şükela:  tümü | bugün soru sor
  • yeni başlık açmayayım dedim. böyle bir önemin varlığına inanıyorum ve arttırıyorum: evlilikte ailelerin uyumunun önemi...

    gözümle görene, kız kardeşimin hayırlı işi vasıtası ile bizzat şahit olana kadar, çoğunlukla ailelerin uyumunun önemini savunsam da zaman zaman "yahu çiftler birbirini sevsin de gerisi gelir zaten..." diyor idim.

    fakat bizzat yaşadım, gördüm ki kendinize eş olarak seçtiğiniz kişinin manevi kalitesi kadar ailesinin manevi kalitesi de çok önemliymiş.
    babanızın gözlerinin içi gülüyormuş "çocuğum kendisine ne güzel bir eş ne güzel bir aile edinmiş ve ne güzel ki onlar da benim yavrumu evlat olarak görmüşler." diyerek...

    anne babanızın gözlerinin içi size çok şey anlatır sevgili okur.
    buna inanın.
    buna güvenin.
    kardeşimin müstakbel eşinin ailesi ile ailemizin tanıştığı akşam boyunca gözüm babamın üstünde idi.
    benim babam çok çok duygusal bir adamdır.
    hemen belli eder hüznünü, sevincini...
    ben de bu yüzden hemen hemen her dakikada en az bir kere babamın gözlerine baktım o akşam.
    allah'ım esirgesin, öyle huzurlu gülümsüyordu ve öyle rahattı ki...
    tamam dedim... demek ki doğru yoldayız.

    o akşam, ister istemez kendi yaşamıma dair de düşündüm.
    ve dedim ki, nasibimde de varsa, annemin babamın gözünde bu huzuru görebileceğime inandığım insan ile birleştireceğim hayatımı.
    evlilik oyun değil sevgili okur...
    inanın sadece eşinizle değil, onun ailesi ile, onun eşi dostu ile de evleniyorsunuz bir nevi.
    siz siz olun, kararınızı bütün olarak vermeye çalışın ki hem siz hem eşiniz hem de sizi sevenler mutlu olsun.
  • ikinci cildi çıkmış.

    (bkz: islam'da dinin önemi)

    .
  • evlenirken annem beni uyardığında "amann annesiyle mi evleniyorum nolcekkk yeaa" gibi tepkiler verdiğim, ama aslında gerçekten annesiyle de evlendiğimi 2 ay sonra idrak ettiğim durumun özeti olabilecek kadar önemli olan durum.
    "oğlumu aldın elimden, sen layık değilsin, aslında ben oğlumu şu kızı alacaktım, gitti seni buldu" tavrını, konuşmalarını yapmasaydı aslında kayınvalideciğimle de evlenmiş gibi olmak çok da koymazdı ama napalım alıştık 9 yıldır.
  • sanıldığından fazladır. evlenene kadar sabırsızlık, kara sevda, bakir - bakirelikten kaynaklı abazalık gibi faktörler bu gerçeği görmenizi engeller. ama hevesler alınıp, gerçek dünyaya merhaba dendiği an tokat gibi çarpar yüzünüze bu durum. türkiye'deki dünürler genelde zıt yapıdadır. bir taraf orta sınıf, eski terbiyeyle ve çoğunlukla büyük şehirde yetişmiş, yaşamış bir ailedir. diğer tarafsa çeyiz sandığı, bilmem ne seti, kına gecesi görümlüğü diye ağlayan, düğün günü sara krizi geçirir gibi dans eden taşralı bir ailedir. kötülediğim için demiyorum ama bu iki kombinasyonun iyi sonuçlar verdiği söylenemez.

    (bkz: gözlem)
  • naçizane fikrimce*kayınlarla ne kadar muhatap olacağın önemli bu konuda.
    az muhatap olacaksan bayramdan bayrama göreceksen leş gibi bir ailenin papatya gibi kızıyla evlenirsin. ancak kucak kucağa olacaksanız ve ailenin, kızına sürekli egemenlik taslama durumu varsa, kızlarıyla çıkar ilişkileri bitmiyorsa o aileyle de evleniyorsunuz, dikkatinizi çekeyim.

    bazı aileler çocuklarına kancayı takmış, onları kendilerine muhtaç etmişlerdir. çocuk 30 yaşına gelir ama ailesinin psikolojik nüfuzunun hedef tahtası olarak yaşamaya devam eder.
    iğrenç bir durum bu. evlenmeyi planladığınız kıymetlinizin aslında ailesinin uzantısı olduğunu görüyor ve günden güne onlara yenildiğine şahit oluyorsunuz. ben bu çileye dayanamadım, ayrıldım. hiç pişman değilim.

    haa ikiniz de ailenizin uzantısıysanız ve aileleriniz de benziyorsa olur o iş. sizi kollarlar. hayatlarınıza da müdahil olurlar. alışkınsınız zaten.