şükela:  tümü | bugün
  • ülkenin %90'ı. sanır ki sıraya girmezse uçak kalkıp gidecek, onu almayacak. böyle yarım saat, kırk dakika filan bekler kımıldamadan.
  • (bkz: havalanı)

    aynı zamanda uçak durur durmaz hemen kabin bagajlarını indirip günün ikinci sırasını oluşturarak yolu tıkarlar. belediye otobüsü sanki orası.
  • inerken de uçak park yerine ulaşmadan valizini alıp ayakta bekler.
  • isteyen isterse kapı açılmadan 1 saat önce en önde amuda kalkarak bekler. sana ne?

    tanım: istediğini yapmakta özgür tipler.
  • el bagajını koyacak uygun yer bulmak için sıraya girendir.
    bu yolcu tipi gelede çok seyahat eder ve uçak park pozisyonu almadan ayağa kalkmayan, uçuş kurallarına riyaet eden insanlardır.
  • aslında sokaktaki, trafikteki milyonlarla insanın yaptığını yapandır. herkesin acayip şekilde acelesi var, hep bir koşuşturma hakim.
  • öncelikle (bkz: havalimanı). havaalanı farklı bir anlama gelmekte olup gündelik yaşamda çoğunluğun kullandığı bir yer değildir.

    tabii bu, 40 dakika ayakta bekleyen insanların yaptığı şeyin saçmalığını değiştirmez. biletin numaralı, son insan binmeden uçak kalkmayacak, eşyanı koyacak bir ton yer var uçakta. neyin tedirginliği bu anlamıyorum.
  • biraz once yaptigimdir.havalimaninda icecek fiyatlarindan haberi olan zaman geciren insandir.
  • havalimani ile havaalani arasindaki fark; havalimani gumruklu sahasi bulunan , yurtdisi ucuslarin da yapildigi yer,
    havaalani sadece ichatlar ,

    ancak bu ayrim dhmi tarafindan kaldirildi, once bunu belirtelim,

    2. si ucaga daha ekip binmemisken kapisinda bekleyenlere tabii ki bir cok sifat siralanabilir ancak kimse anasinin karnindan havaci dogmadi, havaciligin henuz yeni oturmaya , halka inmeye basladigi bir ulkedeyiz o yuzden daha otobuse binmeyi ogrenemeyen millete havacilik halen uzay teknolojisi kivaminda.