şükela:  tümü | bugün
  • mevlana’nın başta selçuklu hükümdarlarına ve devrin ileri gelenlerine nasihat için, kendisinden sorulan ve hali istenilen dini ve ilmi konularda açıklayıcı bilgiler vermek için yazdığı 147 adet mektuptur.
    mevlana bu mektuplarında, edebi mektup yazma kaidelerine uymamış, aynen konuştuğu gibi yazmıştır. mektuplarında “kulunuz, bendeniz” gibi kelimelere hiç yer vermemiştir. hitaplarında mevki ve memuriyet adları müstesna, mektup yazdığı kişinin aklına, inancına ve yaptığı iyi işlere göre kendisine hangi hitap tarzı yakışıyorsa o sözlerle ve o vasıflarla hitap etmiştir.
  • hususan "mektubat" ismi ile isimlenen birçok kitap vardır. bunların en meşhuru da imam-ı rabbaninin olanıdır. harika ve çok derin anlamlar içeren, kelimenin tam anlamıyla muhteşem ve tam bir denge insanının kaleme alabileceği türden bir mektuptur. devrindeki birçok şüpheleri bertaraf etmiştir. günümüzdeki birçok soru işaretlerine de cevap niteliğindedir.

    bediüzzaman said nursi'nin de bir mektubatı vardır.
  • imam-ı rabbâni*'nin yazmış olduğu mektupların bir kitapta toplanmış hali.

    hazret zamanın padişahlarına, yaratıcısını unutmuş devlet adamlarına ve o devrin yetki sahibi kişilerine mektuplar yazmıştır.

    eser üç cilt olup, beş yüz yirmi altı mektupdan oluşmaktadır. kitap, uçsuz bucaksız bir deryadır.

    ve dahi denmiştir ki; "bu deryadan inci mercan çıkarmak da ancak usta dalgıçlara nasip olur."

    eserin birinci cildinde üç yüz on üç mektup vardır. son mektup hace muhammed hâşim'e yazılmıştır. imam rabbâni hazretleri bu mektubu yazınca; "peygamberlerin ve ashâb-ı bedir'in sayısına uygun olduğundan, üç yüz on üç mektupla birinci cildi burada bitirelim" buyurmuştur.

    ve cildin sonunda şu beyit göze çarpar:

    "vücudumun her tüyü dile gelse, şükretse de
    yine de şükrün edasında kusurlu kalırım."

    ikinci ciltte ise, esmâ-i hüsnâ sayısınca, yani allah'ın kuran-ı kerim'de geçen doksan dokuz ismi sayısınca, doksan dokuz mektup vardır.

    cildin son mektubunda ki beyitte;

    "kul her zaman kuldur
    rabb ise ebediyen rabb'dir." denilmiştir.

    üçüncü ciltte ise, kuran-ı kerim'deki sûrelerin sayısınca yüz on dört mektup vardır.

    mektupların birkaçı arapça, geri kalanların hepsi farsça'dır.

    bu mektuplar sebebiyle kararmış kalpler aydınlanmış, insanlar gaflet uykusundan uyandırılmış, hak ile batıl ortaya çıkartılmıştır.

    zaman geçse de güncelliğini koruyan "mektubât" her daim okunulası, ders çıkarılası bir kitap olarak gönüllerde yer etmiştir.
  • birinci ciltteki 313 mektubun baştan 20'si (yanlış hatırlamıyorsam) şeyhine yazılmıştır. ikinci ciltteki mektup sayısının 99 olması pek bir güzeldir. birinci ciltteki mektupların okumaları derindir, orada imam-ı rabbani hazretlerinin şeyhi muhammed bakibillah ile hâl, kâl dili pek ders içermektedir. farisi tercümesiyle bir zamanlar müjdeci mektuplar ile çevrilmişti. üçüncü ciltteki okumalar daha bir yoğundur. mektubat, okyanustur.
  • aşağı yukarı 40 kadar mektubunun detaylı analizi ve anlatımı hususunda talep edenlere ücretsiz olarak yardımcı olabileceğim kitap.

    şimdi fiyatının ayağa düşmesine aldanmayınız. zamanında hakkında şöyle bir söz söylenmiştir: "işçi yevmiyesinin 3 lira olduğu zamanda 500 liraya mektubatı şerif bulursanız alın!"

    henüz okumadığım mektupları okutabilecek kalibrede birisi varsa sözlükte, selam ederim.
  • ''binlerce top ve tüfek, yapamaz aslâ,
    gözyaşının seher vakti yaptığını,
    düşman kaçıran süngüleri, çok def'a,
    toz gibi yapar, bir mü'minin duâsı.''
  • semerkand yayınları'ndan çıkan mektubat-ı rabbani, en temiz ve en anlaşılır türkçe çeviriye sahip bir çalışmadır. günümüz islam toplumlarının bilimden neden uzaklaşıp tökezlediklerini anlamak için okunması gerekir.
  • mektubun cogulu.