şükela:  tümü | bugün
166 entry daha
  • 2019 yapımı son zamanlarda izlediğim en kötü film olmuştur maalesef... hellboy film serisi, maalesef oldukça kötü bir uyarlama ile resetlendi. peki neden guillermo del toro ve ron perlman'ın iki film süren harika birlikteliği devam ettirilmedi de vasat ötesi bir iş çıkarıldı? kendi yorumlarımla açıklamaya çalışacağım.

    hellboy'un ilk filmi sinemaları teşrif ettiğinde yıl 2004'tü ve çizgi roman uyarlamaları x-men ve örümcek-adam ile iyi bir çıkış yapsa da günümüz popülerliğine ulaşmamıştı. bu dönemde hellboy gibi, marvel veya dc değil de görece butik bir yayıncı olan dark horse comics'ten çıkan, bilinirliği -özellikle abd dışında- fazla olmayan ve gotik atmosferi itibarıyla herkese de hitap etmeyen bir karaktere yatırım yapmak cesurca olmasına rağmen riskli bir işti. zira film de 66 milyon dolarlık bütçesine karşın dünya çapında yalnızca 99 milyon kadar hasılat yapmıştı. bir filmin, giderlerini çıkarıp kara geçmeye başlaması için bütçesinin iki katı kadar hasılat yapması gerektiği düşünülürse, spider-man 2'nin 200 milyon dolarlık bütçesiyle yaklaşık 800 milyon kazandırdığı bir dönemde hellboy'un ilk uyarlaması biraz hayal kırıklığı uğrattı diyebiliriz. yarattı yaratmasına da, film oldukça eli yüzü düzgün, fıstık gibi bir uyarlamaydı. yönetmen guillermo del toro filmin hikayesini ve senaryosunu da kendi yazarak bütünlüklü bir işin ortaya çıkmasını sağlamıştı. çizgi romanın steampunk, gotik ve cool estetiğini başarıyla filme aktarmıştı ve hellboy'u canlandıran aktör ron perlman da yer aldığı her sahnede parlıyordu. yine de bu ilk film, yapımcı revolution studios tarafında mali sebeplerle şüpheli bir konumda kaldı ve serinin devamı için 4 yıl gibi uzun bir süre geçmesine neden oldu.

    del toro'nun 2006 tarihli filmi el laberinto del fauno'nun (pan'ın labirenti) araya girmesi sebebiyle ikinci film, hellboy 2 the golden army, ancak 2008'de gösterime girebildi. bence aradan bu denli uzun süreler geçmesi, izleyici tarafında canlılığı ve takip edilebilirliği azaltıyor. bu da ister istemez gişeye yansıyor. altın ordu yine de ilkinden çok daha iyi bir gişe başarısı (85 milyon bütçe, 160.5 milyon hasılat) yakaladı ve hem film eleştirmenleri hem de izleyiciler tarafından oldukça beğenildi. del toro, uzmanı olduğu fantasy türünü büyük bir emek vererek, yaratıcı bir şekilde ele almıştı ve bu da, severek yapılan her işte olduğu gibi başarıyı getirdi.

    ancak tüm bu artılarına rağmen altın ordu büyük bir hit değildi. 11 temmuz gibi gişe filmlerinin boy gösterdiği bir tarihte gösterime giren ve hit olması beklenen bir filme kıyasla muazzam kâr etmemişti. esas olan da, birinci ve ikinci hellboy filmleri hak ettiği takdiri gösterimde kaldığı sürede değil, daha sonradan dvd piyasasında gördü ilginç bir şekilde. torrentçilerin şapkasını önüne koyup düşünmesini sağlayacak bir örnek daha*... (özellikle golden army'nin zamanında basılan metal kutulu özel baskı, figür hediyeli dvd' sini hala özenle saklıyorum ben de).

    burada ara vererek guillermo del toro'ya değinmek istiyorum. yönetmenlik hayatının ilk elle tutulur işini cronos ile yapan meksikalı yönetmen, sonrasında mimic ve blade 2'nin başına geçerek geek damarını ana akım sinemada başarıyla temsil edeceğinin sinyallerini çoktan vermişti. kendisinin evine bakarsak bile fantastik dünyayı, gotik geleneği ve aklınıza gelebilecek bütün yaratıklı şeyleri bayağı sevdiğini rahatça anlıyorsunuz. işte ilk iki hellboy filminin başarılı olmasındaki asıl sebep, del toro'nun bu tutkusudur. tıpkı yüzüklerin efendisi üçlemesinin başarısının ardında peter jackson'ın hissedilir bir imzası olması gibi.

    filmlere dönelim. hellboy 2'nin orta karar başarısından sonra stüdyolar üçüncü bir filme ışık yakmak istemedi. film endüstrisi ve özellikle çizgi roman uyarlamaları marvel sinematik evreni'nin ilk filmi iron man ve nolan'ın the dark knight'ı ile gittikçe büyüyor ve daha büyük gişe başarıları hedefleniyordu. ancak altın ordu'nun hikayesi, üçüncü bir filmin geleceğine dair bir sinyal vermişti ve gidişat, güzel bir filmle üçlemenin tamamlanacağı yönündeydi. geçen süre içerisinde ron perlman'ın hellboy makyajını sevmediği ve bu nedenle yeni hellboy filmine sıcak bakmadığı söylentileri çıktı. kendisi de yaşlanmaktaydı. ilk filmde 54, ikincisinde 58 yaşında olan aktörün yaşı 60'lara varmıştı. bu arada stüdyolardan istediği onayı alamayan del toro da başka işlere yöneldi. don't be afraid of dark'ın ve hobbit'in senaryosunu yazdı, tv dizilerinde yönetmenlik yaptı. 2013'te de pasific rim'in başına geçerek filmi hem yazdı hem de yönetti. pasific rim, 190 milyonluk bütçesini 411 milyon hasılat yaparak çıkardı ve yapımcısı legendary pictures'a tatmin edici bir kâr getirdi.

    del toro, takvimler 2015'i gösterdiği sıralarda ron perlman ile içinde uzun süredir ukde kalan hellboy 3 için lobi çalışmaları yapmaya başladı. hikayeyi tamamlamak istiyordu ve bunu da hakkını verecek bir bütçe ile, yaklaşık 120 milyon dolarlık bir para ile yapmayı amaçlıyordu. üçüncü filme gereken büyük bir savaş sahnesi, daha büyük maliyet demekti.

    ron perlman, haziran 2015'te twitter üzerinden #hellboyiii hashtag'i başlatarak üçüncü filmin çekilmesini istediğini cümle aleme duyurdu. filmin diğer oyuncuları doug jones ve selma blair de ona ziyadesiyle destek verdi. ilgili tweet

    ancak del toro'nun pacific rim'de birlikte çalıştığı legendary, son filmi 2008'de çıkan ve pek de büyük bir gişe hasılatı yapmamış bir seri için yeşil ışık yakmaya pek sıcak bakmadı. yönetmene şöyle bir şart koştular: pacific rim 2 tutarsa, istediği bütçeyi vereceklerdi. ancak sonrasında şöyle bir olay oldu, legendary pictures, çinli wanda group'a satılarak el değiştirdi. wanda, pacific rim 2'yi çekmeye hazırlanan del toro için "birkaç ay daha bekleyelim" dedi ancak bu, o zamanlarda the shape of water'ın prodüksiyonu ile uğraşan yönetmen için hiç uygun bir zaman değildi ve pacific rim 2'nin yönetmenliğine daredevil dizisinin showrunner'ı steven deknight getirildi, del toro yalnızca senaryoyu yazdı. anlayacağınız, şirketin el değiştirmesi tam da pamuk ipliğine bağlı olan hellboy 3'ün tekrar unutulmasına neden oldu.

    ve geldik 2017'ye. guillermo del toro, üçüncü filmin %100 yapılmayacağını duyurarak maalesef noktayı koydu. hellboy'un yaratıcısı, usta çizgi roman sanatçısı mike mignola da serinin sıfırlanacağını duyurdu. kahırlardan kahır beğenme anıydı serinin tutkunları için. paçalarından karizma akan aktör ron perlman, franchise'ın resetlendiğini cümle aleme duyurduğu ciğer yakan bir tweet atarak hançeri sapladı: ilgili tweet

    serinin, del toro ve ron perlman olmadan sıfırlanacağını (reboot edileceğini, remake değil) ve başrole de stranger things'ten tanıdığımız david harbour'un geçeceği açıklandı. ron perlman, olanların üzerine, geçtiğimiz kasım ayında katıldığı bir radyo programında şu açıklamayı yaparak ciğerleri bir kere daha yaktı:

    "fanlara bir kapanış borçlu olduğumuzu hissediyordum, ve çok sayıda insan çok sayıda farklı yollara gitti ve ben de... bunun üstesinden gelemedim sadece."

    del toro gibi janranın üstadı olan yönetmenini ve perlman gibi rolle hem fiziksel hem de psikolojik açıdan bütünleşen başrolünü, kısacası ruhunu kaybeden hellboy önce +17, sonra da +13 olacağı açıklanan ve daha karanlık olacağı söylenen yeni sürümüyle yeniden çekildi ve kötü prodüksiyon ve ruhsuz oyuncu kadrosuyla büyük bir hayal kırıklığı yaratarak sanırım seriye son noktayı koydu. uzun bir süre sinemalarda hellboy göreceğimizi sanmıyorum artık.

    çok uzattım, sonuç olarak sebepleri şöyle sayabiliriz:

    1. ilk iki film, zamanında stüdyoların iştahını kabartacak kadar hasılat yapamadı.
    2. del toro, üçüncü film için ilk iki filmden daha fazla bütçe istedi (ve haklıydı da).
    3. del toro ve aktörler başka işlere yoğunlaştı.
    4. perlman, hellboy'u sevse de ilerlemiş yaşına ek olarak ağır makyajla uğraşmayı pek sevmiyordu.
    5. del toro, stüdyosuyla anlaşmazlıklar yaşadı (ki kendisi de artık oscar'lı bir yönetmen olarak "ne verirseniz bir şekilde yaparım abi" toyluğundan uzak, kalibreli bir sanatçı haline gelmişti. istediği bütçeyi alamadığı takdirde "çekmem" diyebiliyordu artık).
    6. insanlar, sonuncusu 2008'de gösterime giren bir seriyi unuttu, aradan 10 yıl geçti zira. örneğin monsters, inc.'in 1. ve 2. filmleri arasında da 12 yıl var ancak çok fazla gişe yapmayan hellboy tarzı filmler, pixar'ın seyircisiyle kurduğu duygusal ve biraz da masum bağı fazla kuramadığı için zamana aynı şekilde direnemiyor bence.

    john wick'in kısa sürede üç filme ulaştığı hatta taken serisinin bile üç filme tamamlandığı modern çağlarda bir hellboy 3 çekilemedi anlayacağınız. kendisini asla çekilmeyecek olan the amazing spider-man 3'ün durduğu buruk müzeye kaldırdık. ne yapalım... artık hellboy'u membağından, esas timeline'ı olan çizgi roman sayfalarından takip etmeye devam edeceğiz.

    edit: bir iki cümle ekledim.
27 entry daha