şükela:  tümü | bugün
  • üniversite yıllarının çoğunluğunda yaptığım aktivite.
    mecburiyetten yalnız geziliyorsa huzur vermesi pek mümkün değildir.
    kısa bir süreliğine kendini kandırsan da bitişi hep hüzünlüdür.
    saçma sapan kalabalığın içinde bir yere ait olamama hissiyle saatlerce beynindeki sesleri dinlemek, kalabalığa rağmen muhabbet edecek aklı başında bir insan bulamamak ya da bunu yapamayacak kadar asosyal olmanın sonucu sadece hüzündür.
  • her zaman istanbulda yaptığım eylemdir. şöyle beylerbeyinden çıkıp kanlıcaya kadar yürümek, oradan dilenci vapuruna binip bebeğe geçmek veya sabah erken kalkıp adalar vapuruna binip hiç inmeden deniz havası almak, arada sokakta müzisyenlerine 10 tl verip, şu şarkıyı çalın da beraber söyleyelim demek, onlarla biraz sohbet etmek, şarkı söylemek.
    vallahi güzeldir.
  • size hemen bir güzergah çizeyim;

    üsküdar'dan marmaray'a biniyorsunuz. sirkeci'de inip ayasofya'ya doğru yürüyorsunuz. sultanahmet meydanını bitirip beyazıt'ta ilk molayı verdikten sonra kapalıçarşı'dan aşağı kaptırıp eminönü'ne geliyorsunuz. mısırçarşısı, tahtakale derken haliç köprüsündesiniz ( yeni olan ) manyak bi yürüme güzelliği vardır o köprünün. köprüyü bitirip karaköy'ün arka sokaklarından yukarı istiklal'e tırmanıyorsunuz. götünüze güveniyorsanız ordan sol çapraz yapıp tarlabaşı'ndan dolanıp ara sokaklardan tünele dönersiniz. ve tekrar yukarı doğru istiklal boyunca yürüyorsunuz.

    istiklal bitince yine poponuzun durumuna göre sıraselviler'den mecidiyeköy'e, ya da gümüşsuyu'ndan kabataş'a. mecidiyeköy'e giderseniz metrobüsle, kabataş'a inerseniz tramvayla evinize dönersiniz.

    bu küçük turumuzdu. daha büyük turlarda var. ve bu turdaki görülmesi gereken güzellikler. ama yazmaya zaman ve yetenek yok. yürüyün, yürümek güzeldir. hele de istanbul'da.
  • insana huzur veren, sıkılmanın mümkün olmadığı, zamanın su gibi aktığı aktivite. her ne olursa olsun güzel şehirsin be istanbul.
  • tek başına olmak istanbul'da güzeldir.
    1997 den beri her yıl eylül ayının son haftası yaptığım aktivite. daha birkaç gün önce döndüm.
  • ne yazık ki egzoz dumanından zehirlenip sağlığınızdan olmanıza, gasp edilmenize, taciz edilmenize veya bir kazaya kurban gitmenize sebep olabilecek etkinlik. ne yazık ki....
  • öğrencilik zamanlarımda çok sık yaptığım, inanılmaz bir keyif ve huzur veren aktivitedir. insan çok özgür hisseder kendini. ister bir kitap alıp sessiz bir kafede sıcacık bir fincan eşliğinde okursun, ister kalabalık sokaklarda bir yere yetişme telaşın olmadan yürürsün . bazen aklına eser hep önünden geçtiğin ama hiç görmediğin o müzeye girersin. ya da vapura biner deniz havası ala ala başka kalabalıklara gidersin. galatadan çıkıp karaköy'e, fındıklı'ya yürümek, soluklanıp deniz kenarında bir çay içmek gibisi yoktur mesela. sahaflarda kaybolmak, bazen yağmurda ıslanmak, bazen de baharın telaşlı rüzgarını hissetmek yüzünde...

    bu kadar romantizmden sonra istanbul'u artık sevmiyorum, o ayrı konu. sevmeme sebeplerim tüm bunları solladı ne yazık ki.
  • istanbul'da yapılacak en güzel etkinliktir.
  • mecidiyeköy'den taksim'e, istikal'den galata'ya, galata'dan karaköy'e yürüyüp vapurla kadıköy'ye geçip bahariye'den bira alıp moda'da içmek.
  • herşeyi de başlığını açmak suretiyle burda paylaşmayın arkadaşlar rica ediyorum yahu, zaten şunun şurasında içine edilmedik ve zevk aldığımız bir kaç aktivitemiz kalmış onları da burda yazıp haberdar etmeyin şunları ya...

    vallahi sahilde, orda burda attığın turdan vergi alırlar, demedi demeyin. etmeyin!