1. ince i$tir, zeka gerektirir, kavga sebebidir cok zaman
  2. -tanri saniosun kendini ama bi bok deilsin
    -tanri olsam seni yaratmazdim zaten
  3. gercekten ince istir bu ve hakkiyla yapildiginda o kadar buyuk haz verir ki bagimlisi olursunuz, durmak isteseniz de duramazsiniz. hafizanin, zekanin ve ifade gucunun leziz bir karisimidir laf sokmak... hakkinda laf sokulacak konunun cok taze olmamasi ayrica guzeldir, cunku konu tamamen unutulmusken (yani kurban oyle saniyorken) ve kurban yedigi haltin tamamen aksi bir soylemde bulunuyorken (yarabbim ne talihsizlik!), hem de bunu hararetle savunuyorken en dogru vakit gelmistir.
    mumkunse kurbani o yondeki soyleminde azdirmaya calisin ki sokacaginiz laf tam yerine otursun. konuyu yonlendirin ama bunu cok usturuplu yapin ki bir laf sokma hazirliginda oldugunuzu cakmasin, anlarsa "tabi bu benim yaptigimla ayni diil cunku ben..." vs. diye baslayip kivirabilir. sanki onunla ayni fikirdeymis gibi bakin ama ayni fikirde oldugunuzu belirtir birsey soylemeyin. o kendiliginden cosacak ve kivama gelecektir. veeeeee simdi oltaya asilin! soktugunuz laf uzun olmasin, birkac kelimelik bisey olsun, etkisi artar... bu kelimeleri soylerken kurbanin direkt gozlerine bakin... bakin ve tane tane konusun... soktugunuz lafin yerine oturdugunu kurbanin gozlerindeki acidan anlayabilirsiniz.
    isiniz bitti, kurtulmaya cabalayacaktir ama hic bir sey soylemeyin, sadece "tabi tabi..." der gibi bakin ve konuyu kapatin. ne de olsa siz soyleyeceginizi soylediniz, bu buyuk gurur size hayatinizin sonuna kadar yetecektir. insanlari acitarak beslenen bir laf sokma canavari olarak mutlaka herkesin hatalarini not alin ve ileride sokabileceginiz laflarin senaryolari icin hazirlik yapin...
    ya da gelin siz normal bir insan olarak hem kendi hatalarinizi hem de baskalarininkini affetmeyi ve unutmayi ogrenin... o guzelim hafizanizi, zekanizi ve de ifade gucunuzu ne size ne de baskasina hayri olmayan bisey icin harcamayin...
    siz bilirsiniz yani...
  4. parlak zekanin urunu, etrafimizdaki ayi potansiyelinin giderek artmasi sebebiyle herkese lazim olan guzide sanat.
    icra edenler arasinda cem yilmaz in yeri bir baskadir.
  5. sanati kurallarla açiklamak sanatin özüne saygisizlik olabilir.ama güzeligin altin orani oldugu gibi bu sanatinda bazi incelikleri vardir.
    en sik kullanilan fizik kuraliyla söyle izah edilir.
    1/f laf kaldirma = v (batan/sokulan lafin hacmi) x d (sokulan lafin agirligi)=
    1/f sokulan lafin agirligi
  6. bu sanati en ince sekilde icra eden insanlar, laf soktugu kisiyi "ulan acaba burda bana geçirme mi yapiyor, yoksa baska bir sey mi demek istiyor" seklinde ikilemde birakacak bir söylemde bulunarak olasi karsi taarruza mahal verdirmeyecek kadar isinin ehli kisilerdir. laf sokulan kisi iskilli bir sekilde soru isaretleriyle cebellesirken, ortamda bulunan diger insanlar içlerinden "güzel göt etti harbiden, tebrik eder üstün basarilar dilerim" seklinde düsünerek sanatkara olan hayranliklarini titrestirirler. sanatkar sigarasindan derin bir firt çekip birasina asilir, büyünün hazzini yasar.
  7. sozluk tabirleri dahilinde "ayar verme sanati" olarak da bilinen kavram.
  8. bu sanati icra eden kisiler once pek bir ilgi toplarlar. herkes "x y yi nasi da bozdu ya. kirk yil dusunsem aklima gelmez o laf. bak hala guluyorum aauahauha" seklinde konusur hatta yeri gelince tartismalarda gulmek icin yerlerini alir ve kahkahalari patlatirlar. bahsi gecen sanatci kisi de laf sokmanin verdigi dayanilmaz haz ve insanlarin de kahkahalarla gaza getirmesiyle artik alir basini yurur. o artik cevresinde bulasilmayacak insan olarak taninir. ne var ki, gun gelir kisi butun arkadaslarini kaybettigini farkeder. o etrafindaki saksakci tipler mi? onlar zaten hicbir zaman arkadaslari olmamislardir.
  9. tarih, laf sokma sanatının köklerine şöyle iner. bir adam bir gün kavga etmek yerine küfür etti. ya kavga edeceği adamı dövemeyeceğini anlamıştı, ya da bir nedenden dolayı korkuyordu. sonuç olarak vuruşunu sözlerle yaptı. sözü de "vurmak"tan türemiş "sikerim" türü bir şey oldu.* uygarlık bazılarına göre o zaman kuruldu. sonra adamımız uygar olmayı herkese öğretmeye çalıştı. o uygarlığın öğretmeni olunca, istediği her kadınla yatabilir oldu. herkes ona paralar verir, ondan yardım dilenir oldu.
    sonra adamımız baktı ki herkes küfredebiliyor. gücünü kaybeder oldu. kadınlar yatağına girmez oldu. para kazanamaz oldu. o da bir gün, küfür kullanmadan küfretmenin bir yolunu buldu. çünkü bu sefer küfrettiğinde de dayak yiyebiliyordu. "sikerim" demek yerine "aman dikkat et sikmesinler" dedi. herkes çok şaşırdı. nasıl olmuş da böyle laf sokmuştu? tekrar kadınları oldu, parası oldu. bazılarına göre de, sanat böyle doğdu.*

laf sokma sanatı hakkında bilgi verin