şükela:  tümü | bugün soru sor
  • insanlardan sıkça zarar görmüş bir başka insan eylemi.
  • duzgun insan bulamamaktan yapilan eylemdir.
  • yaşam biçimim.
  • bu bir tercih değildir. insanlardan uzak durma eğilimin yoksa, bin kere kazık yesen nafile, yine bir umut birilerine sardırırsın.
    o küskünlük biraz temkinli olmayı getirir sadece. çakallar da bunu bilir, bir gedik bulup yine "bir daha insanlarla hede hödö" dedirtmeyi başarır.
    amaan, yaşayın gitsin aq. hayat kısa. insanlı veya insansız.
  • bahtsızlık sonucu, hep zarar veren insanların arasında kalan kişinin kendisini zararlı insanlardan koruyabilmek için ortaya koyduğu bir reflekstir.
  • zamanında insanlara yakın olmayı tercih etmiş kişidir aynı zamanda.
    kimden mi biliyorum... siktir et.
  • kişisel huzur ve mutluluk için gereklidir. insanlara uzakken onları gözlemlersiniz ve savaşmak istediğiniz zaman, enerji/bilgi/güç olarak geri döner.
  • her ne kadar son dönemlerde bireyselleşmenin etkileri gözle görülür şekilde artsa da bizim gibi kültürlerde uygulaması oldukça zor bir yöntemdir.

    kişinin bu yöndeki tercihini uygulaması durumunda, kendisi gibi düşünmeyen ve köklü değer yargılarını bir çeşit mahalle baskısıyla hissettiren toplumun ve ailenin ( çoğunluk anlamında ifade ediyorum, elbetteki tersi de mümkün) presini üzerinde hissetmesi mukadderdir. özel hayat kısmı bir derece baş edilebilir ancak iş yaşamında, hele ki bizim gibi tanıdık,cemaat, ahbap, hemşehrilik vb. gibi belli bir mensubiyete dayalı ortak paydanın büyük prim yaptığı gerçekliği sayesinde kendinizi çok geriye çekmeniz, insanlarla olan temasınızı minimuma indirgemeniz demek, oyuna hardest level da başlamak anlamına gelebilir.

    ancak şu var ki, her şeye rağmen insanlarla profesyonel bir mesafe kurmanın faydalı olacağı bir gerçektir. içimden geçen samimi ifade ile özetleyeyim;

    sonra g.tleri kalkıyor
  • 3 yıldır ailem dışında düzenli görüştüğüm insan sayısı 5 i geçmez. mutlu muyum bilmiyorum ama huzurluyum diyebilirim.
  • sadece iyi bir hayat arkadaşı olsun bence gerisi teferruat. akşam eve gelince film izleyip, zifiri karanlıkta sarılıp uyuyabildiğin, suratının küçük bir asıklığını bile anlayıp, kendi derdini zahmetsiz anlatabildiğin, her şeyini anlatıp konuşabildiğin ve onu da dinleyebildiğin biri. hadi diyince alakasız şeyler yapabildiğin, uzaklara gidebildiğin biri.
    öyle çok merkez yapıp, sıkmadan ve sıkılmadan yine de her şeyin olan biri.

    diğerlerinin sadece diğerleri olarak kalmasını sağlayan biri olunca,
    işte o zaman bu tercih gerçekten bir anlam kazanırdı.