şükela:  tümü | bugün
  • ironik bir durumdur. dogmatik bir alanda akademik kariyer biraz komik duruyor.
    doktora tezi olarak yeni bir din yaratıp kitabını yazmışsa o ayrı tabi.
  • tek yaptıkları belli bir çizginin dışına çıkmadan olan biten herşeyi tekrar yorumlamak ama bir adım öteye götürmekten korkmaktır. çünkü içinde bulundukları camia yenilikleri sevmez.
  • teoloji bir bilim oldugu icin o kadar da abes olmayan bir durumdur. fikih bir ilimdir ve yuzyillardir dallana budaklana bir tek dinden bile cikmis olsa arastirmaya dusunmeye felsefeyedayandirilabiliyor ve cesitli yontemler elde edilebiliyor.
    basit yaklasirsak kanunlari anayasayi falan ezberleyenlere de hukuk fakultesinde profesorluk verebiliriz. tamam aynen o sekilde degil ama benzer yani.
  • istisnai olarak zekeriya beyaz, yaşar nuri öztürk gibi nev-i şahsına münhasır renkli kişilikleri de bünyesinde barındıran akademik ünvana sahip olmaktır.
  • dışarıda, isinin olayları dini açıdan yorumlamak oldugunu zanneden bir sürü insanın bulundugunu kabul etmesi gereken kişidir.
    gercekte ise dini açıdan soylenilmesi bile yasak olan seyleri dile getirmesi, tartışması ya da tartışmaya açması, dinlerin sosyolojik özelliklerini araştırması, ritüellerin kaynaklarını bulması gibi binlerce araştırmayı yapmalarıdır bu adamların.
    ilahiyat alanında tahsil gören bir sürü insanın da hiç bir dine inanmaması bu sebeple normal görünmektedir.

    dışarıdan bakanlarda ise bu adamlara karşı hissedilen durum şudur; bunlar "ilahiyat" denen bir yerde kitap okuyorlarsa bu ancak kuran, incil ya da tevrattır. bunlar haricinde başka hadis kitaplarından falan öğrendiklerini bize anlatmaya çalışırlar o kadar.

    bu kişilere ise tavsiyem biraz daha evrim.
  • teoloji konusunda bilimsel yöntemlerle gerek açıklamacı, gerekse yorumlamacı pek çok konuya vakıf olmaktır. çoğunluk ya da azınlık dinleri fark etmeksizin, tüm dinlerin sosyo-kültürel, sosyo-demografik ve sosyo-ekonomik yapısını, ortaya çıkış sebeplerini ve devamını çok iyi anlamak, açıklayabilmek veya yorumlayabilmektir.

    allah razı olsun, tek bir kitabı* ezberleyip prof. olan akademisyenlerimiz de vardır.
  • hayatında hiç profesör görmemiş bünyelerin şaşırdığı durum. bütün matematik profesörleri de buluş yapıp profesör oluyor ya, ilahiyatçılar da yeni bir din bulmalılar tabi. ama dogmatik kelimesini cümle içinde kullanmayı başarmışsınız o kapasitenize rağmen üstelik, aferin.
  • teoloji çok eski bir bilim dalıdır ve bununla uğraşmak da sizi akademisyen yapabilir, gayet doğal bir durumdur. teoloji yekten dini savunmak zorunda değildir, teoloji alanında çalışan birisi pekala din olgusunun neden çürük bir yapı olduğunu da araştıran biri olabilir.

    darwin nasıl tanrısız bir sistem döngüsünü açıklamışsa, tanrısal-nedensel sistem döngüleri üzerine de değerli çalışmalar yapmış dünya çapında bir çok bilim insanı mevcuttur. bazılarına göre bilimle din birbirinin zıddıdır; bazılarına göre ise ayrılmaz bir bütündür. aklın mantığın var, kendin için en uygun olanını sen seç, bir grup insanı aşağılayarak prim yapmaya çalışmak da neyin nesi? bence o sendeki aşağılık kompleksinin ta kendisi.
  • diğer prof.lara göre "bu da hoca olmuş ama bi bok bilmiyo" eleştirisine daha fazla muhatap olmak sanırım.

    sıradan bir insan zaten dinini maşallah iyi bilir. bilemediği noktaları babannesi bilir. ikisinin de kafası karışırsa cami hocasına sorarlar. üçünün de bilmediğini müftü bilir.

    fizikte ya da genetik mühendisliğinde böyle bir zincir yok bak!
  • adamlar inandıkları/inandırıldıkları hikayeler üzerine eğitim kurumunu zapt etmiş, üstüne üstlük de makam mevki sahibi olmuş.

    (bkz: hayat size güzel)

    şöyle bir kenara çekilseniz de; tesadüfen de olsa bir tohumu filizlendirse bilgiye aç beyinler.

    en büyük ibadet olurdu size ama, ibadet sizde verimlilik ile değil; lüks, makam, mevki kavramlarıyla aynı paralelde.