şükela:  tümü | bugün
  • kısacası sürekli dinlemektir biliyorum ama, hiç bir zaman bir altyazılı video'yu veya direk bir yazıyı okurken anladığım kadar rahat olamadım dinlediğimi anlamaya çalışırken, hep pürdikkat kesilmem gerekiyor. kolaydan zora, zorluk sırasına göre dizersek benim için sıralama böyledir:

    1. okuma
    2. yazma
    3. konuşma
    4. dinleme

    bir gün ingilizce bir şeyler dinlerken türkçe gibi gelecek midir bana, veya ikinci dil olarak ingilizce listening'i çok gelişmiş olanlar, tam olarak hızlı bir şey'i dinlerken bile ana dili gibi anlıyorlar mı, ve çok iyi bir seviyeye getirmenin farklı yolları var mıdır, merak ediyorum.
  • gözü karartıp ana dili ingilizce olan bir yere gitmek. hatta yanınızda size yardımcı olacak kimse yoksa çok daha güzel. başı sıkışınca öyle güzel öğreniyor ki insan.

    tabii bunu yapma şansı yoksa ingilizce yayın yapan televizyon kanallarını takip etmek de işe yarar. "ya anlamazsam" diye tedirgin olmak çok doğal ama o comfort zone terkedilmedikçe ilerleme kısıtlı kalıyor.
  • tek yolun bol bol dinlemek olduğunu düşünüyorum. en güzeli konuşulduğu ülkeye gitmek ancak bu yapılamıyorsa bile türkçeden uzaklaşarak sadece ilgili dille muhatab olunmalı.
  • bol bol podcast dinleyin arkadaşlar gerçekten ilerleyen zamanlarda farkı anlayacaksınız.
  • bbc'nin '6 minute english' uygulamasına göz atın derim. farklı konularda, iki konuşmacı 6 dakika sohbet eder gibi konuşuyor ve yeni, gündelik terimler öğretiyorlar. özellikle bir sınava girecekseniz, sınava kadar günde bir kaç tane konuyu dinlemenizi öneririm.
  • altyazılı yabancı dizi en faydalı yöntem olur. ayrıca yabancı şarkıların sözlerini ezberleyip söylerseniz pek çok kelime teleffuzu ile birlikte doğru şekilde aklınızda kalacaktır. dahası, güzel ve bir o kadarda komik deyimler öğrenebilirsiniz dizi izleyerek.