şükela:  tümü | bugün soru sor
  • normal şartlarda türk insanı keskin bir görüşü savunurken savının daha sempatik görünmesi için savunduğu görüşle ters orantılı kuramlara karşı yumuşak olduğunu ama işte bu görüş yok mu bu görüş... diye devam eder. mesela kürt sorununa karşı çıkarken “benim kürt arkadaşlarım var”, alevilere alttan çakarken “has alevi dedeleri önce muhammet der, en sona aliyi de severim der” falan diye zırvalarlar. bu yüzden şimdi savunacağım görüşü bu şekil saçma argümanlarla süslemeyeceğim vesselam.

    lgbt denen olay tamamen hormonsal hastalıktır. eğer küçüklükte çocuğunuzda, yeğeninizde, öğrencinizde bu belirtileri gösteren çocuklar görürseniz önce anne babasıyla sonra da konunun uzmanlarıyla bunu mutlaka müzakere edin. hiçbir anne baba çocuğunun ilerde cinsiyetini değiştirmesini, hemcinsinden hoşlanmasını, cinsiyetinin gerektirmediği şekil davranılmasını istemez ve arzu etmez. ağaç yaş iken eğildiği gibi hormonlar da daha küçükken bilinçli bir şekilde kontrol altına alınabilir. sadece hormon demek konuyu kısırlaştırabilir tabiki de bu noktada psikologlara büyük iş düşüyor. olayın farkına vardığınızda eğer yaş kemale ermişse artık daha fazla zorlamayı da ben insan haklarına aykırı buluyorum. çocuk dünyaya engelli geldikten sonra tüm tedavi yöntemlerini dener anne baba fakat eğer düzelmezse çocuğunu atmaz. bilakis daha fazla şefkatle bağrına basar. ama hani o denen erken teşhis var ya, işte ona çok büyük iş düşüyor. peki hali hazırdaki yetişkin lgbt bireyler ne yapmalı? onlar bu işin en büyük mağdurları. onlara tavsiyem geleceğimiz olan çocuklarımızı bu tür şeylere özendirmekten kaçınmalılar. alenen değil daha gizli olarak ilişkilerini, davranışlarını sergilemeliler. dünyada her geçen gün daha da popüler bir hal alan bu hareketin içinde olmamalılar. sizlerden zaten yeni bir nesil beklentimiz yok. bari bizlerin çoluğu çocuğunu düşünmelerini naçizane tavsiye ederim kendilerden. saygılarımla.

    edit: dünyayı sadece kendi pineklediği ülke sanan yazar arkadaşa cevabım: amerika’da eastern zaman diliminde gece 10’ civarı yazdığım bir entrydir. ve yazarkenki motivasyon kaynağım sadece çocuklarımızdır. 7 yaşındaki erkek çocuğunun hareketlerini iş yerinde üzülerek anlatan amerikalı meslektaşımı düşünerek anlattım.

    yediğim küfürlerin editi: mesaj kutum eşcinsel ve eşcinsel adayı arkadaşların küfürlü mesajlarıyla doldu. ne ana bıraktılar ne kız kardeş. ne yobazlığım kalmış ne nefret suçu işleyen caniliğim. işin ilginçti ne kadar bu “hasta” ları savunan başkaları varsa hep şurdan girer başkalarının damarına : “ya bu insanlar şöyle hoşgörülü şöyle düzgün böyle kalbi temiz bla bla” ulan adresimi bilseler derimi yüzmeye ekip yollayacak kadar gözü dönmüş insanlar olduğunu sağolsun gösterdiler. entrmi yazarken özellikle dikkat ettim çirkin ifade kullanmamak için ama bu işin ne denli tehlikeli ve ilerde önünün alınmazsa bizi büyük sıkıntılara sokacağını görmüş oldum.

    editcan: uzman doktorlarımız da bu işin hastalık olduğunu defaatle vurgulamamı istediler. ve ayrıca bir alttaki referansları da çok afedersin şeyime takmoyırum. herhalde onedio okumadığımız için cahil damgası yiyecek değiliz.
  • dünya sağlık örgütü, eşcinselliğin hastalık olmadığını açıklayalı yıllar geçti. yabancı dil bilmeyenler için türkçe açıklama okuyup öğrenin

    (bkz: bilmediğin boku git mektebinde oku)
    (bkz: cahil cahil konuşmak)

    edit: şurada dursun

    edit 2: bu da burada dursun
  • (bkz: lgbt olayi)
  • bence hastalıktır, skerler dünya sağlık örgütünü.

    allah'ın yaratmasında kusur bulamazsın.

    dünyanın en iğrenç şeylerinden biri eşcinselliktir. bundan daha da iğrenci eşcinselliği normalleştirmeye çalışmaktır.

    eşcinsellik sapıklıktır ulan, saa pıık lıık tııırrrrr.

    sapıklıktır.

    editasyon: sözlük ibnelerinden bir ton mesaj, hakaret, küfür yağdı. normaldir, arka kapıdan girenlerde bu tip kabalıklar olabilir diye düşünüyorum. aslında haklılar, bir erkeğin, diğer bir erkeğin dışkıladığı deliğe cinsel organını sokması kadar normal bir şey olamaz. işte bu aşktır, işte bu sevgidir, işte bu vıcık vıcık boklu deliktir... sizi kırdığım için özür dilerim.
  • yine bir uzman cahilimiz oturduğu yerden tespit yapmış. sabahın 6 sında bunu sözlük e yazmasına bakarak bütün gece hangi dürtüsünü bastırmaya çalıştığını siz daha iyi tahmin edersiniz .
  • yazar engelleme ve cahil yazar tespit etme açısından güzel başlık.
  • yine tespit sıçılmış. lan ne zararı var eşcinsellerin size? bırakın yaşasınlar hayatlarını. bunu yazanın travestilere ağzı sulanıyordur kesin.
  • lgbt'yle ilgili yazılar yazarken "bence" diyerek, kısıtlı ve bilgisiz görüşler çiziktiren başlıktır. konuyla ilgili okumak zor geliyorsa, izleyin. cahil kalmayın

    doğaya aykırı bir durum olduğunu savunanlara gelsin:

    "doğa, eşcinsel davranışı defaatle gösteren bir sistem" diyen prof. dr. sevil atasoy, lgbti hakları konusunda yaptığı konuşmada ülkemizin ve bireyler olarak hepimizin tek tek alması gereken çok yol olduğunu belirtiyor. sadece eksik yasaları değil, zihniyetimizi değiştirmemiz gerektiğini anlatırken, bizden de bir ricası var: herkesin yaşama ve istediğini sevme hakkını kabullenip bunu diğer insanlara anlatmamız."

    sevil atasoy, kriminalist

    prof. dr. sevil atasoy, alman lisesi ve istanbul üniversitesi kimya fakültesi’nden mezun oldu, biyokimya alanında uzmanlık ve tıp bilimleri doktorası yaptı. cerrahpaşa tıp fakültesi’nde öğretim üyeliğinin yanı sıra, 1980-1993 arasında adalet bakanlığı adli tıp kurumu kimyasal tahliller ihtisas dairesi başkanlığını, istanbul üniversitesi adli tıp enstitüsü’nün 1987-2005 yılları arasında müdürlüğünü yürüttü ve 2009’a kadar öğretim üyeliğini sürdürdü.

    2005-2009 arası, hürriyet gazetesinde haftalık adli bilim yazıları kaleme aldı. 2005-2010 arasında birleşmiş milletler uluslararası uyuşturucu kontrol kurulu'nun başkanlığını üstlendi. ayrıca, mağduriyet projesi’nin yürütücüsü, kanıt adlı televizyon programının konsept sahibi ve hikâye danışmanı, teşvikiye laboratuvarı, ıfss ve s. atasoy-ekinci danışmanlık şirketlerinin sahibidir. halen üsküdar üniversitesi rektör yardımcısı ve suç önleme merkezi müdürü olarak görev yapmaktadır.
  • bu şekilde açılan kaçıncı başlık ve hepsi de argümansız, kanıtsız.
    moderatörler neden kapatmıyor bu başlıkları?