şükela:  tümü | bugün
  • jalousie, fransızca kıskançlık demektir, belki de burdan gelmektedir...
  • toz tutmaması için yatayların yerine düşeylerinin tercih edilmesi gereken, çoğunlukla perde görevi gören, bazan da dekoratif amaçla kullanılan nesne. iki cam arasında oluşturulmuş düzenekleri de mevcuttur
  • sabah sabah kullanma dersi aldığım mikrosu makrosu olan bişey. şimdi ipini toptan çekiyosunuz, açılıyo, yarı yarıya çekmeye çalışmayın. benim gibi güneş ışığından ömür billah hazzetmeyen insanların dahi havalandırma maksadıyla açabileceği, kullanmasını öğrenebileceği bir şey. valla.
  • tozlandiginda temizligi zordur. kompresor ile dalasi gelir insanin.
  • bauhaus'tan 12 milyon civarina alinabilecek olan gunesten korunma araci. ipini sola dogru cekip birakinca cektiginiz kadar kaliyor, saga dogru cekip birakinca sonuna kadar iniyor. sopasini dondurerek kapatip acabiliyorsunuz. takarken yerler ve pencere kenarlari cok pisleniyor.
  • fransızca'daki jalousie'yle alakası olduğunu anlatan bir hikayesi de vardır bunun. hikayenin kahramanı da pek tabii kocası çok kıskanç olan bir kadın. kocası bu kadının öyle kıskanç ki, kendisinden başkası onu rahat rahat göremesin istiyor. ama kadın da pek tabii zavallım, "hadi evde oturdum, pencereden dışarıya bile bakamayacak mıyım ben?" isyanlarına giriyor. adam da düşünüyor, taşınıyor, haklı olan karısına jaluziyi yapıyor. böylece kadın başkaları onu görmeden pencereden dışarıya gönül rahatlığıyla bakıyor, adam mutlu oluyor, gökten de üç elma düşmüyor.
  • yaz aylarında önüne bir de güneş perdesi takılması gereken hede.
    (bkz: kıroyum ama sözlük yazarıyım)
  • ne zaman kullanmaya çalıştıysam beni rezil eden sinir icat. dört tane ipi var bunun hangi birini çekicem?
  • kediler camda güvercinleri seyrederken bir anda üzerlerine kapatıp arada kalan kedilerin üzerine yaslanmamızı sağlayan aparat.
  • türkçe karşılığı şerit perde olarak geçmektedir.