şükela:  tümü | bugün
  • en basta papa vardir. imparatora, imparator yoksa krallara tac giydirir. digerleri unvanlarini kraldan alirlar, ancak direk kralla muhattap olma yetkisi duk ve yukarisina aittir. kendi aralarinda buyuk kucuk demeden evlenebilirler. buyukten kucuge soyledirler:
    papa (fr. pape)
    imparator (fr. empereur)
    kral (fr. roi)
    prens (fr. prince)
    duk (fr. duc)
    marki (fr. marquis)
    kont (fr. comte)
    vikont (fr. vicomte) ya da vidam (fr. vidame)****
    baron (fr. baron)
    sovalye (fr. chevalier)

    gallo-romanlar tarafindan gerceklestirilen bu siralama daha sonra diger bir cok devlet tarafindan benimsenmistir.
    ortacag'da ozellikle savaslarda ustun hizmet karsiligi kazanilan bu unvanlar, zamanla toprak satin alinarak elde edilmeye baslanmistir. fransa'daki bu hiyerarsi 1789 devrimiyle beraber kaldirilmis, tum unvanlar geri alinmistir. daha sonra tekrar boyle bir hiyerarsiye ihtiyac duyuldugundan napoleon tarafindan legion d'honneur nisani yaratilmistir. kralin geri donmesiyle unvanlar geri verilmis, sonra tekrar kaldirilmis, tekrar verilmis vs. vs. boyle devam etmistir. bugun bu unvanlara eskiden sahip olan ailelerin kanun onunde normal vatandasa ustunlukleri yoktur, halk arasinda saygi gorurler.
  • ortacag feodalitesi kokenli unvanlardir. unvanlar sahip olunan topragin buyuklugune ve uzerinde yasayan tebaa'nin sayisina gore belirlenir, buna uygun sekilde hiyerarsik bir yapilanma gösterirdi. avrupa'nin kimi ulkelerinde(fransa, ingiltere, danimarka, avusturya vs) hala insanlar adlarinin onune koymakta sakinca gormezler. bugs bunny'deki "seni sir ilan ediyorum, seni sovalye ilan ediyorum" geyigi krallarin unvan verme yetkisini belirtir. kont drakula ve kole isaura'daki baron unlu asillerdendir.
  • almanca karşılıkları:

    dük - herzog
    kont - graf
    şövalye - ritter
  • sıralı liste halinde (erkek, kadın): emperor, empress; king, queen; grand duke/grand prince, grand duchess/grand princess; archduke, archduchess; duke, duchess; (prince)-elector, electress; prince, princess; viceroy, vicereine; marquess/margrave, marchioness/margravine; earl / count, countess; viscount, viscountess; baron, baroness; baronet, baronetess; knight, dame
  • hiyerarşik sıralaması ne kadar yazılıp çizilse de önemli olanın egemenliğin gücü olduğu unvanlar silsilesidir. sözgelimi bir kral bir imparatordan güçlü olabilir, bir kont bir düke söz geçirebilir. unvanların bazıları illa toprak ve zenginliğe göre verilmez, tarihsel olarak kalıtılmış da olabilir. bizans'ın son dönemini düşünecek olursak imparator, basileus, konstantinapolis'ten öteye söz geçiremiyor ve kral statüsündeki osmanlı sultanının sürekli tehditi altında yaşıyordu- osmanlı sultanının fsm'den itibaren imparator statüsüne geldiğini kabul edersek.
    yine de genel olarak bir dükün bir konttan daha güçlü olacağı önyargısı doğru görülebilir. bu unvanlar ayrılmaz kastları da belirtmezler, bir kral aynı zamanda dük ve baron olabilir. devraldığı unvanlar önemlidir.
    papa'nın otoritesini katmazsak en yüksek otorite imparator kabul edilir. roma'dan gelen bir gelenektir ve aslen roma'nın imparatoru olarak kıymet görür. charlemagne'a kadar avrupada imparator olarak görülen tek kişi konstantinapolis'in hakimi olan kişiydi. bizans'ın yıkılmasından sonra roma imparatoru tahtını osmanlılar, ruslar, almanlar sahiplendiler.
    imparator'un altında krallar bulunur. ancak bunu açmak gerek, bir kral bir imparatorun vassal'ı olarak bulunabilir veya bağımsız olabilir. bağımsız olduğu durumlarda kendi egemenliğini azaltıp başka bir devleti üstün kabul etmesi beklenemez.
    avusturya'da kraldan sonra arşidük gelir. arşidük'ün altında grand dük yer alır. bu unvanlar yüksek asalet unvanlarıdır ve genelde tüm taşıyıcıları ya monark statüsündedir ya da monarkın akrabasıdır.
    dükler genelde geniş topraklara, kaydadeğer ordulara ve paraya sahiplerdir. yönetime sözlerini geçirebilirler, iç savaş başlatabilirler. dükü marki izler, markiler sınır bölgelerinde bulunurlar.
    kont markinin altında baronun üstündedir, her ülkede yaygın olarak bulunur. toprakları dükalıklardan küçüktür, asil ve zengin kimselerdir. diğer asillerle bağlantıları vardır. güçleri ortalığı ayağa kaldırabilecekten dikkate alınmayacaka kadar çeşitli derecelerde olabilir.
    baron'u anlamakta zorlandım, toprak olarak sanırım bir kont bir bölgeye hakim ise bir baron bir bölgedeki bir kente hakim. taht oyununda çok da dikkate alınmıyorlar maalesef.
    şövalyeler bu toprak sahiplerinin hepsinin emrinde olabilen soylu, eğitimli askerlerdir.

    anlamakta zorlandığım unvanlardan bir diğeri prens. prens çeşitli kullanımlarda ortaya çıkıyor: örneğin kraliyet ailesinden olma anlamı varken bir bölgenin idarecisi de kendisine prens diyebiliyor kraliyet ailesinden olmasa bile. kelime latince princeps'ten geliyor, bu önde gelen, ayrılacalıklı olan demek. almanyada imparatoru seçen, elektörler prenstiler ve neredeyse sınırsız otonomiye sahiptiler. günümüz ingilteresinde prens sadece kraliyet mensuplarınca kullanılıyor ve dükalıktan üstün bir konuma geliyor. sanırım en genel şartı grand dükalıkta olduğu gibi ciddi egemenlik getirmesi.

    aslında kilise örgütlenmesi de bu düzene benzerdir. batı roma'nın çöküşünden sonra roma eyalet düzeni piskoposluklar olarak sürdürülmüş ve imparatorluk dili latince kullanılagelmiştir. bu düzende patrik, başpiskopos(archbishop), piskopos diye giden sıralama vardır. kimi piskoposluklar kontluklar gibidir ve ciddi yönetim güçleri vardır. bu durumlarda piskopos ve prens unvanlarının kullanıldığı görülür. piskoposluk idari bölgeleri diocese olarak adlandırılır, başpiskoposlar archdiocese'leri idare ederler. roma patriği olan papa aynı zamanda roma diocese'sinin başı olan piskopostur. burada da kardinal unvanı kafa karıştırıcı açıkçası. anladığım kadarıyla kardinaller başpiskopos statüsünde olan ve katolik kilisesinin yönetiminden sorumlu kişiler, elbette görevleri papa'yı seçmek.