şükela:  tümü | bugün
  • ankara-diyarbakır uçağında yolculardan türkü show basliginda bolca bulabileceginiz insanlar. hayatlarinda artik ne yasadilarsa hayata dusmandirlar. mutluluga dair seyler gormeye tahammul edemezler. muzik gibi doganin verdigi mutluluk verici en buyuk sey bile bunlari rahatsiz edebilir.
  • kendilerinin mutsuz olduğu yetmiyormuş gibi karşısındaki insanında enerjisini aşağı çekerler. her olayda hep en kötüyü düşünürler. bu onlarda yaşam tarzı hayat felsefesi gibi bir durum çokta şeetmemek lazım. siz yine de uzak durun.
  • doyumsuz olmaları ve sosyal medyayı fazlasıyla kullanmaları. ünlüler de dahil, evet.

    yani ben gerçekten anlamıyorum, telefonumda bildiri temizlemek gibi bir alışkanlığım var; okunmamış mail, mesaj kalsın istemem, güncellenmemiş uygulama bildirimi istemem, kampanya bildirimi istemem. hepsini oturur temizlerim. şimdilerde instagramda hikaye temizleme alışkanlığım çıktı. geç geç geç yaparak çoğu zaman fotoğraflar bile yüklenmeden yapıyorum bunu ve çok fazla kişiyi de takip etmediğim için bir dakikada bitiyor bu olay. ayrıca günde 2-3 defa girer, yakın arkadaşlarımın paylaşımlarını beğenirim. ama şu ara şöyle bir şey oluyor; mesela tüm hikayeyi temizleyip sayfayı yeniliyorum hoop bir sürü yeni hikaye paylaşılmış. ulan bi elinizden bırakın da o anı ekrandan değil de gözünüzle görün. (zaten artık temizlemekle uğraşmıyorum, öyle kırmızı kırmızı takılıyorlar tepede. aynı zamanda bu abuk huyumdan da kurtuluyorum yavaş yavaş.) kız evde yoga yapıyor geçen, bana snap atmış, napayım alkış tutup desteklemek için amuda mı kalkayım ben de? yanıt bile vermiyorum, zaten alıştı onlar da ama hala göndermeye devam ediyorlar. değişik bir kafa. biri sevgilisiyle tatile çıkmış, 25 tane fotoğraf paylaştı, hepsinde de abuk abuk pozlar, varoş varoş açıklamalar, paçoz paçoz yorumlar. avamlıktan ölecekler yakında, ya da yeterince ilgi görememekten. mesela benim gerçekten "çift oldukları için gördükleri ilgi kesilirse ayrılacağını düşündüğüm arkadaşlarım var". abartmıyorum. çünkü çift olunca tek başına olduğu durumdan daha çok ilgi çekiyor, daha çok beğeni alıyor. neyse.

    bakın normalde fotoğrafçılık benim hobimdir, otu boku çekerim mesela. ama hobi bu, adı üstünde! ve bunu kimseye göstermek için yapmıyorum. beğeni alayım, egom okşansın diye değil yani. ayrıca sırf fotoğraf çekmek için gezdiğim olur, ama sevgilim yanımdayken aklıma bile gelmediği olur bunun. birçok defa yakın arkadaşlarımla buluştuğumuzda tek poz çekilmeden eve dönmüşlüğümüz vardır. yani fotoğrafçılıkla ilgilenen bir insan olarak benim aklıma bile gelmezken insanlar hayatlarını neden bu kadar paylaşma heveslisi?

    çünkü sosyal medyada aldıkları like sayısı mutluluklarıyla doğru orantılı.
  • bir tanesi de mutlu insanların mutluluklarını bozmak istemektir. zevk alırlar bunu yaparken. kıskanırlar. mutlu gibi davranırlar bir yandan da. zavallıdırlar.
  • (bkz: uyuyamayanlar)
  • mutsuz insanlar koşulların değişmesine bağlı arzularla mutlu olmaya inanırlar. yıpranmayan durumlarınızı değiştirmek maddi ve manevi kayıpları arttırabilir.

    --- spoiler ---

    "kendine sürekli gelecekte gerçekleşmesi beklenilen şartlara göre daha iyi olma sözü vermeyi alışkanlık haline getiren kişiler genellikle daha kolay mutsuzluğa kapılırlar. hayat koşullarına göre (promosyon almayı beklemek, zam almayı beklemek, veya yeni bir ilişki) gelecekteki mutluluğumuzu ayarlamak aslında bizi daha çok hayal kırıklığına uğratır. çünkü değişkenlere göre mutluluğunuzu belirlemek adeta kendinizle hayatınız üzerine kumar oynamak gibidir.

    mutluluğunuza değişkenler eklemek yerine o anda var olan şeylerle mutlu olmayı denemelisiniz ve yaşamı beklentiler kurup beklemek yerine yaşamı akışına bırakıp sadece kendiniz için yapabileceklere odaklanmalısınız.

    bir şeyleri elde etmede çok fazla zaman ve efor harcama alışkanlığı

    aşırı yoksulluk içinde yaşayan insanların mali durumları iyileşince mutluluklarında önemli bir artış oluyor, fakat yıllık gelir 20.000$’ın altına düştüğünde para ile gelen bu mutluluk hızla azalmaya başlıyor. maddi şeylerin insanları mutlu etmediğini gösteren birçok araştırma bulunmaktadır. bir şeylerin peşinde koşuşturmayı alışkanlık haline getirdiğinde mutsuz olma olasılığın artıyor çünkü onları elde ettikten sonra yaşadığın hayal kırıklıklarının ötesinde onları kazanma pahasına ailen, arkadaşların ve hobilerin gibi seni mutlu edecek daha gerçek şeyleri kaybettiğini anlıyorsun."
    --- spoiler ---
  • herkesi kendileri gibi sanmaları ve herkese gereğinden fazla güvenmeleridir.

    *
  • hep en güvendiklerinden kazık yemeleri olabilir
  • mutluluğun dışardan gelmediğini, tam tersi, insana kendi içinden ışıdığını bilmemeleri... ve her şeyin sadece bir bakıs açısı sorunu olduğunun farkında olmayışları...
  • kimisi sürekli güler.
    ne gülüyorsun deli gibi derler ya hani; aslında aksine psikolojik sorunu olanların yüzde doksanı somurturlar.
    o sebeple aklınızda hiçbir şey yoksa eğer gülümseyin sadece. herkes ne düşündüğünüzü merak edecektir, çünkü gülümsemek zeka belirtisidir :)