şükela:  tümü | bugün
  • frijit insanlar ilk aşklarından sonrasında toparlayamamış veyahut birden onları hatırlayarak tekrardan balatayı çizmiş kişilerdir.

    sevişme, kaynaşma durumları vuku bulduğunda, ilk aşklarıyla yaşadıkları çağrışır, anlamlar, sahneler, gezinir ve hadiseden koparlar.

    bir çoğu sevişme sırasında halen ilk aşklarını sevdiklerini sanırlar veyahut yine sonlarının aynı olduğunu, yine kullanıldıklarını düşünürler.

    veya muammadır.

    (bkz: masturbasyon)
  • abazasındır, olur... herkes geçer bu dönemlerden, kadın yoktur, kadın soğumuştur, kesilmiştir, vermiyordur, frijit olmuştur, içi doludur, yahut doymuştur... bu kadar çaresiz kaldığında bile ilk aşk hep wardır, hiç terketmez, hep emrinde, hep seninledir... sallarsın oturbiri.
  • bazıları için istanbula dönüş yolundan geçmeyi gerektirir ama tam olarak dönüş müdür, belli değildir. çünkü bir kere kalbinizi çalmıştır ve onda kalmıştır, hep oradadır. kişinin kendisine nereye dönüyorsun, kime dönüyorsun, yoksa bir yere gittiğini mi sandın tadında sorular sormasına yol açar. konu üzerinde fazlasıyla düşünmek deli bir mutluluğun bakışlara bile yansımasına, ya da depresyon hırkası giyip ölü köpek bakışları atmak gibi aktivitelerde bulunmaya yol açabilir.
  • (bkz: ebru gundes)
  • (bkz: jane eyre)
  • seneler sonra ilk aşkının kilosunun +100 işleminden geçtiğini düşürsen zor bir durum olabilir.
    seneler çok şey götürüyor tabi.
  • hayali bile güzeldir ama olabilir mi böyle bir şey, mümkün müdür?

    küçüksündür daha çocuk denecek yaşta. ama hissetmişsindir çok derinden. çok sevmişsindir. bir daha hiç öyle hissedemeyecek, asla öyle heyecanlanamayacak kadar çok.. bir seneni geçirmişsindir onunla. sonra bitmiştir, hayat devam etmiş, gelenler gidenler olmuş ve aradan onsuz 10 yıl geçmiştir. ve bir gece pat diye bir msg gelmiştir nasılsın diye ve konuşunca öğrenilmiştir ki bir haftaya askere gidiyordur..
    ama o gece öyle çok konuşulur ki sanki hiç 10 sene geçmemiş gibi, sanki kalınan yerden devam eder gibi. hala birbirine aşık iki saf çocuk gibi.. ve saatlerce konuşulan tek şey zamanında yaşananların nasıl bir aşk olduğu ve bu kadar yıl içinde asla bir daha öyle hissedilmediğidir.. ve işin garibi bu konuşma sırasında iki tarafın da birbirlerini görmeden, bilmeden, hatta artık tanımadan hissettikleridir...

    ee? devamı nedir ki bu hikayenin.. nasıl bir bilinmezliktir.. mümkün müdür ilk aşka dönüş, yıllar geçmemiş gibi? mümkün müdür daha görmeden o aşkı hala hissedebilmek? mümkün müdür bir hayale inanıp asker yolu gözlemek?