şükela:  tümü | bugün soru sor
  • masonların açıklamalarına göre bu sebep; "kadınların mason çıraklığına ihtiyacı bulunmayan varlıklar olması"dır. bu açıklamayı birçok insan samimi bulmuyor ama ben hakikatin gerçekten de kadınların masonluğa ihtiyacı olmaması olduğunu düşünümlüyorum. zira masonluk, mevlevilik, bektaşilik gibi inisiye yetiştiren topluluklarda en üst mertebeye ulaşan erkekler hakk'a/topluma/bütüne hizmet etmeyi öğrenmiş, "ben"liği bırakıp "biz" olabilmiş kişilerdir. yani bu erkek egemen inisiye toplulukları "biz" olmayı öğretir (bunu öğrenmeye bazen 1 ömür bile yetmez).kadınlar zaten "biz" olmanın profesörü olarak doğmuşlardır. dolayısıyla profesörün tekrar ilkokuldan başlamasına hacet yoktur. kadınların bu dünyadaki misyonu "ben" olmayı öğrenmektir. yani erkeğin doğuştan profesörü olduğu konuyu...

    erkeğe "biz" olmayı, bütüne hizmet etmeyi sadece masonluk öğretmez. futbol da aynı amaçla oluşturulmuş bir tür inisiye programıdır. biz olmayı doğuştan bilmeyerek dünyaya gelen erkek ırkı, futbolun takım olmayı dayatan yapısı sayesinde masonluk ve diğer öğretilerin öğrettiği "birey olmaktan vazgeçip biz ol" felsefesini bu zevkli oyun vesilesiyle de öğrenir. ayrıca kadınların takım sporlarında öne çıkmaması, o kulvarlarda pek gözleri olmamasının sebebi "namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmaz" deyişiyle çok güzel açıklanabilir. kadınlar bu dünyaya öğrenmeye geldikleri "birey olma" dersini vurgulayan tenis, jimnastik gibi sporlara yönelirler.

    son söz olarak erkeklerin futbol, masonluk ve tarikat alanlarında olduğu gibi siyaset, yöneticilik, askeriye gibi gene takım olmayı/biz olmayı vurgulayan alanlarda öne çıkması, bu alanlara yönelim göstermesi, "biz olma/bütüne hizmet dersi"ndeki çıraklığından kurtulma dürtüsünden kaynaklanır.

    ekleme: soroptimist'leri bu bahse katmadım zira onlar hem istisna hem de zaten aralarında erkek yok.
  • askere kadınlar neden alınmıyorsa aynı sebeptendir...
  • bu alemde gece mahkum olan gunduz hakim olamaz da o yuzden *
  • felsefi bir nedeni yoktur, tek nedeni masonluk mesleğinin kurumsallaştığı ingiltere'nin, 18. yy'daki muhafazakar, erkek egemen toplum anlayışıdır. bu dönemde ingiliz kadını eve kapanmış yaşamaktadır, sosyal ve is yaşamında henüz aktif olarak yaşama katılamamıştır. 1717'de ingiliz kadını, erkeklerle birlikte, hangi toplumsal yapıda yer almış ki masonlukta yer alsın. nitekim, masonluğun kıta avrupası'na yayılması ve fransızlar'ın bu işe dahil olması ile birlikte kadınlar da masonluğa alınmaya başlanmıştır; geleneksel ingiliz, bu ve benzeri bir kaç değişikliği beğenmeyip, fransızın anlayışını tanımaktan vaz geçmiştir, o ayrı. neticede, bu işin altında felsefi bir neden aramayın; günümüzde bir çok erkek zaten iki haftada bir arkadaşları ile bu çatı altında iki çift laf edip kafasını dağıtma fırsatını buluyor, kolay kolay bu özgürlükten vaz geçmez.
  • kadınlara yasak değildir aksine liberal masonlukta kadınların önemli bir yeri vardır.

    1871 yılında ilk defa sn.andrew üniversitesine kadınların alınacağı söylendiğinde akademisyenler eğitim almak isteyen kadınları boykot etmek için topluca denize kadar yürüyüp keplerini denize atmışlardır, bugün de bu üniversitenin öğretim görevlileri kep takmaz derler, fakat günümüzde kadınların akademi dünyasında yer alıp almamasını tartışmak bile artık ilkel bir düşüncedir. yakın zamanda dünya üzerinde masonluk özellikle gelenekçi masonluk tarafında bu yargı kırılabilir ve masonluk cinsiyet ayrımcılığını ve inanç temelli ön şartını revize edebilir.
  • bir daha dusun istersen:
    kadin masonlarin gizli dunyasi.