yagmurdan sonra

  • 1088
  • 0
  • 0
  • 0
  • 11 ay önce

kimi özlediğini bilmemek

buzdolabını açıp canım bir şey istiyor ama ne, diye düşünmeye benzer bir şey değil. eskilerden birini özledim ama kim, gibi bir şey hiç değil.

aylarca, yıllarca içinde sahipsiz-sebepsiz bir sıcaklığı taşıyarak yaşamak gibi bir şey. yüzü olmayan birini bilmek, nerede olduğunu, ne yaptığını değil ama o'nu bilmek, aynı zamanda onu bir gün somut bir varlık gibi karşında bulmak umudunu hiç beslememek gibi bir şey.

sıcak günlerde, soğuk gecelerde, işte-güçte, otobüslerde, havaalanlarında, uykuda, uykusuzlukta hatırlamak gibi bir şey. karlı bir gecede yanakların kıpkırmızı üşürken, bileklerin acıyana dek yazı yazarken, mandalina soyarken, ciğerlerin sökülür gibi öksürürken, gözlerinden yaşlar gelene dek gülerken, onun bunun düğününde tanımadığın insanlarla konuşurken, saçlarını tararken, elini yumruk yapıp ayları sayarken, ayları hala böyle sayıyor olmana hayıflanırken, canın hiç gülümsemek istemezken, kağıtlara manasız şeyler çizerken, mağazalarda dolaşıp kar kürelerine bakarken, açık pencerenin önünde oturmuş yabancı sokakları izlerken, asfalttaki çizgileri sayarken, bir şeylere kırılıp göstermeden ağlarken...

bir kahramanı bekler gibi değil. herhangi bir şey bekler gibi değil. sadece birinin varlığını bilmek, hissetmek, inanmak gibi bir şey. romantik hayallerle, peri masallarıyla, beyaz atlı prensler ve mutsuz prenseslerle bağlantısı yok. belki biraz yazgı ile bağlantısı var.

devamını okuyayım »
17.12.2013 15:32