yoda

  • 8512
  • 4
  • 0
  • 0
  • 2 hafta önce

zınısım adnıkraf ninekilhet

oncelikle iddialardan soyle bir baslayalim.

1) cumhuriyet gazetesi tiraj pesinde, reklam pesinde, ot bok pesinde vs. iddiasi.

cumhuriyet gazetesi benim bu sektoru takip ettigim sureden beri pek kar etmiyor. aksine tesviklere ziyadesiyle ihtiyaci olan bir konumda. boyle bir finansal yapida daha cok tiraj amacli bir yayin yapmasi ne kadar mantikli geliyor? cumhuriyet gazetesine verilen reklamlar diger gazetelerdekinden farkli bir tip ciziyor elbette. bu da daha fazla reklam geliri olmasi ihtimalini cok yukseltmez. fazla reklam geliri olmadan tiraj yapmak da kime yarar?

2) yazi yesil, arapca kutsal falan iddiasi.

yahu inanamiyorum. resmin tamamina bakmak yerine aha kosesi soyle, fotograf da biraz sararmis galiba diye bakiliyor. turk insaninin bu kadar bok atma meraklisi olduguna inanamiyorum. lutfen. bir saniye durun ve dusunun. verilmek istenen mesaj ne? onu sorgulayin. dogru ya da yanlis. oyle ya da boyle.

arapca kutsal ne demek yahu? bu ne denli bagnaz bir dusunce? bir yaziyi latince yazinca da ayni tepkiyi veriyorlar mi merak ediyorum yoksa sadece kendi dinlerinin yazisi mi kutsal bizim insanimiz icin. olacak is degil.

3) cumhuriyet gazetesine bok atan iddialar.

diger gazetelerde bir haber ya da kampanya ciktiginda "siz bole bole de yapmistiniz, bunu mu ciddiye alicaz." diyen varsa allah akil fikir versin. onlara bir sey demeden cumhuriyet'e bir sey diyen varsa bi cay koysun gelsin. cumhuriyet zamaninda tabak, bardak, muzik seti vermedigi icin mi bu tepki? cumhuriyet'e karsi bu kadar kinci, sapla samani bu kadar karistiran bir mantiga serbest cagrisim derim ama insan bunu mantikli bir dusunce suzgecinden gecirir ve buraya yazmaz. sozluge yazilanlari sonucta tum sozlugun okuyabilecegi, o yuzden de anlik sinirlerden uzak mantikli ve elle tutulur seyler yazilmasi gerektigini anlamayacak sanirim bazilari. sozlugu bircok disaridan bakanin iddia ettigi gibi icindeki kini kusma merkezli ben bilirimci bir yapi haline sokmaya calisiyorsaniz, daha da acikcasi sozlugun icine etmek istiyorsaniz soyleyin bilelim.

reklam kampanyasi hakkinda haberim olmustu zaten ve gormemin ardindan bir sure gectikten sonra yorum yazmak icin basliga gireyim dedim. fikirler kadar gereksiz, dusuncesiz yorumlar da var. ani tepkilerle yazilmis seyler de var. gecmisten gelen guvensizlik eseri yazilar da var, tum resmi gormeyip ortadaki adamin kareli gomlegine takilanlar da var.

peki gercek ne? var mi boyle bir sey? yoksa bosuna mi gaza getiriyorlar? yabanci basinda neler donuyor, neler deniliyor?

kotulemeden buraya kadar gelebildiyseniz okumaya devam edin. kotulediyseniz zaten ustte saydim mantigimi ve dusunduklerimi. devam etmeyin.

bana gore sonucta ortada planli ve plansiz yapilasmalar var. plansizlar zaten ciddi tehlike olusturmuyor cunku onlar her parti doneminde turkiye'mizin artik bir gercegi haline gelmis calismalardan olusuyor. planlilar ise asil tehlikeli olanlar. bu konuda sesin yukselmesini saglayan son olay merkez bankasi baskanligi konusu. bu konuda the economist'in bile alay konusu olduk. baska gazete ve dergiler de takip etti zaten. edecek de. turkiye'nin faiz denge ve politikasini faizsiz kazanc sisteminin yoneticisine emanet etmek. hadi diyorum alan greenspan yerine ben bernanke secildiginde de konusmalar olmustu ama adam zaten greenspan'in takimindaydi, mit'de profesor ve cevrede cok saygin bir adi var. ayrica greenspan'in politikalarini takip edecegim diye bir aciklama yapip sadece amerika'yi degil tum dunyayi rahatlatan bir aciklama yapti. bizde de onun yerine cumhurbaskani ve basbakan aciklamalar yapiyor. neyse bu baska bir konu ama sonucta cumhuriyetin zaten herhalde onceden planladigi bu kampanyayi tetikledigi icin onemli.

neler oluyor peki? su ana kadar dini muhafazakar kesim bircok savas kaybetti. ancak son gelen bilgilere gore akp'nin uye sayisi 2.3 milyon. biraz daha zorlasalar zaten secimlerde %5 baraji elde demek. bu da onlara manevi guc veriyor inandiklari konularda. ama su da var. bazi onermelerde ne kadar israrli olurlarsa, karsitlari da o kadar gucleniyor. zit gucler ilkesi. dengeler cok onemli. ve denge bozulmaya basladigi an duzeltilmesi gerekir. ama nasil duzeltilecek? bu apayri bir tartisma konusu.

sonuc olarak onemli olan kampanyadaki yazinin yesilligi, arapcaya benzemesi, cumhuriyet'in 1965 yilinda yaptigi bir baslik veya yazarlarinin pesimistligi degil. burada onemli olan verdigi mesaj. bu mesaj dogru mu yanlis mi? neden? kestirip atmak, hadi len demekle sadece bazi seyleri gormezden gelirsiniz. bir gun gelir o gormediginiz seyler semsiye olur. ya semsiye acilmadan yagmuru dindirmek icin dusunecek ve konusacaksiniz, ya da semsiye acilinca cok acimamasi icin dua edeceksiniz. seyretmek isteyenler seyredebilir, ben boyle yagmuru sevmiyorum!

devamını okuyayım »