şükela:  tümü | bugün
  • full-time hacettepe'de, part-time'da bilkent iktisatta ders veren, "research interest"i " iktisadi metodoloji", "iktisadi düşünce tarihi" gibi konular olan iktisatçıdır kendisi. çoğu insan, diğer hetçiye oranla daha yüksek not verdiği inancıyla hüseyin hoca'yı tercih etsede, şahsen ben, derste konudan konuya, isimden isime kaygısızca atlamasına hasta olduğum için kendisinden bu dersi almaktayım. ve evet unutmadan;
    http://yunus.hacettepe.edu.tr/~ozel
  • idolü homer simpson olan, elinde bezgin bekir kupasıyla dolaşan, insan hakları dersi verip insanlar hakkında "piece of dirt"** diyen, utah üniversitesinden doktorasını almış, beğendiğim hocalarımdan..
  • principles of economics in ilk dersinde "iktisatçı olmak için çözümler üretmeniz gerekmiyo sadece başkalarının anlayamacağı şekilde konuşun, iktisatçı olduğunuzu belli edin" diyen ve verdiği diğer derslerde de bu düşünceyi vurgulayan iyi huylu hoca.
    felsefeyle iktisatı harmanlayıp 2 saat boyunca durmadan konuşabilme özelliğine sahip, daha fazla da olabilir ama tahammül sınırlarını zorlar...
  • gün itibariyle uçakla ankara'dan kalkıp izmir ekonomi üniversitesi'nde de derslere girmeye başlamış karizmatik hoca.. ilk dersten saygı duyulası bir insan olduğu izlemini vermiştir..
  • karl polanyi, marks, iktisat metodolojisi üzerine çalışmalar yapan hacettepe hocası. türkiye'de hermeneutik ve iktisat bağlantısı üzerine çalışma yapan ender belki de tek kişidir. takdir edilesidir.
  • tobb etu de ders vermeye baslamis olan hoca. kesinlikle takdir edilesi, dersleri dinlenesi bir insan. tek tek insanlardan nefret eden, fakat insanligin butunu hakkinda iyi seyler dusunen kisi. dersleri blok olarak islemesi bir yana, bir de o 2 saatte hic durmadan konusabilmesi, konudan konuya atlamasi, nereden baslayip da o noktaya geldigini hatirlayamamasi ve sinifa sormasi, soylediklerinin gercekten dinlenesi olmasi ve bir sekilde ilgiyi yuksek seviyede tutabilmesi ilk anda gorunen ozellikleri.
  • piyasa ütopyası adlı kitabı yayımlanmış iktisat tarihçisi, mülayim hoca.
  • hacettepe ekonomi bölümünün, şirinliği, bilgi birikimi, hommer simpson aşkı ve daha pek çok özelliğiyle nev-i şahsına münhasır, gönüllere taht kurmuş hocası. ailecek severiz efendim kendisini.
  • nam-ı diğer "the one"... hacettepe ingilizce iktisat'ı çekilir kılabilen yegane hocaydı benim zamanımda, hala da bir değişiklik olduğunu zannetmiyorum...

    hani bazı hocalar vardır; görünce mecburiyetten ya da hocanıza olan saygıdan falan gülümsediğiniz, iyi geçindiğiniz... dersinden kaldığınızda arkasından rahat rahat saydırabildiğiniz, mezun olup da işiniz kalmayınca bir daha sonsuza kadar hiç kendisinden bahsetmediğiniz... klasik öğrenci-öğretmen ilişkisi işte...
    işte bu tanımda her ne varsa, tam tersidir hüseyin hoca... ne akademik kariyeri, ne yaptığı çalışmalar, ne hocanız olması, ne ders geçme isteği, ne sınav kaygısı... tamamen saygı duyulası bir insan olduğu için sevilir öğrenciler arasında ve mezun olduktan sonra da her daim hatırlanır...

    en sevdiği şey 1. sınıf öğrencilerini korkutmaktır. daha ilk dersinde; öğrencilerden ne kadar nefret ettiğine, öğrencilerin onun hayatını nasıl çekilmez kıldıklarına ve bunun karşılığında onun da sınav zamanı aynı şekilde öğrencilerin hayatını çekilmez kılarak intikam alacağına dair uzun bir nutuk çeker. ki birinci sınıfların en önemli derslerini o veriyor olduğundan son derece işe yarar bir tehdittir bu aslında... öğreciler korkar, o eğlenir...

    bir de "iktisatçı dediğin başkalarının anlayamayacağı şekilde konuşur" şeklinde bir mottosu vardır ki, kendisi de sık sık bu yönteme başvurur. öyle zamanlar olur ki; derste anlattığı şey hakkında zerre kadar fikriniz olmaz, vay anam vay neler dönmüş serhat ya ifadesiyle öyle alık alık bakarsınız suratına sadece... eminim o zamanlarda da acayip eğleniyordur...

    sözün özü çok kral hocadır, şu an kendisinden ders alanlara naçizane tavsiyem: değerini bilin... zira 3. ve 4. sınıfta sık sık anacaksınız kendisini, keşke o gelseydi bu derslere de diye*, benden söylemesi...
  • iktisata girişin daha ilk dersinde bize "önce 4 yıl burada iktisat öğrenmeye uğraşacaksınız, sonra da bir dört yıl bunları unutmaya uğraşacaksınız" demiş olan, her zaman derslerini özlemle andığımız, bugün itibariyle profesör ünvanını kazanmış olan bilgi küpü, değerli hocamız.