şükela:  tümü | bugün
  • aile hekimimin bana dediği cümle. gülerek çıktım gittim. gidip ilaçları da almadım çünkü bunların doktorluguna da güvenemiyorum ben 9-6 memur gibi takılıyorlar herkese aynı ilacı bas geç
    edit: kurgu olduğunu düşünen çok yazardan mesaj aldım.
    olayın gerçekleştiği yer: ankara çankaya 100.yil aile sağlığı merkezi
    doktoru şimdilik ifşa etmek istemiyorum. orada bir kadın doktor, büyük ihtimalle herkese böyle tavır takındığı için sözlükte de bilen çıkabilir

    doktorlara karşı bir eziklik falan hissetmiyorum saçma sapan mesajlar atmayın artık. zamanında tüm tıp fakültelerini kazandım (2 bin küsürüncü olmuştum) ama bana uygun olmadığını düşündüğüm için odtü'de mühendislik okudum. şuan kazancım da, imkanlarım da iyi. yüksek ihtimal o doktordan da çok kazanıyorum (2 3 bin tl' ye çalışmanin ezikliğini burada paylaşma diyenlere istinaden yazıyorum), çalıştığım kurum sağolsun özel sağlık sigortam da var ama bir kerelik devlet kurumuna gitme hatasına düştüm, daha da düşmem.
  • bayılıyorum bu eziklerin triplerine. ulan doçent doktorlara denk geldik (devlet hastanesi), babamla kendi babaları gibi ilgilendi geçirdiği ameliyatlarda, sadece şikayet dinleyen (aslında dinlemiyor) ve muayene dahi etmeden reprezantların önerdiği ilaçları yazan sağlık ocağı hekimleri tripten tribe giriyor. küfür edeceğim de neyse bozmayayım ağzımı hadi.

    not: illa istisna vardır bir iki iyi hoca, onlara lafım yok ama ekseriyetin durumu belli.
  • olur da doktorun yazdığı ilacı kabul etmezsen ve ikamesini talep edersen diye söylenmiş olabilir. zira doktor da komisyonunu aldığı ilacı vermeye çalışıyor olabilir.
  • (bkz: doktor maaşının gereğinden fazla olması) başlığına yazdığım şu entry aklıma geldi #81943661

    edit: açıklama eklendi.
  • edit5: tam olarak bu, öncelikle güzel insanlara selam olsun.

    arkadaşlar hastaya sağlığıyla ilgili, ilaçlarla ilgili, yan etkilerle ilgili, meraklarıyla ilgili, endişeleriyle ilgili, hastalıklarıyla ilgili, tedavi yöntemleriyle ilgili vb bilgi vermek doktorun görevidir/işidir. bundan gocunacak doktor olduğunu da sanmıyorum varsa da olmaması gerekir kendini düzeltmesi gerekir(tabi bir de türkiye sisteminin müsade ettiği kadar olabilmek var o ayrı konu). yeri geliyor sırf huzursuz diye, hastalığıyla ilgili karamsar diye, tedavisinin fayda etmeyeceğine inancı var diye yarım saat belki daha fazla bilgi veriyoruz ve rahatlatmaya yönelik konuşuyoruz.

    ama herkes kendi üslubuna ve tavrına göre bir üslup ve tavır görür, killa hakan abimizin söylediği gibi swh . benim entryim başlıktaki kötü üsluptaki entrylere benzer üslupta, alınganlık göstermek isteyen gösterebilir hiç sıkıntı yok. söylediklerim aşağıda, anlamak istedikten sonra anlaşılıyor. bunu sağlık çalışanı olmayıp anladığını ve hak verdiklerini söyleyen çokça mesaj atan kişiden yola çıkarak söylüyorum, teşekkürler onlara da.

    yazılan ilacı sormanın amacı nedir? seçenekler şöyle;

    - beğenmedim onu değiştir diyerek uzmanı olmadığı alanda uzmanın yetki alanına karışmaya çalışmak, zaten günde ortalama 100 hastayla muhatap olunan branştaki uzmanı gereksiz polemiğe sokmak ve sırada bekleyen hastaların veya uzmanın boş kalacağı dinlenme zamanını gasp etmek.

    - antibiyotik var mı yok mu öğrenmek istemek, yazılmadıysa cırlamak, ben antibiyotiksiz iyileşmem vs kendimi biliyorum demek (o zaman eczaneden git al ilacını beni niye yoruyorsun? he vermiyorlar mı? demek ki bir şeyleri oturup düşünmen lazım, düşük ihtimal gerçi ama) antibiyotik için uzmanın işine karışmak gereksiz polemiğe girip uzmanın ve sıradaki hastaların hakkını gasp etmek uzmana psikolojik tacizde bulunmak verimliliği düşürmek.

    - sırf meraktan sormak ama zaten eczanede öğreneceksiniz/görürsünüz diyince de bir bozulmak bir afra tafralara girmek. yine gereksiz uzmanın ve sıradaki hastaların zamanını gasp etmek.

    - allerjisi olunan bir ilaç olabilir onun olup olmadığını merak etmek ama bunun yöntemi bu olmamak baştan bu ilaca/ilaçlara allerjim var demek o ilaçlar sana yazılmamak. başkalarının sırasını gasp etmemek uzmanın vaktini gasp etmemek sen.

    aklıma ilk seferde gelenler bunlar elbet çoğaltılabilir ama hiç biri 'eczanede görürsün çünkü ben uygun gördüğüm ilaçları yazdım kullanıp kullanmamak senin hakkın olduğu gibi uygun gördüğüm ilacı yazmak da benim hakkım'ı yanlışlayabilecek şeyler değil.

    bir de sormuşlar bu doktorların götü nerden kalkıyor böyle diye? aldığım eğitimden, önce ağzımıza sıçan sonra tebriklerle bizi derslerden geçiren/mezun eden hocalarımızdan, devletin tasdikli uluslararası doktor olduğumuzu da tescilleyen diplomamızdan, kendi bilgimize güvenmemizden, devletin bize verdiği uygun ilacı yazma veya yazmama yetkisinden vs geliyor. sizin göt kalkıklığınız nerden geliyor mal değnekleri?

    edit:evet bu başlığa bu tarz 'bilmeden konuşan' entry giren arkadaşların hepsinden cevap bekliyorum, boş konuşmak kolay altını doldurun sebebini yazın hadi haklılığınızın.

    edit2: baya mesaj geldi çoğu hakaret ve tehdit dolu teşekkür ediyorum bu tarz entryler girenler kendilerini çok güzel belli ettiler.

    şöyle bir şey var 'aşağılık kompleksi' bu adamlar her yerde ezilmiş işte, belki evde, siyasiler tarafından, devlet dairelerinde ve belediyelerde, karakolda, adliyelerde sürekli eziliyorlar ve bir birikmişlik var şu anda da trend sağlık çalışanına bu kompleksi kusmak çünkü yapanın yanına kar kalıyor genelde tabi bu günlerde sancılı bazı zamanlardan sonra geçecektir ama kurt yediği kışı geçirir yediği ayazı unutmaz misali doktorlarımız unutmayacaktır. bu hepimizi kötü etkileyecek bir şey.

    işte aşağılık kompleksinden kör olanlar 'ne ilaç yazdığımı eczanede görürsün (evet bence de 'görürsünüz' olmalı)' cümlesinden çok rahatsız oluyorlar çünkü inciniyorlar bana nasıl böyle der diye hayıflanıyorlar sonrasında öfke geliyor ve ellerindeki tüm materyallerle öfkelerini kusuyorlar ekşide başlık açmak dahil. ama bu cümlenin neresinin yanlış olduğunu bir tanesi bile altını doldurarak söyleyemiyor sadece havlıyor.

    -ne ilaç yazdınız?
    -yazılan ilaçları eczanede görürsün.

    bu diyalogta görürsün diye hitap hariç hiç bir yanlıl durum yok. ne ilaç yazıldığını sorarsan eczanede zaten göreceksin diye cevap verilebilir.

    he başka bir sorunuz varsa aslında onu sormaya çalışıyorsanız ya da başka bir endişeniz varsa onu direk olarak sorun veya söyleyin ona göre cevap alırsınız.

    -nurofen mi yazdınız ben nurofenden fayda görmedim sevmiyorum o ilacı?

    bu sorunun cevabı ülkemizdeki çoğu doktorca 'eczanede görürsün' olarak verilmeyecektir, o konuda hakkımızı yiyemezsiniz. istisnalar da kaideyi bozmaz bu arada siz bir kaç kötü örneği buraya taşıyıp geri kalan binlerce iyi örneği yok sayabileceğinizi mi sanıyorsunuz? o iyi örnekleri buraya taşısak (ki tıpta dünyada ilk sayılan başarılar dahi buraya ya taşınmıyor ya da taşınsa da ilgi görmediğini biliyoruz) ekşide başka gündem kalmazdı.

    biz de doktorlar olarak istisnai hastaları örnek göstererek (bu başlıktaki mankafalar gibi) tüm hastaları buraya taşıyabiliriz her gün başlık açabiliriz cahil hasta şöyle yaptı böyle yaptı şunu konuştu hatta komedi halinde bunu şurasına sürünce kendi yaptığı suyla karışık bilmem neyi içince şu olacak sanmış diye her gün başlık açabiliriz tüm hastalar böyle işte diye ithamda da bulunabiliriz aynı sizin tüm doktorlara yaptığınız gibi (bu arada o kendince çaba arayan hastalar bize asla komik gelmiyor kendilerine zarar vermesinler yeter başımızın üstünde yerleri var örnek olarak verdim) ama istisnalar geneli yansıtmıyor kaldı ki o istisnaları da buraya taşımayla gündem olmayla uğraşmıyoruz çünkü her türlü insanla karşılaşacağımızı bu meslekte biliyoruz ve kabullendik.

    ama gidişat da iyi değil haberiniz olsun eski doktorlar hariç hastalarla muhatap olan veya cerrahi branşta isteyerek okuyan veya okuyan doktor git gide azalıyor ileride eski hocalarımız da emekli olunca bulamayacaksınız, bulamayacağız. he o eski hoalara sorunca da kendi alanlarını tercih etmemenizi tavsiye veriyorlar türkiye'de şu anki hal ve gidişat bunu gerektiriyor çünkü onlar emekliliği bekliyor veya idealist azınlıktan. hadi o alanlarda hoca bulsak da güvenemeyeceğiz ve bunun bir sebebi var oturup düşünün bu sistemden siz memnun değilseniz doktorlar da memnun değil. doktorların tutumundan memnun değilseniz doktorlar da halkın tutumundan memnun değil hadi eyvallah.

    edit3: gelen mesajların çoğu hakaret vs olmak üzere bir kaç düzgünce tartışan ya da kendi fikrini sunanlara teşekkür ediyorum ama buradan verin cevabınızı altını buradan doldurun anlamında söyledim ben herkes okusun herkes kendi yorumunu yapsın he gelenlerin çoğu hakaret dediğim gibi onları burada bir daha yazmasanız da olur aldım ben.

    edit4: hastaya tedavisiyle ilgili uzun uzun kpnuşmak bilgilendirmek ilaç hakkında bilgi vermek en güzel şey ve burda yapacaksın! diye ötenler var. sevgili arkadaş doktor içeride uzun uzun bilgi verirken sen dışarıda yarım saat abartı değil yarım saat veya belki bir saat sürecek bu süreç saygıyla ve sabırla bekleyecek misin? beklerim dersen ben de hadi oradan derim en kibar tabirle.

    günde bilmem kaç hastaya randevu veriliyor bu sistemde ve sen hala 3 hafta sonrasına kadar randevu alamıyorsun ve bilmem kaç randevulu hastaya bu şekilde bilgilendirme yapılacak ilaç maddesine yan etkisine kadar açıklanacak tüm soruları cevaplanacak ve aynı gün randevulu bütün hastalara bakılmış olacak bir yandan herkes de saygıyla bekleyecek ve doktordan gördükleri saygı ve güleryüzü muayeneye girerken doktora gösterecekler... yorumsuz.

    arkadaşlar siz almanya veya gelişmiş ülke sistemindeki gibi muamele istiyorsunuz ama bir yandan bizim ülkemizdeki sistem bu değil ve buna hiç değinmiyorsunuz? biraz abes değil mi? keşke sistem o olsa da günde sınırlı sayıda hastaya geniş geniş vakit ayrılsa biz sizden çok isteriz emin olun!
  • doktor demiş ki mealen;

    ben ne yaptığımı biliyor muyum?
  • sana ekşide neler döşeneceğini akşam öğrenirsin diye cevap verilmeliydi
  • rutine bir sürpriz bir heyecan katmak istemiştir, hemen de şeydiyorsunuz...
  • eskiden bir kısım öğretmenler de böyleydi. değiştiler şimdi de sıra bir kısım doktorlara geldi. evrensel insani değerler baz alınarak gereken saygıyı göstermek zorundalar.
  • cümlenin kendisinden ziyade sonundaki "öğrenirsin"e takıldığım hitap.

    öğrenirsin değil, "öğrenirsiniz" olacaktı.

    ancak korkarım bu hata, bu cümlenin tamamındaki en masum hata.
241 entry daha