şükela:  tümü | bugün
  • haiku yazari.
  • haiku yazarlarının gerçek adları ile değil, mahlas kullanarak yazmış olmalarıyla ilgili kelebek düşleri'nin giriş bölümünde oruç aruoba'nın güzel bir açıklaması var. mahlas konusunu anlatırken, haiku'ya bakış açısı konusunda daha da ilginç şeyler söylüyor aslında:

    "haikunun bir başka kendine -belki bütün japon sanatına- özgü yanı da, aslında bütün doğu yazınlarında çok yaygın olan mahlas. haijin, haikusunun altına kendi asıl adıyla değil, seçtiği bir mahlasla; haigo'yla (haikai adı) ya da gago'yla (zarif adı) imza atar. belki bir saray meşgalesi olarak başlayan haikai uğraşısı içinde anlı-şanlı bir soylunun, "latife"lerinin altına sahici adını yazması ayıp kaçardı. mahlasın haiku için taşıdığı anlamda şöyle çizgiler sezinleyebiliriz:

    haijin, tamamiyle kurmaca -dilin biçimlendirilmesini içeren- bir işle uğraştığı bilinciyle, kendi yazar adını da kendisi kuracaktır, hem kendine olmadık, matrak bir ad takmak da haiku yazmanın bir parçası olacaktır. öte yandan düz anlamıyla okununca haiku hiçbir şey söylemeyen ya da bozuk dile getirişli, giderek deli saçması bir metin olmaktan kurtulamaz. ancak okur da kurmacalığı kavrar ve satırların arasında kurulmuş anlamı çözmeye çalışırsa haikunun asıl anlamını bulabilir. bu bakımdan yazar imzasını "yeşil şeftali" ya da "yaprak muzu" diye atmakla okuru uyarır: "dikkat et, bu bir haiku; ciddi olarak kastedilmiş bir düz anlam arama."

    haijinler mahlaslarını önem verdikleri -tabii kendileriyle özdeşleştirdikleri- doğal nesnelerden, deyimlerden, eski metinlerde buldukları kavramlardan vb. seçerlermiş. anlaşılan (özellikle ressamlar arasında yaygın) bir âdet, ustalarının mahlasını anıştıracak, örneğin onun bir hecesini içeren bir mahlas seçmek. tek koşul, ilk bakışta hemen takma ad olduğunun belli olması."