şükela:  tümü | bugün
  • 1939 yılında, olayın kalbinde, new orleans'ta doğmuş caz davulcusu. müziğinde funk ve rock etkilerini çok açıktır. diğer caz davulcularının aksine ön planda olmayı başarır, buradayım der bir şekilde. hendrix'in power of soul'unu da yorumlamıştır grubuyla. tip olarak ise bir el-kaide militanından farklı değildir. ne önemi varsa...
    diskografisi:

    black rhythm revolution (prestige)

    peace and rhythm (prestige)

    talk that talk (prestige)

    power of soul (kudu 17)

    house of the rising sun (kudu 27)

    turn this mutha out (kudu 34)

    boogie to the top (kudu 38)
  • yaklasik 3 sene once istanbul jazz festivaline geldiginde tanisip uzunca bir muhabbet sansina sahip oldugum davulcudur.konusmamizda bana devamli olarak tuvalete gittigimde fazla kalmamami yoksa seytanin kafama pisleyecegini soyleyip durmustu.cok ilginc bir insan iyi bir muzisyen...
  • rahmetli grover washington jr. yorumu da bulunan loran's dance, sıcak bir yaz günü groove'u hard to face the music, tasty cakes, super bad, 's-e-x', gönülleri ferahlatan i'm so glad, sample manyağı olmuş crab apple, derinden gelen groove dalgasıyla new orleans, soulful drums, muhteşem could heaven ever be like this gibi birbirinden 'groovy' parçalara imza atmış caz davulcusu. grover washington jr., maceo parker, gary bartz, james mtume*, pharoah sanders gibi isimlerle de çalışmıştır... '77 tarihli turn this mutha out albümü şiddetle tavsiye edilir hatta bütün diskografisi bir şekilde bulunmalıdır. boogie to the top albümünden sonra diskografisi şu şekilde devam eder:

    1978 - you ain't no friend of mine!
    1979 - foxhuntin
    1980 - kabsha
    1980 - make it count (dönemin modasına uygun olarak prodükte edilmiş disco/jazz/funk üçlemindeki en başarılı albümlerden)
    1993 - my turn
    1998 - right now
  • ahmad jamal ile 13. istanbul caz festivali açılış konserinde çalmıştır.
  • kudu records'ın jazz funk duayenlerindendir bu adam. grover washington jr, eric gale, stanley turrentine, tyrone washington, bob james, hank crawford, ron carter ve kendisine kılık kıyafet olarak benzeyen pharoah sanders gibi isimlerle session'dan sessiona koşturup durmuştur. 74 senesindeki jazz funk patlamasına da büyük yardımları dokunmuştur. power of soul albümünde tüm kudu camiasını buluşturmuştur sevenleriyle.

    77 senesinden sonra disco funk akımına ellemeden duramamıştır tabi. house of the rising sun*, turn this mutha out*, boogie to the top, boogie boots, foxhuntin, for your love, could heaven ever be like this gibi feci funky hitleriyle plak dükkanlarını süslemiştir.

    jazz funk denince akla gelmesi gerek isimlerden biridir idris abiniz. groovy bir şahsiyettir. eğer jazz funk projeniz varsa arayınız kendisini. yanına bob james'i de, ron carter'ı da alsın, mtume'yle reggie lucas da gelsin, sonra o albümünüz klasik olmazsa beni dövün. ya da oturun beceriksizliğinize ağlayın ne bileyim.
  • leo morris adıyla tanınmış, altmışlarda malcolm x ve akımıyla adını ve dinini değiştirmiş, caz ve funk bateristleri arasında bir adım önde duranlardan biri, büyük usta. genellikle frontman olarak çaldığı albümler (prestige ve kudu'dan çıkanlardan bahsediyorum: black rhythm revolution, peace and rhythm, talk that talk, power of soul, house of the rising sun, vs.) piyasadır, iyi bilinirler. ancak hep gözardında kalır ne kadar iyi bir caz bateristi olduğu, funk'a göre. bana kalırsa fırça uçlu bageti en az jack dejohnette kadar iyi kulanmakta, freddie hubbard'ı tamamlayan nice bateristin arasında ışıldamaktadır. ayrıca canlı performanslarda o kadar başarılıdır ki, yıllardır birlikte çaldığı ahmad jamal'in çocukken izlediğim röportajlarından birinde "stüdyoyla konser arasında gerek performans, gerek ses kalitesi farklı istemeden oluyor ancak idris çalıyorsa aradaki farkı anlayamıyorsunuz." demiş, ardından stüdyo kayıt diye konser kaydı dinletip hepimizi kafalamıştı, epey etkilenmiştim.

    dış görünüş açısından epey değişmiştir mr. muhammad, geride kalan elli yılda. kariyerinin başlangıcında, altmışların ortalarında toyota hilux'tan çıkardığı lav silahıyla hükümeti yıkmaya kararlı el kaide militanı olduğunu düşündüren destrüktif görüntüsünü günümüzde top sakallı, efendi ve tebessümle aydınlanan yüzüne bırakması en azından canlı performanslarda kazandığı sempati açısından yardımcı olmuştur. caz, funk, soul vs. derken yetmişine geldi idris muhammad. kendisini sürekli pharoah sanders'la görmek isterim. ikisi de kariyerlerinin bir noktasında* derin değişime girmiş, farklı yolları seçmişler. (muhammad o dönem tutkulu bir islam hayranı olduğunu belirtirken pharoah sanders afrika kabilelerindeki din anlayışına duyduğu hayranlıktan bahseder. hatta kaynak olarak pbs'in jazz adlı belgeselini izlemenizi önermekteyim.) sanders'ın 1970 çıkışlı africa adlı o güzel, you've got to have freedom ile kıtalararası yayılan başarılı albümünde buluşmaları caz tarihine verdikleri en güzel hediyedir belki de.

    altmışlarda caz, yetmişlerde soul/funk, seksen ve doksanlarda tekrar cazla buluşan büyük ustayı bunca yıldır dinliyorken, iki satır yazmadan edemedim. turn this mutha out'la selam ederim.
  • kendisini ilk kez dinleme nedenim 2 gün önce hayatını kaybetmiş olması nedeniyle birçok müzik sayfasında ismini görmem. başlangıç için could heaven ever be like this öneririm. funky adammış rahmetli.
  • could heaven ever be like this

    ıdris muhammad — drums, tom tom
    wilbur bascomb — bass
    hiram bullock — guitar solo
    charlie brown — guitar
    rubens bassini — percussion
    sue evans — percussion
    michael brecker — tenor saxophone solo
    ronnie cuber — baritone saxophone
    david tofani — soprano saxophone
    cliff carter — synthesizer solo
    randy brecker — trumpet
    jon faddis — trumpet
    margaret ross — harp
    frank floyd — vocal solo
    bill eaton — background vocals
    zachary sanders — background vocals
    ray simpson — background vocals
  • çehresi ve adıyla tam teşekküllü bir cihadçı imajı veren bu abi belki de bir dönemin en sağlam jazz davulcusuydu. islam alemindeki ramazan davulcularının kulağımızın ırzına geçtiği ve hali hazırda trump'ın üflediği ırkçılık rüzgarları yelkenlerimizi iyice gerdiği ahir zaman yolculuğumuzda nur cemalini ve müziğini biraz inceleyip ders alalım. hadi trump alamazsa, lütfen mahalle davulcumuz ramazan abi biraz alsın.

    barış ! dedi, ruhu dinlensin.*
  • şarkılarını dinlerken her an ilahiye geçme ihtimaline karşı tetikte bekleten sanatçıdır kendisi. konserlere siyah toyota pikapla gittiği rivayet edilir. halbuki o pikaptan son ses caz müzik sesi gelmektedir. omar souleymanla çok güzel bitirim bir ikili oluşturabilirler ayrıca bu ikisini şirinevler meydana bıraksan ortamda sırıtmazlar ben sana söyleyim.