şükela:  tümü | bugün
  • ön edit: arkadaş az önce belediyeyi aramış ve (özellikle son 2.5 aydır yazılı olarak sürekli şikayette bulunmalarına rağmen) kaçak yapı hakkında encümenden en ufak karar dahi çıkmadığını, para cezası dahi kesilmediğini öğrenmiş.

    hayvansever bir arkadaşın ricası üzerine gündeme getirmek istediğim olay.

    “merhaba, kadıköy cemal süreya sokakta bulunan binamızın altındaki dükkan sahibi arka bahçemizde bulunan acil/afet çıkış kapımızın üstüne tonlarca beton döküp, üstünü pimapen, her yerini de cam ve demirle kapatarak 10 m2’lik bir alanı işyerine dahil etti ve 280 bin tl’ye aldığı dükkanı 600 bin tl’ye satışa çıkardı. yani bize ait içinde sığınağın da olduğu yangın, deprem vs afet çıkışımızı bir güzel gasp etti (böyle yerler bulup genişleterek satıyormuş). bu süre içerisinde iki defa yüz metre ötemizdeki çarşı zabıtaya haber verdim, geleceğiz deyip gelmediler. iki defa telefon ile aradım, gelmediler. aradan bir süre geçince bu kez daha agresif bir şekilde zabıta memuru m. özkılınç’ı binaya getirtebildim, o da dükkanda 5 dakika durduktan sonra benim olduğum kata çıkıp “ya bunu eskiden yapmışlar, biz bir şey yapamayız artık” deyip başından savmaya çalıştı ve “bakın orası yeni yapıldı” dememe kalmadan “hadi iyi günler” deyip gitti. o arada bir takım sıkıntılarım olduğu için bu olayla ilgilenemedim. belediyenin bu tavrının kaç kedinin canına mal olduğunu birazdan anlayacaksınız (afet/yangın/sığınak çıkış kapımızın tapudaki projesi https://ibb.co/zxfnnpl )

    karşı binamızın bahçe katındaki evin sahibi pandemiden dolayı birkaç haftadır yoktu, o arada açık unutulan pencereden içeriye hamile kedi girmiş ve odaya yavrulamış. neyse evin sahibi olan çocuk gelince yavruları bahçeye, anne kedinin olduğu yere çıkardı, yere süt vs koyduktan sonra da kapıyı kilitleyip gitti (yavruların nihayetinde annenin yanında olması lazım. anne alır diye düşündü herhalde). o gün de hava kötüydü ve çiseleyen yağmur aniden sağanağa döndü. saatler sonra sigara içmek için arka taraftaki, yani yüksek duvarlarla çevrili bina bahçelerinin olduğu cama çıktığımda kedilerin hala bahçede olduğunu gördüm. https://streamable.com/ebchkp o yavruların yağmurdan kaçmak için bir yerlere sığınmaya çalışmaları ama sığınacak yer bulamamaları... çok kötü bir manzaraydı. hemen sigaramı söndürüp bahçe katında oturan çocuğun ön sokağa bakan camını tıkladım, ziline bastım ama tek allah’ın kulu yoktu. bahçeye bizim binadan çıkış yok, çünkü dükkan sahibi bir parmağımızı bile bahçemize uzatacak yer bırakmamış! eve geldim, 1 saat sonra tekrar ön sokaktan çocuğun camına tıkladım, zil çaldım yok. 1 saat sonra tekrar gittim, tekrar gittim... o yavru kedilerin can havliyle saatlerce ve saatlerce bağırması... asla unutmayacağım asla... belediye bahçemizi açtırsaydı inip yavruları alabilirdim ama her yer kapalı olduğu için yardım edemedim... kedilerin acı sesleriyle uykusuz gecenin sabahında hemen itfaiyeyi aradım (itfaiyeyi getirmek için yalvardım desem yalan olmaz). ilgili memurlar geldiler https://streamable.com/gi4qkn (burada üstü pimapenle kapatılan afet çıkış kapımız/bahçemiz de görünüyor)

    https://streamable.com/80swo0 ama artık çok geçti. 4 yavrudan ikisi sığınmak için girdikleri küçük bir delikte boğulmuş (bir tanesi gözümüzün önünde can çekişe çekişe öldü), son kalan kediyi kurtardık ama o da birkaç saat sonra öldü.

    belediyede sırtının sağlam olduğunu ima eden dükkan sahibi ve sorumsuz belediye yüzünden ben de dahil kaç komşumun gözü önünde o kediler bağıra bağıra, can çekişe çekişe öldüler. karşı komşumuz olan 90 yaşındaki teyzenin “kediler ölüyor, biri yardım etsin” diye bağırmasını asla unutamam...

    şimdi sonuca dönersek... 6 mayıs’tan beri yaptığım onlarca yazılı şikayetim de maalesef işe yaramadı ve belediye afet çıkışımızı kapatan dükkana bırakın ceza vermeyi, şu an acil olarak satılmaya çalışılan dükkana kaçak yapı tutanağı bile asmadı. bunlara güvenmediğim için önceki gün çevre ve şehircilik bakanlığına durumu bildirdim. onlar da belediyeden bilgi istemişler ama koskoca bakanlığa ne adres, ne detay verilmemiş ve mail atarak tekrar adres bilgimizle beraber bunca sene belediyenin dükkanla ilgili direnme sebebinin araştırılmasını istedim. çok ilginç bir şekilde belediye dükkana dokunmuyor, dokunmuyor, dokunmuyor! (bakanlığa bilgi vermeyen belediye ertesi gün 02-06-2020 tarihinde 145/000001 sayı ile tutanak tutulduğunu söylüyor ama icraat yok. daha yıkım kararı çıkacak da, bu tebliğ edilecek de, ölme eşeğim ölme. afet çıkışımız kapalı diyorum, can güvenliğimiz tehlikede diyorum, bir kedinin ihtiyacı olsa inemiyoruz diyorum... afet çıkışımız olduğu için orayı bir haftada dükkan sahibinin başına yıkmaları lazım ama yapmıyorlar! belediye hiçbir şey yapmadığı geçen yılların üstüne bir de 2.5 aydır sürekli oyalayıp duruyor ve dükkan sahibi de işyerini satıp kaçmak için bir güzel zaman kazanıyor. uğraş ki uğraş yani!)

    yavru kediler konusunda bir suçum olmamasına rağmen çok vicdan azabı çekiyorum. keşke zamanında daha çok uğraşsaymışım diyorum. binamızda gencecik öğrenciler oturuyor. yarın öbür gün sokakta yangın vs olduğunda bu çocukların acil çıkıştan kaçacak yeri yok. bunu defalarca belediyeye söylememe rağmen gıdım gıdım ilerliyorlar. bir daha vicdan azabı çekmek istemiyorum. iki cümle yazmanız bile yarın bir gün daha büyük faciaların yaşanmasına engel olacak. herkese şimdiden teşekkür ederim.”

    kadıköy belediyesi twitter hesabı; https://mobile.twitter.com/…twcamp^serp|twgr^author

    şerdi dara odabaşı twitter hesabı; https://mobile.twitter.com/…twcamp^serp|twgr^author
  • kardeşim haklısın da mahkemeye versene. mülkünü işgal ediyorlar, ne zabıtayla uğraşıyorsun.
    10 metre kare de olsa tapulu mülkü gasp var.
  • kadıköy belediyesi’nin acilen gerekeni yapması beklenen olaydır.

    olan biteni okuyunca üzülmemek elde değil. iki yavru kedi boğulmuş, diğerleri de telef olmuş. bugün bu kedilerin başına gelenlerin yarın olası bir durumda o binada yaşayan insanların başına gelme olasılığı da maalesef çok yüksek. burada belediyeye görev düşüyor. umarım bir an önce bu hatadan dönülür.
  • zabıta ne işe yarar çözemiyorum. bekçilere çok laf atıyoruz da zabıtalar bunlardan da beter. bu adamların tek yetkisi simitçi, saatçi kovalamak mı?
  • haklı bulduğum rezalet, kadıköy belediyesi liyakat, hak-hukuk lafta kalmasın! bir zahmet göreve.
  • belediyenin kedilerin olmesinden dogrudan sorumlu oldugunu dusunmuyorum. cok cok cok dolayli bir sekilde evet, olabilir ama belediye sadece sikayete ragmen gaspedilen araziyle ilgilenmedigi icin sucludur. orayi gaspeden serefsize hic girmiyorum zaten. tam bir cakal esnaf profili.

    o kedilerin olmesinin sorumlulari, ricada bulunan hayvansever bir arkadas ve kedileri evden atan o cocuktur. hadi cocugu gectim belki umrunda degildi atti kedileri bahceye de hayvansever bir insan o yavru kedilere en azindan buyuyene kadar her turlu sahip cikardi. bence siz o hayvansever bir arkadasin hayvanseverligini bir sorgulayin. bile bile yavrularin olumunu izlemis.

    yani bu biraz sunun gibi; belediye bize isyeri acma ve calisma ruhsati vermeseydi biz isyerini acamazdik. isyerini acamayinca is makinelerimiz de olmazdi. boylece isyerine giren kedi de is makinesinin altinda dogum yapamazdi. o zaman isyerindeki en sicak, pis ve tehlikeli yer olan is makinesinin altina girip orada dogum yapan kedinin yavrularindan biri de olmezdi. simdi taa en basa donelim, bu yavrunun olumunden bize ruhsati veren belediye sorumlu...

    oldu mu? olmadi...
  • yazık hayvanlara çok üzülüyorum, insanların elinden çektikleri nedir böyle.
    edit: andavalın biri yazmış özelden afrika'da kaç insanın öldüğüne bakmıyorsunuz komiksiniz falan filan. gerizekalı mısınız siz kardeşim? onla onun ne alakası var? ayrıca kim dedi afrika'daki insanlarla ilgilenmiyoruz diye? afrika'daki insanlar aç diye türkiye'deki kedileri de mi öldürelim, keselim yiyelim mi ne yapalım amk? hayvanlar öldü diye üzülmek bile suç oldu orospu çocuklarının arasında ya. derdinizi, yolunuzu sikiyim sizin.
  • itfaiyeci arkadaşlar merdiveni 45 derecelik açı yani maximum 2.30 metrelik bi duvara dayamışlar, şimdi o duvara tırmanılmıyor mu?

    black mirror bölümü gibi hikaye, 4. kattan ile kedilerin ölümünü çekmek.
  • konu hakkında yazılanlara bakıyorum ve anlıyorum ki herkesin neyin suç sayılacak denli önemli olduğu konusunda hemfikir olmak yerine suçluyu aradığı bir dünya bu artık. kimse "peki tüm bunlar olurken ben ne yapıyordum?" demiyor.

    yaşam hakkının kutsallığı noktasında birleşemiyoruz çünkü ineği kesip yiyen kedinin de üstüne betonu döker yani. yaşam hakkının kutsallığını kabul, üstün bir medeniyet meselesidir ve medeniyet hala hiçbir ülkede tam olarak gelişmemiş, dolayısıyla toplumsallaşmamış ve kişisel bazda kalmıştır.

    hayatlarımız günahlarımızın bedeli. bu cehennemi biz yarattık.
  • (bkz: şerdil dara odabaşı)

    "chp'de bu tiplerin ne işi var?" sorusu sorulduğu zaman sorun da çözülür.