şükela:  tümü | bugün
  • çalıştığı yerde yapılan işe marjinal faydası sıfır olan calışandır. istihdam fazlasıdır.

    ayrıca işe gitmesi bile zarardır. seneler önce tümosan özelleştirilmeden önce bu gizli işsizlerden biri de dayımdı. anlattığına göre, bayram arifesi öncesi 1 günü fabrika müdürü tatil ederek o zamanın parasıyla milyarlarca tasarruf sağlamış. zaten zarar ediyordu fabrika. aslında yapılan zarardan kar...

    nasıl mı? personel servis masrafları, öğle yemeği, akşam yemeği, fazla mesai ücreti, gece vardiyası ödemeleri dudak uçuklatan rakamlarmış. yani personel fabrikaya hiç gelmese devlet daha az zarar edecekmiş. bu kamu iktisadi teşebbüslerinin çoğunda böyleydi bir zamanlar. ha bunlar kapatılarak çözüm bulundu mu? hayır! tümosan özelleştirilince dayım oradan bağ-kur'a memur olarak geçti ve 10 senedir maaş zammı alamıyor.. neden mi? oradaki memurlar daha dayımın fabrikadan ayrılırkenki maaşına erişememişler..
  • hiçbir zaman ab'ye giremeyeceğiz açıklamasıyla egemen bağış'ın kazandığı statü.
  • (bkz: öğrenci)
  • çalıştığı yere ekstra hiç bir katma değer katamayan, tek amacı mesai saatini doldurmak olan çalışanın girdiği kategori.
  • şahsımdır.

    2 önlisans ve 2 lisans mezunuyum:

    teknik bilimler önlisans
    tıbbi hizmetler önlisans
    teknik eğitim lisans
    iktisat fakültesi lisans

    birkaç güne de yüksek lisans öğrencisi olacağım, sağlık bilimleri alanında. buna rağmen asgari ücretten biraz hallice bir maaşla alakasız bir işte beyaz yakalı olarak çalışıyorum. sıkıntılı mı? değil. fiziksel olarak yorulmasam da maalesef işim icabı muhatap olduğum rakamların bir hayli yüksek olması nedeniyle oldukça stresli. etkileri ise kilo almak ve saç dökülmesi ile kendini ortaya çıkartıyor. kullanılan anti-depresanlar ise cabası.

    evli olduğum için nispeten şanslıyım. eşim milli eğitim bakanlığı çalışanı olduğundan benden yüksek bir maaşla çalışıyor ve benim kredilere giden maaşımın tamamının ardından onun maaşı ile idare etmeye devam ediyoruz.

    durumun sürdürülebilirliği konusunda endişelerim yok değil. fakat eğitimin iş edinme / edindirme olanakları hakkında inancımı tamamen yitirmiş durumdayım. bir heves ile veri analizi konuları ile işten arta kalan ve beynimin iflas etmediği ayık kalabildiğim kısa saat aralıklarında ilgilenmeye ve bu hususta ilerlemeye gayret ediyorum. bundan herhangi bir şey çıkar mı, sanmıyorum.

    bu ülkede tek gerçek ise dayıcılık. dayınınz varsa müdür olursunuz. makam sahibi olursunuz . yarı zamanlı olarak girdiğim iş yerinde an itibari ile orta kademe yöneticilik sıfatı taşıyorum. ancak hemşeri olan bir orta kademe yönetici ki benden iki sene sonra işe başlamasına karşın maaşımın 3 katına yakın maaş alıyor. ezik bir durum mu, evet ama aslolan eziklikten öte adaletsizlik durumu.

    gelir eşitsizliği ve sosyal adalet gibi mühim konular yerine başkanlık sistemi konuşanlara selam olsun.
  • şu anda benim. yeni bir yerde işe başladım. dersler iptal oluyor, günü değişiyor. açılacak gruplar erteleniyor. özel ders veya telafi öğrencileri gelmiyor. ben de kuruma gidip boş boş oturuyorum. bütün gün telefonla oynuyorum.