şükela:  tümü | bugün
  • amerikali realist yazar. realizmi balik tutmakta pek de kabiliyetli olmayan yasli bir adam olarak algilamish ve karamsar romanlariyla beynimizi yormustur
  • bu adamin intihar ettigi evin yanindaki evde yasamistim bir sene. gol kenari harika bir yerdir.
  • 1899'da chicago'da doğmuş, 1. dünya savaşında italyan ordusunda askerlik yapmış, savaştan sonra amerika'ya dönmüş ve 1921'de evlenmiş, daha sonra ex-patriot olarak paris'e yerleşmiş ve orda yazarlık yapmaya başlamış. bir çok yazarı etkilemiş, silahlara veda'yı (farewell to arms) yazmış. 1954'te nobel edebiyat ödülünü almış.
    karısıyla beraber gidip fil neyin avlarmış, ve çok kötü bi uçak kazası geçirdikten sonra karamsar hikayeler ve romanlar yazmaya başlamış, küba'ya gitmiş sonra da 1961'de intihar etmiş.
  • hayatına giren tüm kadınları öykülerinde tek tek anlatan ama bunu hiçbir zaman kabul etmeyen, ailesinde intihar etme geni bulunan amerikalı ve nobel ödüllü yazar. hatta babasının kafasına tüfek dayayarak intiharından sonra annesi, tüfeği kendisine gönderip 'hadi sıra sende' demiş, sonra da delirmiştir.
  • gelmiş geçmiş en iyi kitabın mark twain'in yazdığı "the adventures of huckleberry finn"(!) olduğunu söyleyen amerikalı yazar
  • dev adam görünüşe rağmen çocuk kadar ürkek ve son derece de sevimli bir adammış. cat in the rain öyküsünü yazdıktan sonra karısından boşanmış ki öyküde amerikalı bir karı koca arasındaki duygusal iletişimsizliği anlatır.
  • hikayelerini ilkokul ingilizcesiyle duru sade bir sekilde anlatabilmis cok yetenekli bir amerikan yazari. robert capanin dostlarindan.pap lakabi da var.
  • acık fikirli ernest in agiti

    biliyorum gece otuzbir ceker kesisler ,
    sevgili kediler duzusur ,
    isırır bazi kizlar.
    ama
    benim elimden gelmez ki ,
    butun bunları duzeltmek...
  • "herzaman alkollü iken söylediklerinizde kendinize hakim olmaya çalışın, bu size çenenizi kapalı tutmanızı öğretir" demiş kişilik
  • "herşeyi fazla özetlerim" dedi roger."boktan biri olmamın nedenlerinden biri de budur."
    en sevdiğim kitabı olan akıntı adalarında böyle bi cümle vardı (hatırladığım kadarıyla).inandım ben bu cümleye.