şükela:  tümü | bugün
  • geçen gün fark ettiğim gerçek. senarist dikkat etmiş midir, natuk baytan bilerek mi karakterize etmiştir bilemem ama korkusuz korkak filminde altmetin olarak bir pinokyo hikayesi vardır. şöyle ki: mülayim sert tıpkı jekyll ve hyde ikiriciliğine sahip karakterdedir. gerçek bir insan/erkek olamamış, toplumun ona dayattığı yükümlülüklerin altında sinmiş bir durumdadır. pinokyo hikayesinde pinokyo, insan olmak için okuluna gitmeli, babasını, peri annesini memnun ermeli. mülayim de benzer şekilde önce müdürünü sonra patronunu memnun etmeli.
    mülayim iş yerine giderken sürekli onu yolundan çeviren ona engel olan bir çevreye sahiptir. mülayim işe geç kaldım 7.30 treni şimdi geçti dediği yerde ona engel olmak isteyen, yalanlarını severek dinleyen bir çoğunluk vardır. bu durumun aynısı pinokyo masalında vardır. mülayim'in mesela yani'sini hevesle dinleyen, her zaman bu numaraya düşen bir çevresi vardır. mülayim'in yalanları onu modern bir pinokyo yapar. ipleri başkasının elinde, baskıcı bir toplum tarafından çevrelenmiş durumdadır. merhaba canım diye selam verdiği adamı aslında hiç sevmediğini öğreniriz ama ev sahibesi, iş arkadaşları onu hor görür.

    karakterleri analiz ettiğimizde benzerliği daha da iyi görürüz:

    kör hamza ve topal hüsnü pinokyo'daki topal ve kör dolandırıcı dilendiricilerin aynısıdır ve mülayim'i de kör hamza dolandırır.
    kör ve topal

    baba karakteri olarak gepetto korkusuz korkak'ta doktordur. hatta oğluna benzetir doktor mülayim'i. ve mülayim'e özgürlüğünü, gerçek insan olma imkanını verir. mülayim için öleceğini öğrendiği an çok önemlidir. gerçek insan olması her şeyi kaybedeceği noktada gerçekleşir. kendisini kullanan insanlara aldırış etmez. patrona müdüre kafa tutar ve saygınlığı da artar. gerçek insanlığı da bu noktadan sonra deneyimler. ölmeyeceğini öğrendiği noktada ise yine kukla olma yolunda ilerler.

    mülayim'in patronu ise pinokyo'da sirk işleten devasa adamdır. pinokyo'nun her şeyinden faydalanan bu devasa adam fiziki olarak da mülayim'in patronuna benzer.

    peri anne olarak hemşireyi görebiliriz. mülayim'i kurtarmak için çok çabalar, onun yanında hep iyi bir karakter olarak durur.

    çekirge ise amorti kazım'dır. mülayim'e değişim için şans verir, onun hayatını değiştiren kilit bir karakterdir. ve tip olarak da benzerler. şapkası, ortaya bir anda çıkması benzerliklerdir.

    özetlemek gerekirse mülayim, gerçek insanlığı öleceği gerçeğini kabullendiği noktada elde eder, ama bunun farkına varamaz. bu olay tıpkı pinokyo'nun aynalarda kendisini insan olarak gördüğü yanılsamasını anımsatır. pinokyo da insan olabilmek adına canını sürekli tehlikeye atar. iki karakter de toplum normlarına uyamadığı noktada silinip gidecek, kukla olmaktan öteye geçemeyeceklerdir.
  • yukaridaki entry'yi de dogru bulmakla beraber, aslinda id ego superego icin bir ideal benlik kurulma sureci olarak incelenmeye cok musait bir filmdir bu.

    mülayim sert, burada anne, baba ve toplum (mulayim'in patronu, is arkadaslari, ev sahibi, kor hamza, topal hüsnü, arap, hemsire vs) tarafindan, 'bireyden olmasi istenen ideal benlik' olarak var edilir. isine gidip gelen, itiraz etmeyen, hicbir seye karsi cikmayan, dayatmalara boyun egen, toplumun idealine uydugu icin "iyi" kabul edilen bir kisidir bu. (simgesel duzendeki ideal egoya ulasmaya calisan kisidir)

    mulayim'in olecegini fark ettikten sonra agresiflesmesi, saldirganlasmasi ise, tam bir 'kastrasyon anksiyetesi' ornegidir. burada baba figurunun varligi ile istenen 'ideal ben'e ulasma bilincinde olan mulayim'in olecegini fark ettigi an, aslinda, simgesel duzenin boslugunu fark ettigi ana denk gelir. simgesel duzenin yoklugunu fark eden mulayim sert; kaba, her seye itiraz eden, sosyo kültürel normlari hice sayan, sadece kendini var sayan bir karaktere donusur (id). ego ideali ve idin yer degistirmesi uzerine kurulu bir kurmaca icinde mizah da, tam olarak id-ego yer degisimi sirasinda yasanan catismalar ile; kastrasyonla baslayan simgesel duzenin kabulu ve reddi olarak kendine yer bulur. bu da, ego yikimi ile sonuclanan bir sureci ortaya cikarir. (kendini öldürmek icin eline bomba almasi, kendine kiralik katil tutmasi vs.) tekrar ölmeyecegini ogrendigi anda da, aksiyete, simgesel duzendeki ideal egoya ulasmaya calisan 'mesela yani'ci mülayim'e donusmektedir.
  • tespit gibi tespit... hll spr dvm!