kurbanlar buluyordu. sadistliğin, tecavüzün, zorbalığın tüm sınırlarını zorlayan katil birde artık şehirde yaşamaya başlamıştı; çok fazla potansiyel av vardı. dur durak bilmeden cinayetlerine devam eden katil artık keşfedeceği son bir sapkın davraşı 16 yaşındaki genç kız manuela knodt'u tecavüz edip, öldürdükten sonra keşfedecekti. ilk kez yamyamlıkla bu cinayetten sonra tanıştığını anlatır ruhr avcısı.

    artık öldürmek için çok fazla sebebi vardır; birisini öldürürken aldığı cinsel haz, tecavüz sonrası cinsel haz, yamyamlıkla beraber aldığı cinsel haz ve elbette işkence ederken aldığı cinsel haz. uzmanlar joachim'in yaptığı tüm bu vahşetin temel dayanak noktasını "cinsel haz" olarak belirlemiştir.

    joachim kroll yakalanmadan, dikkat çekmeden duisburg çevresini gezerek sürekli kendine yeni kurbanlar bulmuştur. onlarca kurbanı olan bu katil sadece bir iki kez kurbanını öldürmeden bırakmıştır. onlarda kendisine göre "hatadır" ya da "yanlışlıkla yapılmış" bir şeydir. joachim almanya genelinde kaç insan öldürdüğünü hatırlamamaktadır. zayıf hafızasına rağmen verdiği sayılar ise korkunçtur.

    joachim sadece kendi öldürmemiş, insanların intihar etmesine sebebiyette vermiştir. sürekli gezdiği için cinayetleri arasında bağlantı kurulamayan katil yüzünden haksız yere suçlanan iki kişi intihar etmiştir. bu intihar eden iki erkek aslında suçlı değil, kurbandır. çünkü sevdiklerinin katili, tecavüzcüsü olarak hem toplum hem polis tarafından yaftalanmışlardır. intihar dışında üç ayrı adam ise joachim'in işlediği cinayetler yüzünden yıllarca hapis yatmıştır.

    internetten fotoğraflarına baktığınızda daha çok kendi halinde bir memur emeklisi gibi gözüken joachim hatayı kendi oturduğu civardan bir kız çocuğunu öldürerek yapmıştır. öldürdüğü çocuğu parçalayıp tuvalete (oturduğu bölgenin tuvaletlerinin temizliği ve bakımından sorumluydu) atmış ve tuvaletin tıkanmasına yol açmıştır. bir komşu tuvalette gördüğü manzarayı o an kaybolan kızı arayan polislere anlatmıştır. polisler bir ekiple tuvaleti kırmış ve gördükleri karşısında şok geçirmişlerdir. polislere tuvaletten bahseden komşu "bu tuvaletlerden sorumlu joachim kroll bana tuvaleti kullanmamam gerektiğini, birisinin bağırsak attığını söyledi. onunla koşubilirsiniz." demesi üzerine harekete geçen ekipler kroll'u çok kısa süre içinde bulmuştur. bağırsakları kimin döktüğünü görmüş olabileceği üzerine sorukları soruya "benim hatam. tavşan avlamıştım ve artıkları oraya attım. bugün temizleyeceğim, özür dilerim" demesi sonunu getirmiştir. şüphelenen polisler (elbette tavşan ve insan organı arasındaki farkı bildikleri için) eve girmiş ve göz gezdirmeye başlamışlardır. kaynayan tencerenin kapağını açan polis memuru küçük bir kızın elinin sebzeler arasında pişmekte olduğunu gördüğünde artık joachim'in bu vahşet dolu oyunu son bulmuştu...

    yakalandığında 43 yaşındaydı. kısa boylu, kel denilebilecek kadar saçları dökülmüş, gözlüklü, kepçe kulaklı bir adam. çevresi tarafından "kendi halinde birisi, şakacı ve oldukça güler yüzlü. kendisiyle sorun yaşayan kimse yoktur..." şeklinde tarif edilen bu adam akla gelebilecek en korkunç suçları işlemişti. yaptıkları ortaya çıktığında özellikle komşuları büyük şok geçirdiler. bu zararsız gözüken adam aslında sokakta oynayan çocukları çok defa evine çağırmıştı. evinde bir çok oyuncak vardı ve o evde çocuklar özgürce istedikleri şeyi yapabiliyordu. sürekli çocuklara ufak hediyeler alan, onları yanıbaşından eksik etmeyen bu adamın böyle birisi olabileceği kimin aklına gelirdi?

    yakalandıktan ve itiraflarına başladıktan sonra oldukça uzun bir yargılama süresi başladı. joachim bilim insanları için adeta bir hazine gibiydi. onunla görüşen bilim adamları her detayı not alıyor ve onunla ilgili testler yapıyorlardı. kroll hafızası el verdiği kadarıyla yardımcı olmaya çalışıyordu. hasta olduğunu doktorlarla uzun uzadıya görüştükten sonra kabul etmişti. öldürdüğü, zarar verdiği insanlar için bir pişmanlık duymuyordu ama. kendisine yardımcı olacaklarını düşündüğü için bildiği her şeyi anlatan kroll'un geçmişi karıştırıldıkça çok farklı bilgilere ulaşıldı. kadınlara koyduğu mesafe, yalnızlık hissi, kesilen bir domuzu (ergenliğin başlarında) gördüğünde tahrik olduğunu hissetmesi, yamyamlığa meraktan başladığını ama çok hoşuna gittiğini... onun verdiği bilgiler ışığında bilim insanları inanılmaz büyük bir bilgi dağarcığına sahip olmuşlardı. herkes memnundu kısaca.

    bir dönemin en azılı suçlusu öldüğünde takvimler 1 temmuz 1991 tarihini gösteriyordu. idam cezası yürürlükte olmadığı için tek kişilik, özel hücresinde kalp krizinden ölene kadar, yaklaşık 10 yıl boyu yaşamıştı ruhr avcısı. öldüğü zaman hayatına bir şekilde dokunduğu insanların içi biraz soğudu mu bilinmez... mezarının yeri bilinmiyor, kurbanlarının yakınlarının acısı ise hala taze...

hesabın var mı? giriş yap