şükela:  tümü | bugün soru sor
  • talk talk efsanesinin görkemli finali.. 91 tarihli son stüdyo albümleri..
    spirit of edenda bu dünyanın ipini çekmişlerdi zaten.. ama laughing stock, epitaphları oldu..
  • çok sesliliğin arkasındaki suskunluk insanı büyülüyor. albümdeki parçaların sözlerini mark hollis ve tim friese beraber hazırlamış.

    albümdeki şarkılar :
    1. myrrhman
    2. ascension day
    3. after the flood
    4. taphead
    5. new grass
    6. runeii
  • gulunc duruma dusmek, kendine guldurmek vs. anlamina gelen* (sanirim daha cok tasak malzemesi olmak) ozlu soz.
  • ingilizcede koyun devamli surette komik olmaya calismadan komik duruma dusen kisisine verilen isim. bir tur charlie chaplin. bir tur soytari ama soytarinin bile halk nezdinde kral cok sisko diyebildigi yani efenim sistem elestirisi getirdigi icin bir sayginligi vardir**. laughing stock denilen kisileri hakan sukure benzetebiliriz. onlarsiz olmaz, onlarla hic olmaz* koyun hacilari bu kisilere allah mustahakini versin derler, koyun cocuklari koyun delisiyle bir olup bu sahislari taslarlar. garip bir haldir.
  • ing. maskara.
  • gelmiş geçmiş en iyi albüm olabilir bu.

    (bkz: mükemmeliyet)
  • türünün son örneklerinden bir baska obsesyon ürünü loveless gibi*, bazi albümlerin üzerine baska albüm yapilmaz.
  • ing. argo. ortamda dalga geçilen kişi. türkçe'de en yakın kullanımı için (bkz: taşak oğlanı)
  • gece 2'de yalnız eve gelip, hayvani baş ağrısıyla hoparlörden dinlemelik albüm. her ne kadar her şeyini delicesine sevsem de ascension day - after the flood geçişinde crescendo'nun ortada kesilmesini hala sevemedim, onun dışında kusursuz albüme yakın bir şey laughing stock.

    myrrhman'in mark hollis imzalı vokallerinin girişi "yalanası albüm girişleri" listesi yapılsa svefn-g-englar'ın altında ikinci sırada yer alır.
  • bazı albümler tamamen bireysel amaçlı yapılıyor. yani o albüm yapılırken, kaydedilirken, mix'lenirken, mastering'lenirken, -yapımcı değilse de- o albümü üreten adam, kaydettiği albümün kitlelerce dinlenmeyeceğini, fakat kemik kitlesinin o albümü bağrına basacağını, adeta mukaddes bir şeymişçesine yaklaşacağını biliyor, tahmin ediyor. laughing stock öylesi bir albüm.

    eminim ki şarkıları üretirken, yaratırken, bu adamların suratlarında hep o ne yaptığını bilen müstehzi bir gülümseme vardı. gitarları kaydederken, elemanlar birbirine bakıp, 'lan... olm oldu ya...' gibisinden konuşmalar yapıyordu: 'bu albüm satmayacak, ama harika bir şey çıkarıyoruz ortaya!'

    bir albüm iddiasızlığıyla da iddialı olabiliyor. hatta bu özelliği o albümü, dinleyenleri gözünde bambaşka bir yere koyabiliyor. ne gibi mesela? labradford'un e luxo so'su böyle. bohren & der club of gore'un dolores'i böyle. tür olarak bahsetmiyorum, etki burada kastım.

    bugüne kadar spirit of eden diyordum, ama laughing stock... talk talk neyi tam olarak yapmak istemişse, hepsini bu hepi topu altı şarkılık albüme saklamış.