crimsonoise

  • 344
  • 5
  • 1
  • 0
  • 3 gün önce

otobüste yaşanan dumur olaylar

ekşi sözlüğe sunayım sıcağı sıcağına

en ufak bir abartı yada eklentim varsa siksinler.. tamamen olduğu gibi anlatıyorum..

gözcübaba durağından geçen 14b(umraniye) otobüsüne bi işaret çakarak durdurdum ve atladım. orta kapıya kadar ancak ilerleyebildim ve orada kendime nefissel bir yer edindim. mp3 çalarımı kulağıma geçireyim mi geçirmeyeyim mi düşünüyordum ki gözüme otobüsün camlarına yapışmış "lütfen cep telefonunuzu kapatınız" çıkartmaları ilişti..
cep telefonuyla fazla haşır neşir olmamış, nerde kapatılması gerekli, nerde açılması lazım bilmeyen bir insan olarak şöyle düşündüm "olm randevuna geç kalmaktasın, şimdi arkadaşın seni 'nerdesin' diye arar, çaldırır, yolcularla papaz olursun, en iyisimi kapat komple".
ve cebimi kapattım. bi 3 dakka ilerledi otobüs.. düşünmeye devam ettim.. "vay be, ya herkes benim gibi ince düşünüp telefonunu kapatmış bir durumda yada tahmin ettiğim kadar arama trafiği olmamakta insanlar arasında"...
öyle ya içerde telefon sesi duymamıştım o ana kadar..

neyse sadece 38 saniye sonra birinin telefonu çaldı.. son derece soğuk kanlı bi şekilde cevap vermeye başladı abim..
40-50 yaş arasındaydı.. otobüs içerisinde çok sesli bir şekilde konuşmaktaydı telefonuyla.. ilk başta otobüsteki insanlar yavaşça homurdandı, sonra sivrilen insanlar çıkıp amcamı uyardı. hatta bağırdılar bile bu kişiye. amcam telefonu kapattıktan sonra bir kişiye döndü ve olayı kişiselleştirdi. şöyle dedi "ne baarıyon lan" "muhatabı olan genç sarışın çocuk beklenilenden cevval çıktı "dayı bana artislik yapma bak"
dayı ise hiç ama hiç alttan alacak cinsden değildi
"lan olm halk adına konuşuyosun ama sanane , halk kendi adına konuşamazmı, sen avukatmısın"
"dayı akıllı ol"
"olmassam noolur lan"
o sıra pek tabii toplumsal dayanışma, kendi içerisinde voltran oluşturup hep birlikte telefonla konuşan dayıya yüklenmeye başladı..
tartışma gittikçe hararetlenmeye başlamış, telefonla konuşan dayı ise tamamen kendini kaybetmiş, işi terbiyesizliğe, cengaverliğe vurmuştu. olm lu molm lu , lan lı lunlu konuşmaya başlamıştı..
toplumsal birliktelikten biri bi ara dayının ağzının payını verecem misali şöyle dedi..
"bana lan diyemessin, sen kimsin bana lan diyosun"
bunun üzerine telefonla konuşan, o vakte kadar her kezin ya sabır diyip alttan aldığı amcamız şöyle bir cümle sarfetti..
"lan da sensin hıyarda sensin, orospu çocuğu da sensin lan!!
bunun üzerine zaten manyak gerilmiş ortam öyle bir boşalır ki... 5 ila 7 kişi kah uçan tekme, kah döner yumrukla öyle bir sanat icra ederki amcamın vücudunda.. ağız burun bırakmazlar.
şaban filmindeki ki gibi dışardan biri şevket altuğa "abi içerde noluyo?" diye sorsa o durumda, şevket altuğun vereceği cevap bellidir. "nolucak toplumsal güç içerde doğrama yapıyor"
ben o sıra camdan dışarı bakmaya çalışıyorum "çaat" "çuut" sesleri araç içinde yankılanmaya başlayınca kafamı çevirdim. bi baktım amcam yerlerde sürünüyor.. otobüsün içinde bir de polis vardı.. o da tüm çaresizliğiyle ayırmaya çalışıyordu. fakat ayırıyorum ayağına garibana bi kaç tekmede karambolde o sallamadı değil,... neyse sonunda adamı karga tulumba otobüsten attılar..
sonrasında otobüs içersindeki herkez olayla ilgili yorum yapmaya başladı.. ben, bu tip bir olaydan etkilenmeyecek, yaşamının her anında bu tür maceraları, hatta daha kötüsünü deneyimlemiş, görmüş geçirmiş bir delikanlı edasıyla cebimden mp3 çalarımı çıkarmaya çalıştım. "olur öyle" vakurluğuyla radiohead dinleyecektim hesapta.
fakat az önceki olaydan dolayı bünyem o kadar ambale olmuş, dengem o kadar bozulmuş tu ki resmen titriyordum, dolayısıyla mp3 çalarımın kordonunu rigth ve left olarak bi türlü ayrıştıramıyordum.. en sonunda kimse bakmadan gizlice ayrıştırdım..
işiin daha da garibi altıyola gelirken pörtlek gözlü birinin telefonu çaldı.. o mal hiç bir şey olmamış gibi telefonuyla konuşmaya başladı. yine arkadan biri bağırdı..
"arkadaşım telefonla konuşmak yasak aloo, demin kavga oldu , lan ne tiyniyetsiz insansın sen be"
bunun üzerine önümdeki adam atladı
"ya ne biçim insanlarsınız siz be, deminde adamcağız sizin yüzünüzden dayak yedi, bi susun be... tel le konuşmak neyi etkiler kardeşim..
haydaaa....
ben dumur üzerine dumur yemekteyim... ama bi yandanda şarkı dinliyom siklemiyom hesabındayım..
ikinci kez uyaran adamla ikinci kez tel le konuşan adamı savunan kişi birbirlerine girmekli oldular. (evet karışık dimi, fakat bekle bi)
cep telefonunun otobüsü negatif etkilemeyeceğini savunan, bu yüzden ikinci kez yüklenilen adama arka çıkan genç ise şöyle bir müdehaleye maruz kaldı..
"dayak yiyen adam haksızdı ama, arkadaşlar haklı"
bunu söyleyen kim miydi?
ikinci kez uyarılan tel le konuşan adamdı bu..
genç "abi ben seni koruyom ama" diyecek oldu
cıngar çıkmaya az kaldı. ben delirmek üzereydim.
şöför otobüsü durdurup.. "yeterin lan sinsilenizi sikerim sizin terbiyesizler" şeklinde ayaklandı ki otobüsün açık kapısından (1. kapı) topuklarım götüme vurarcasına koşup attım kendimi dışarı..
olayın hala rüya olduğuna inandırmaya çalışıyorum kendimi...

devamını okuyayım »
12.03.2006 02:25