şükela:  tümü | bugün
  • tartışmalar,yaptığı işlerin kalitesi bir yana, "adlarını yazamayan ve takma isimlerin ardına saklanan korkaklar" sıfatını kullanmak suretiyle internet dışı ünlülerin kendileri internette eleştirildiğinde hep düştüğü ucuzluğa düşerek gözümden de düşmüş mizah yazarı.
    hangi ünlü ile ilgili bir eleştiri yazılsa internet aleminde hep aynı lafı duyarız maalesef. "nickinin arkasına saklanıyorsun, gerçek adınla yazsana, yuuuh" ...ne zannediyorsunuz ey internetdışı insansanları, biz gerçekten korktuğumuz için mi nickname kullanıyoruz. daha az önce bir yazara adımı, telefonumu , işyeri adresimi verdim. sadece kendisine bir bilgisayar oyununun elinde olup olmadığını sordum, o da "var, getirebilirim" dedi diye...sadece bir nick..adam belki benim daha önce sataştığım biri de olabilir, fikirlerimi beğenmemiş bir fanatik de olabilir..korktum mu? hayır.
    biz nickimizin arkasına saklanıyoruz. ne güzel..peki siz şöhretinizin, para ve o paranın adli yolları kullanma gücünün arkasına saklanırken biz sana birşey diyor muyuz? seninle hakim karşısına çıksak bile, sen şöhretinden dolayı hakimin gözüne daha sempatik gelebiliyorsun. hakimin takdir hakkını kullanırken bile senin tarafından kullanacağı aşikâr. sen bunu bilmiyor musun, biliyorsun..eee, ne oldu şimdi bizim eşitlik, gerçek kimliğin mertliği? internet dışı ünlü insanın telaşı bellidir aslında internet insanına karşı..internet insanı, en azından bir bilgisayar kullanabilecek kadar kafasını kullabilen insandır. olaylar üzerinde düşünme yetisi vardır, az veya çok..önüne koyulan her televizyon programını, her sinema filmini kayıtsız şartsız izleme ve beğenme garantisi yoktur. beğenmediğini dostlarıyla etkin biçimde paylaşabileceği bir ortamı vardır. çok sesliliğe inanmakla kalmaz, varlığını bilir. gördüğü her klip onun için "bomba gibi klip" değildir maalesef, kötü sesleri televizyondan sattığınız kadar kolay satamazsınız. popstar bayhan ve türevlerini, bir salona doldurduğunuz akrabalarına alkışlatabilirsiniz ama internet insanlarına (özellikle de sözlükçülere) biraz zor yaptırırsınız bunu. internet, şöhrete hakederek değil "bir şekilde" ulaşmış insanlar için kontrolün ellerinde olmadığı bir alandır. çünkü orada en ünlü, en peşinde koşulan kendileri değildir. ve en kötüsü eleştirilebilmektedirler. yanlışlarına, hiç de kibarlaşmadan "yanlış" denilmektedir. internette kral çıplaksa çıplaktır.
    işte bu yüzden "adlarını yazamayan ve takma isimlerin ardına saklanan korkaklar" sıfatını ucuz buldum. bu kadar yazıya , senaryoya imza atmış birinden daha kaliteli antitezler beklerdik.
  • pis yedili gibi 175 oscar alması gereken über bir yapıma imza atarak dünya dizi piyasasını sallayan mükemmel senarist. duyduğum kadarıyla jj abrams pis yediliden esinlenerek "dirty sevens" isimli bir ada hikayesine başlayacakmış bu bile bu adama saygı duymak için yeterli bi sebep.
  • kendisine "kendi toplumunun % 50'sine hakaret eden bir tane mizahçı gösterebilir misin bana dünyada" diye sorulmus. ben yanit vereyim: mizahcilarin cogu toplumlarini cok agir elestirir, bazen hakaret seviyesinde! buyrun en cok begendigimi paylasayim: george carlin. bir tane gosterebilir misin dendigi icin bir tane ornek veriyorum. fazlasini isteyen abd tv'lerinde politik mizah yapan adamlara bi goz atsin da dunyanin kendi dunyalari kadar kucuk olmadigini gorsun.

    ayrica, tespit yapma hakkina sahip olmak icin once toplami aziz nesin'in bir sayfasina denk gelecek kadar kitap yazmanin gerekli oldugu tespiti yapilmis. tespitin tutarligi acisindan bu tespiti yapanin gerekli sarti sagladigini varsayip devam edeyim. gercekten saka gibisiniz yahu. adam sana mi soracak tespit yaparken? sana hesap mi verecek? begen ya da begenme orasi sana kalmis. sen, ben burda iki entrimizden birinde tespit yapmiyor muyuz? bize serbest gani mujde'ye degil?

    bu ulke 8 yildir ayni parti tarafindan yonetiliyor, birakin da diger taraf da biraz sesini cikarsin, elestirsin, "agzimiza sictilar yine onlara oy verdiniz" diyebilsin. sen memnunsan yine o partiye ver oyunu.
  • ne vakit ki twitter'da bir takipcisinin,
    "siz buna espri mi diyorsunuz"
    sorusuna,
    "siz bu suratla kendinize insan diyebiliyor musunuz" (gur biyik ve sakallari vardi)
    dedi,
    o zaman bitti kendisi benim nazarimda.

    mahalle agziyla konusma ile, nefret soylemi cok farkli seyler.
    kazayla dahi cikmamali bir yazarin, yonetmenin, senaristin, babanin, esin agzindan.
  • unutmayalim ki tek basina kaygisizlarin senaristi degildir. yaninda mizah dergisi cizerleri de vardi. eger tek basina kaygisizlarin senaristi olsaydi eminim ki kaygisizlar efsanevi bir yapit olamazdi. hoca camide hoca camide
  • 12 temmuz 2007 tarihli yazısı ile türkiyenin gerçeklerini dile getiren yazar.

    seçer efendim... niye seçmesin...

    bu halk erovizyonda ali rıza binboğa'yı seçmedi mi?
    cumhurbaşkanını da seçer elbet...
    popstar yarışmasında bayhan'ı haftalarca oyları ile bir numaraya
    taşımadı mı?
    taşıdı...

    karpuzun iyisini hoplatarak, zıplatarak ve şapşaplıyarak pıt diye
    anlayan sevgili halkım, yıl boyunca kelek karpuz yese de seçmesini iyi
    bilir kardeşim...

    buz dansı yarışmasında hülya avşar junior olarak aynı ses tonu ile
    hayatımıza duhul eden tuba kardeşimize oy yağdırmadılar mı?

    cumhurbaşkanına da oy yağdırırlar elbet...

    boşanmaların yüzde kırkları geçtiği ülkemizde eşini doğru seçen
    halkım, cumhurbaşkanının da iyisini seçer kardeşim...

    on kere üst üste demireli seçmedi mi?

    sonracıma aynı sene demirele yasak getiren anayasayı da seçmedi mi?

    firdevs'i seçti yahu firdevs'i...
    bosna için toplanan yardım parasını veremeyen erbakan'ı...
    mavi gözlü diye dalan'ı, doktor diye sözen'i, ağzı bozuk diye tayyip'i
    seçmedi mi?

    semranım'ı da seçti bu halk unutmayın...
    rahmetli oğlunu da...

    bittabi reha muhtar'ı seçti senelerce..

    en seksi erkek olarak ahmet mete işıkara'yı seçtiği gibi
    cumhurbaşkanını da seçer elbet...
    banker kastelliyi bir numara yaptığı gibi, tan gazetesine milyonlar
    sattırdığı gibi, manukyanı vergi rekortmeni yaptığı gibi, murat 124
    arabayı en çok satan araba yaptığı gibi seçer evvelallah...

    benim halkım seçmesini bilir çok şükür...

    onlara güvenim tam.. cumhurbaşkanı orduya başkomutanlık yapacaksa da gider en doğru ismi bulur getirir oraya...

    mehmet ali ağca da olur, uzan'ın babası da olur, fatih ürek de olur...

    yok deve demeyin, burası türkiye...

    "sen iste elbet bir yol bulunur...

    sen iste her şey çok güzel oluuuuuur..."

    kaynak: penguen dergisi
  • türban protestolarında depremi ima ederek 7.4 yetmedi mi diye pankart taşıyan türbanlı kıza
    gani müjde'nin cevabı.

    7,4 yetmedi mi?

    bir hafta önce türban protestoların sırasında '7.4 yetmedi mi?' pankartını açan sevgili kardeşime seslenmek istiyorum bugün... 20 bin insanın acısı ve cenazesi üzerine politika yapmaya kalkan 'o güzel insana' bir çift sorum var. ey mantosu uzun,aklı kısa kardeşim benim.
    7.0 yetmedi mi? senin okuduğun gazeteler yazdı mı bilmiyorum ama amerika'nın,hani o gavur ve hristiyan amerika birleşik devletleri'nin,hani o siyonistlerle iş birliği yaptığı için her yerde bayrağını yaktınız abd'nin los angeles şehrinde 7.0 büyüklüğünde bir deprem oldu bacım... neredeyse bizimkine yakın bir deprem. bizde ayni şiddetteki bir deprem 20 bin kişi ölüp 20 bin kişi sakat kalırken,gavur,hristiyan ve siyonist dostu amerika'da sadece 2 kişi yaralandı güzel ablam. şimdi türbanlı başını ellerinin arasına alıp düşünüyor musun acaba? sakarya gibi muhafazakar bir bölgede allah binlerce müslüman'ı öldürerek cezalandırıyorsa eğer,hristiyanlara ve siyonist dostlarına niye kıyak geçiyor? seks şoplarıyla, porno filmleriyle tüm dünyaya 'seks', 'uyuşturucu' ve 'günah' ihraç eden bu ülkenin allah katında ayrıcalığı ne olabilir ki güzel annem? oysa adım gibi eminim sakarya'da,gölcük'te hayatlarını kaybedenlerin çoğu ölmeselerdi eğer sabah ezanı ile birlikte camilerin yolunu tutacaklardı. üç aylarda oruç tutacak, ramazanda devrilmeyen minarelerin ışıklarıyla birlikte senin ağzına adı bile yakışmayan allah'ın adı ile birlikte oruçlarını açacaklardı. e nooldu şimdi? 7.0 yetmedi mi güzel ninem? eğer her coğrafya olayını,her doğal afeti bilimin ve aklın süzgecinden geçirmeden böyle yorumlarsan bu ülkenin yarısı her deprem felaketinden sonra dinsiz olur güzel hala kızım...fay hattında 10 katlı binalara izin veren şapşal belediyecilik anlayışını, deniz kumundan inşaat yapan edebiyatçı muteahitleri, depreme dayanıklı konut üretme çabalarını, hırsızları,uğursuzları bir kenara bırakıp her şey ilahi kudretin intikamı olarak açıklarsan bu deprem 10 yıl sonra gene aramızdan binlerce 'dinsizi' alır gider güzel amca kızım... beynin var mı bilmiyorum,betonların altında inleyerek can veren 20 bin insanı,kadını,çocuğu ve bebeği bir kalemde günahkar diye silip atan kuş beynini türbanın altında görmek mümkün olamıyor çünkü ama bence bu yazıyı oku ve bütün gece uyumadan düşün.allah'ın kullarına böyle cezalar verebileceğini hala düşünüyorsan da git hıristiyan ol...
    çünkü senin bu mantığına göre allah onları daha çok seviyor. 'gavurlar' hem senden daha zengin,hem de evleri tepelerine yıkılmıyor.

    gani müjde

    helal olsun !
  • yahşi cazibe seyircisine yaptığı saygıdan yoksun son nedeni ile asla unutulmayacak(!) senarist.
  • dinci şakirtlerin salih memecanın götünü yalamalarından yola çıkarak mizahtan ne kadar anladıkları belliyken gani müjdeye laf atmaları, sözde laf sokmaları beyhudedir.
  • kendini tek başına türkiye'nin %50'si belleyip sıçmık meraklıları kategorisine sokulduğu için ikide bir viyaklayan taşralı embesiller rahatsız olmuş esprilerinden, sen kimsin diye soruyorlar.

    gani müjde lan o,
    kim olduğu belli,
    asıl sen kimsin lavuk,
    kimliği % 50 aptallık oranıyla sınırlı silik insan seni..
    git kime oy verdiysen ona dilen saygıyı,
    serseri.