şükela:  tümü | bugün
  • hurriyet pazar'da gölgenin hakikati adlı köşenin sahibi yazar.
  • duvarın karşı tarafı hakkında bir şeyler yazmış..
  • sicakkanlidir. konusurken gulumseyerek konusur. bir de acaip pozitif enerji dagitir insana. bugun cok guzel yazmistir. okuyun mutlaka.

    edit: yazık. kalbi kararmış bir insanmış.
  • belki galiba huzur veren umut veren akil veren gonlunden gelen kelimelerine ihtiyac duymakta oldugum kisi.
  • facebooktaki arkadaş tavsiyelerinde görünce "kimki bu" deyip eklemiştim. sonra kim olduğunu öğrendim.

    hayatı

    sonra şimdiye kadar hürriyette yazdığı yazılardan derlenmiş kitabı çıkmış onu aldım. gölgenin hakikati tasavvuftan filan pek anlamam ama hoşuma gitti.

    kitabında bosna piramitleri nden de bahsetmiş. çok acayip.

    piramidasunca
  • kendisine dua versus allah'ın rızası ile ilgili sorulan bir soruya, "siz rıza makamında mısınız, haddinizi bilin" tarzı bir yanıt vermiş kişi.

    ya kendisi tüm makamları hop hop hop diye geçti, karşısındakine bi kere bakmakla hangi makamda olduğunu şıp diye anlıyor ya da kibir kuyusunun dibinde çırpınıyor haberi yok.
  • vakti zamanınd sevip saygı duyduğum, her şeyi sevmekten bahseden güya her kesime yardım eden, ayrım gözetmeyen, akıllı görünen bu kişi dün gece yaşanan bu darbe zımbırtısı yüzünden çok çirkin sözleri facebook'tan paylaşarak, boğazı kesilen ve öldürülen zavallıcık emir kulu erlerin öldürülmesini, sokakta vahşet yaşatan çomarların yaptıklarını savunmuş kişidir.

    http://i.hizliresim.com/l1550p.jpg
  • 15 temmuz 2016 darbe kalkışmasına tekfirci yaklaşımıyla çuvallamış çakma tasavvufçu.

    muktedirleri övmesi, linç edilen masum askerlere kin kusması ve diğer tüm rezil ahkamları, kalbindeki ışidperver ruhu aşikare kılmıştır.

    iki gündür yardırmaları, musa dede'nin de üç beş mesnevi hikayesiyle ve beyitlerle yetinip nemalanan sahtekarlardan olduğunu gösteriyor. bu yoğun dölleme çılgınlığına bakarak, ne arabi, ne geylani ne de ibn sina'yı idrak edememiş popülist kişisel gelişim goygoycularından ayırt edilemeyeceğini bellemiş olduk.

    utanmadan yazmaya, ariflerin sözlerini pervasızca alıntılayıp saptırmaya devam etsin. bu saatten sonra dede'ye kim kanar kim saygı duyar!
  • musevi asıllı dede.

    derviş baba kahvehanesinde tasavvuf içeriğine sahip olacağını beyan ederek gerçekleştirdiği sohbetleri tasavvuf yerine ağırlıklı politik goygoylarla devam ederek, ucuz popülist politik söylemleri ile tasavvuf öğretisine meraklı veya ülke gerçekleri ile ilgili kitleleri kendinden uzaklaştırmıştır.

    sohbetlerin düzenlediği mekanda tavanda asılı durumda olan davut'un yıldızı musevi anlayışının sembolü durumundadır.

    edit : kibir erbabı laf ebesi bir diğeri için (bkz: ali denizci)

    edit 2 : kinin iddiasını dile getiren sahte haber üretim merkezleri için savunmaya geçmiş.
  • "?imşek çakmazdan evvel.., akıl, nefes ile bitişik iken.., orada idik.. açtıkça açılan bir hortum misali, estik, gürledik.. merkez sessiz…
    o sessizlikte akıl kalemi, ilim levhasına yazarken yalnız o’nun varolduğunu, başka da hiçbir şey yoktu, ki halen öyledir aslında amma… hamd’olsun allahu teala’ya, adem’de gizlediğini vücutta açığa çıkarmayı murad etti; yokluk varlık buluyordu artık.. ve ikiye ayrıldı alem; “kün / feyekün”. “ol” dedi ve oldu; işte, ’emir alemi’ ile ‘oluş alemi’…

    bir toz bulutu peyda olmuştu “yaz” emrini alan kalemden, daha biz onun mürekkebi iken, “nun”dan çıkarmıştı bizi hakk.. hakikat harf harf, satır satır yazılırken anda, satır arasına düşenlerdenim bendeniz, fakir…"

    http://www.hurriyet.com.tr/…-satir-aralari-40310119