şükela:  tümü | bugün
  • "yillarca didin,çabala ugras dur ve sonunda ödül : ölüm!

    acaba bu yasam çizgisi tersyüz edilemez mi? önce öleceksiniz.
    sonra yasliliginizi yasayacaksiniz.isinizle ugrasip dururken birden
    bire bir altin saat ödülü ile kovulup gençliginize getirileceksiniz.

    40 yillik çalisma sonunda genç emekli olmanin zevkini yasayacaksiniz.
    bundan sonra gel keyfim gel.partiler,eglence ler.ardindan,ilkokul a
    gidip sorumsuz yastan bebeklige geçeceksiniz.oradan ana rahmine
    girip 9 ay yüzeceksiniz.en güzeli de yasaminiz bir orgazmla sona
    erecek. böylesi daha iyi degil mi?"

    $eklinde guzel bir hayal kurmu$, kendince onermede bulunmu$ insan.
  • amerikan yasam tarzi, tarihi ve dili uzerine muhtesem esprileri ve elestirileri olan komedyen. kendisi ayni zamanda ingiliz dili ustadidir, gramer ve kullanimi sorgulayabilecek bilgiye sahiptir. ote yandan ultra filozof esprilerinin yani sira ultra ucuk esprileri de ardi ardina patlatabilir. ancak amerikan toplumunda bu elemana dayanabilecek yigit sayisi az oldugundan seyircisi kisitlidir.
  • 1936 new york doğumlu amerikalı aktör.

    ünlü yönetmen kevin smith'in 2004 yılı yapımı jersey girl, 2001 yılı yapımı jay and silent bob strike back ve 1999 yılı yapımı dogma isimli filmlerinde de rol almışlığı vardır.
  • dunyanin en komik insanlarindan biri. her seyi elestirebilen, tabu diye bir sey tanimayan insan. dinlemesi bu kadar zevkli olabilir. gogsumde incinmis 2 kaburga varken ve gulerken delice agrimasina ragmen dinlemekten vazgecemedigim adam.
  • life is worth losing adli turnesinden cikardigi cd mutlaka dinlenmesi gereken komedyen.
  • "ortalama bir insanın ne kadar aptal olduğunu düşünün, şimdi de insanların yarısının bundan da aptal olduğunu düşünün" demiş. helal olsun.
  • kendisi aynı zamanda dört adet grammy ödülü sahibi ve efsanevi saturday night live'ın ilk sunucusudur.
  • youtube'da videolarını birbiri ardına izledikçe içimde bu adam hakkında bir şeyler yazmak için karşı koyulamaz bir dürtü uyandı. 70 yaşındaki bu amcamız söylenmesi gereken neredeyse her şeyi söylüyor. amerikan seyirci karşısına çıkıyor ve sayısız kez gerçekleri, bütün gerçekleri ve sadece gerçekleri anlatıyor. karşısındakiler de anlattıklarına gülüyor. bahse girerim bu adam kendisine gülünmesini istemiyor, ama hayatını bu şekilde kazanıyor. kendisi hakkında "stand upçı" deniyor ama değil. ağlanacak hallerini anlatıyor insanlara. onlara küfür ediyor. herkese, her şeye kızgın bir moruk ve sonuna kadar haklı. örneğin seçimler ve oy verme hakkında söyledikleri :

    "fark etmişsinizdir, benim hakkında şikayet etmediğim bir şey var: politikacılar. herkes onların berbat olduğunu söylüyor, onlardan şikayetçi. peki bu politikacıların nereden geldiğini düşünüyorsunuz? gökten zembille inmiyorlar, bir zarı yırtarak başka bir gerçeklikten bu tarafa geçmiyorlar. amerikan ana babalardan, amerikan ailelerden amerikan okullardan, amerikan üniversitelerden, amerikan kiliselerden, amerikan iş yerlerinden geliyorlar ve amerikan vatandaşlarca seçilip iktidara getiriliyorlar. arkadaşlar, yapabildiğimizin en iyisi bu. sistemimizin çıktısı bu. çöp giriyor, çöp çıkıyor. bencil, cahil vatandaşlarınız varsa bencil, cahil liderleriniz olur. diyorum ki belki de politikacılar değildir boktan olan, belki başka bir şeydir. halk? evet, halk boktan. alın size iyi bir parti kampanya sloganı : "halk işe yaramaz. umutlarınızı sktir edin."

    din hakkında(zeitgeist moviede de var aynı konuşma) :

    "saçmalık departmanında bir isadami bir din adamının eline su dökemez. millet, size gerçeği anlatmam gerek. konu saçmalığa; büyük, devasa, üst seviye saçmalığa geldiğinde sahte vaatlerin ve abartılı iddiaların her zamanki şampiyonu önünde dehşete düşmeniz gerek : din. rakibi yok. din. din açık farkla en büyük zırva hikayenin sahibi. bir düşünün. din herkesi gökyüzünde yaşayan ve günün her anı her yaptığınızı izleyen görünmez bir adam olduğuna inandırdı. ve bu görünmez adamın sizin yapmanızı istemediği 10 şeyin yazılı olduğu bir listesi var. (bkz: the ten commandments). eğer bu yapmamanız gereken şeylerin bir tanesini yaparsanız sizi alevlerle, dumanla, işkenceyle, ıstırapla dolu özel yerine zamanın sonuna kadar yaşamanız, acı çekmeniz, boğulmanız ve çığlık atmanız için gönderecek...

    ama o sizi seviyor. seviyor sizi ve paraya ihtiyaci var. her zaman paraya ihtiyaci var. her şeye gücü yetiyor, her şeyi biliyor, en akıllı o ama bir şekilde parayla başı dertte. din milyarlarca dolar aliyor, zerre kadar vergi vermiyor ve her zaman daha fazla para istiyor. işte bu bahsettiğimiz iyi bir zırva. kutsal zırva."

    bir taraftan amerika'daki ifade özgürlüğünün canlı ispatlığını yapıyor kendisi. seyircinin karşısına çıkıp bütün obezlere motherfucker, bütün amerika'ya "sktiriboktan bir alışveriş merkezi" ve "israilli katillere komando, arap komandolara ise terörist deniyor" demek g.t ister fakat bu adam korkmadan söylüyor bunları ve ilerleyen yaşına rağmen kendi "dininin" peygamberliğini yapmaya -bıkmadan- devam ediyor.

    tanım : ölmeden elini sıkmak ve "iyi ki varsın" demek istediğim adam.

    edit : uçan linkler kaldırıldı + amcamız saygıyla anıldı.
  • tanrıya tapmaz, güneşe tapar. ama güneşe dua etmez, joe pesci'ye eder. ayrıca çok güzel rap yapar bu amca (hızlı konuşur yani). bill hicks'ten sonra gözümde en iyi komedyenlerden biridir.

    "güneşe taparım ama ona dua etmem. neden bilir misiniz? arkadaşlığımızı sömürmem, pek kibar bir davranış değil. ama insanlar tanrı'ya çok kaba davranıyorlar değil mi? her gün trilyonlarca dua ediyorlar: bana bunu ver, şunu yap. ve bu duaların çoğu tanrının boş günü olan pazar gününde ediliyor, bir arkadaşa böyle davranılmamalı.

    peki diyorum, istediğiniz kadar dua edin. peki ya kadere ne olacak? uzun zaman önce tanrı kutsal bir plan yaptı. çok düşündü, iyi bir plan olduğuna karar verdi ve yürürlüğe koydu. binlerce yıl bu plan gayet iyi işledi. şimdi sen çıkıyorsun ve bir şey için dua ediyorsun. diyelim ki dua ettiğin şey tanrının kutsal planı içinde yok, ne yapmasını istiyorsun, planını değiştirmesini mi? sadece senin için mi? çok ayıp. duası olan her hıyar senin planını mahvedecekse tanrı olmanın ne anlamı var?

    bir sorun daha var, diyelim ki dualarınız kabul görmedi, o zaman ne diyorsunuz? 'tanrının isteği. kaderde varmış, ne diyorsa o olur.' e peki de tanrının isteğiyse ve onun dediği olacaksa o zaman ilk başta niye duanı ediyorsun?"