şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
1645 entry daha
  • yıllardır neredeyse sadece ödül törenlerinde karşımıza çıkmasıyla, magazinde olmamasıyla hatta röportaj bile vermemesiyle olası linçlerin tümünden kurtulmuştu. hatta şimdi hangi dergi olduğunu hatırlayamadığım bir yabancı sinema dergisine verdiği röportajı okumuştum. "popüler türk filmleri ve gişe sineması ile ilgili ne düşünüyorsunuz" gibi bir soruya, "bu konu hakkında konuşmak istemiyorum." yanıtını vermişti. diyeceğim o ki her türlü polemikten ustaca kaçmayı bildi bugüne kadar. ancak bugün görüyorum ki sosyal medyada "okullu" lincine uğruyor. gerekçesi de kamera arkası görüntülerinde, oyunculuk okullarında verilen eğitimi küçümsemesiymiş.

    ne diyeyim. gerçekten anladım ki her fert linci tadacaktır.
  • adam o kadar detaycı ki , kapının çıkardığı ses bile kulağına anlamlı geliyor.
    https://youtu.be/ptj9_eu420q

    çok kıymetli bir yönetmendir.
  • ben bu adamın filmlerini hiç sevmezdim o ne lan öyle biraz izleyince sıkılıp uykum geliyordu o derece uzaktım hatta edirne ve hakkari arasındaki mesafe kadar uzaktım.

    hep aksiyon macera vurdu kırdı hayk huyk veya tatatata sesleri arasında filmler izlerdim.izleyeceğim filmi seçerken sevdiğim bir tür değilse donald trump’ın iran cumhurbaşkanına baktığı gibi bakıyorum öyle de önyargı içerisindeyim.

    bir gün izleyecek film kalmadı yani o kadar çok film izliyorum ki bitti kalmadı gözlerimi bozacaktım o derece dizi film izliyorum iran sinemasında karar kıldım ama nasıl önyargı içerisindeyim majid majidinin cennetin çocukları filmini seçtim 6 ay bilgisayarımda kaldı o film 6 ay açıp izlemedim sonra bir gece açtım izledim sevdim bir daha izlemek üzere arşivledim.

    o hızla buna benzer başka filmler aramaya ve izlemeye başladım izledikçe sevdim ve sonunda nuri bilge ceylanın kış uykusu filmini izlemeye karar verdim ama nasıl tırsıyorum cephede f 16’lar tarafından bombardımana tutulmuş gibi korkuyorum filmden zor tutuyorum kendimi bu karantina günlerinde bile bu kadar sıkılmamıştım film bitti eve gittim ama bir bok anlamadım yapacağın filmi diye başlayıp küfrü bastım ama biliyorum ki ortada bir sorun var bir daha izledim bir daha izledim izledikçe daha önce hiç izlememiş gibi bir şeylerin farkına varıp heeeeee diyordum sonra bu film hakkında incelemeler okumaya araştırmaya başladım tabii ki sorun bendeydi.

    çünkü bu adam sizi geliştiriyor yani boş bir film izlemiyorsunuz filmini anlamak için bazı şeyleri okumuş kendinizi sürekli olarak güncelleyen hep öğrenmeye teşvik eden biri olarak hayata bakış açınız farklılıklaşmış bir konuma getirebiliyor.

    son günlerde ahlat ağacı fillminin kamera arkası çekimleri oyuncu seçimleri oyuncular ile olan diyalogları oyuncuların ona olan saygısı o kadar şey anlatıyor ki bu adam bir film yapacağı zaman o kadar ince eleyip sık dokuyor ki filmi izleyen herkes ona teşekkür etmeli ben oyuncu olsam bu muhteşem yönetmen ile çalıştığım için kendimi çok şanslı hissederdim ama gerçekten şanslı öyle her galada x yönetmen ile çalıştığım için şanslıyım gibi değil çünkü mutlaka sizi geliştiriyor ve daha iyi bir oyuncu haline geliyorsunuz yaşa nbc.
  • mükemmelliyetçi biridir, sahneleri en iyisi olacak şekilde çekmesiyle bilinir.

    bu sayede böyle başyapıtlar oluşturabilmektedir.

    izlediklerim arasında kış uykusu ve uzak filmlerini nbc 'nin melankoli, yalnızlık, farklı hissetme notalarında kendime yer bulduğum için ayrı bir yere koyarım.

    türk sinemamızın yüz aklarındandır,ömrü uzun olsun.
  • şu bennu yıldırım ile geçen diyaloğu bile film sahnesi gibi.
  • bu adamın çekim arkası görüntülerini izlemek dahi, aşmış bir yönetmen olduğunu gösteriyor. bu kamera arkası görüntüler tiyatro bölümlerinde ders olarak gösterilmeli. o kafalarını kuma sokan hocalar da bir zahmet çıkarsın kafasını bir etrafa baksın.
  • nuri bilge ceylan'ın resmi youtube kanalına yıllardır aboneyim ve filmlerinin kamera arkalarını da altın madeni olarak görüyorum. bennu yıldırımlar ile olan diyalog videosunu da twitter'da önüme düşünce "ah süper!" diye izledim ve bir de baktım ki paylaşılma sebebi başkaymış. "sert" demişler, "mansplaining" demişler. gerçekten anlam vermek zor. daha ne kadar kibar ve profesyonel olunabilir bilmediğim bir konuşma var ortada ve birileri bunu yanlış, politically incorrect buluyor.

    sidney lumet diye -kişisel favorilerimden- bir yönetmen vardır. adı pek duyulmamasına rağmen 12 angry man, network, dog day afternoon gibi başyapıtlara imza atmış merhum amcamız, oduna bile oscarlık performans sergiletmesiyle de bilinirdi. (bkz: #22982264) nuri bilge ceylan'da da bu cevher var ve bunu aynı bugünlerde konuşulan videodaki şekilde, her bir sahnede her bir kelimenin tonlamasına, mimiğine, jestine kadar karışarak, oyuncudan kafasındaki imgeyi alamadığında ara verip duyguyu aktarmaya, sahneyi yaşatmaya çalışarak, onunla karşılıklı konuşup tartışarak, saat tamir eder gibi milimetrik ayarlarla sağlıyor. oyuncunun kim olduğu, ünlülük seviyesi vb. pek fark etmiyor. bu yüzden -bana göre- sinema tarihinin en iyi filmlerinden birini (bkz: #27087969) çekebilmiş bir yönetmen nuri bilge ceylan. ki inanılmaz mükemmeliyetçi bir yönetmen olmasına rağmen saygı sınırını aşmış tek bir kaydını görmüşlüğüm, söylentisini duymuşluğum yoktur.

    eleştirilecek yanı illa vardır, fakat daha bu adamın bir kere haklı bir sebeple eleştirildiğine denk gelmedim.
  • zaman
    yalnızlık
    hüzün
    uzaklar
    doğa
    insan
    sonbahar
    köy
    yol
    hasat
    sessizliğin sesi

    benim gözlemlerime göre filmlerinde öne çıkardığı konular var, bu temaları çok güzel işliyor. bu konular çocukluktan beri hayatına etki etmiş olan şeylerdir, bunlara eklenebilecek temalar da mutlaka vardır.
    söylemek istediğim ise haddim olmayarak nbc için artık kendi filmlerindeki konularla pek alakası olmayan filmlerde emek harcayıp kendisine ve sinemaya dışardan başka bir gözle bakmasının zamanı geldi diye düşünüyorum.
  • yıldıray şahinler medyaya yansıyan bennu yıldırım diyaloğuyla ilgili twitter'dan şöyle karalamış:

    https://twitter.com/…ler/status/1243179049066926080

    dökümü:

    nuri bilge ceylan gibi değerli bir yönetmen bence ilimin ve bilimin bu kadar küçümsendiği bir ülkede okula dil uzatmadan oyuncusundan ne istediğini ifade edebilmeliydi. bennu sınıf arkadaşım. yıllardır da sahne paylaşıyoruz. yönetmenin eğitimle ilgili söyledikleri doğru değil.

    yıllardır çeşitli okullarda eğitmenlik yapıyorum. ne okulda nbcnın dediği gibi bir odaklanma öğretildi, ne de ben öğrencilerime öyle öğretiyorum. aslında o anda kendini yanlış ifade ediyor. “odaklanma” derken bayağı odaklanmasını istiyor. zaten birazdan “3-2-1 oyun!” diye seslenecek.

    bence yönetmenin istediği çoklu bir odaklanma. böylece oyuncunun oyununu seyreltmek istiyor. içindekileri aşırı derecede dışa vurmasını, tekniğini fazlaca öne çıkarmasını istemiyor. bu çok güzel, oyuncu için de çekici bir yöntem. ama tek yöntem bu değil, orasını sanki unutuyor.

    çoklu odaklanma konusuna dönersek, bu tabii ki okulda öğrendiğimiz ve öğrettiğimiz bir şey. biz her iyi yönetmenin istediklerini yerine getirebilecek şekilde eğitilmiş oyuncularız. siz lütfen neyi nasıl oynamamızı istediğinizi en açık şekilde söyleyin, kırılmayız. okulu karıştırmayın.

    nb.ceylan’ın oyuncularla çalışmadığı da doğru değil. demet akbağ’dan fırat tanış’a, nejat işler’den haluk bilginer’e çok iyi profesyonel oyuncularla çalışıyor. mesela ercan kesal da o oyunculardan biri. bir zamanlar anadoluda filminde o istediğini müthiş bir "odaklanmayla" yapıyordu.

    ercan kesal’ın o oyunu ders niteliğinde. çok zeki ve âna sımsıkı odaklanmış bir oyuncunun şaheseri. ercan abi bu bağlamda izlenirse nbc’ın ne istediği çok iyi anlaşılacak bence.
15 entry daha