şükela:  tümü | bugün
  • 1986: 70 kisilik sinifta bir kisi agladi.
    1996: 15 kisilik sinifta 14 kisi agladi.
  • efsane mi bilmiyorum ama biri de benim.

    diğerleri mi çok süt kuzusuydu bilemiyorum, ki sanmam; annem kışın sokağa bile çıkarmazdı kolay kolay hasta olmayayım diye. ama yazın istediğim gibi çıkıp gezerdim mahallede.

    lan! bak mahallede 5-6 yaşındaki erkek-kız karışık minik bir grupla istediğimiz gibi gezerdik, kimse de dönüp ikinci kere bakmazdı diyorum, hem de bayrampaşa'nın merkezinde. şimdi karşı komşuya bile salamıyorsun çocuğu. şaka gibi!
  • *okulun ilk 15 günü annem yanımda oturdu.

    *sonraki 15 gün kapının önünde durdu ders sürerken kapıyı aralayıp parmağını gösterdi ağlamayayım diye.

    *sonraki 1 ay aynı okulda anaokulu öğretmeni olan teyzemin yanında oturdu her fırsatta yanına uğradım.

    *sonra biraz alıştım sadece okula getirdi götürdü .24 kasım öğretmenler gününe doğru velileri organize edip öğretmene hediye almak için öğretmen sınıfta değilken annem sınıfa geldi parayı öğrencilerden almak için. her neyse o gitti, ders başladı ben başladım mosmor olana kadar salya sümük ağlamaya .öğretmen neden ağlıyorsun dedi olan biteni anlattım, sürprizin içine ettim.

    neden bu kadar abartmışım bilemiyorum ama o efsane cocuk ben değildim onu biliyorum
  • ben.

    hatta anneme dönüp "niye bekliyosun, gitsene?" de demiştim. çevreye bakıp, ne abarttılar arkadaş yaa, diye düşündüğümü çok net hatırlıyorum. keşke iki dakika çocuk olsaymışım. çok gerekliydi yani mantıklı davranmam, iyi halt ettim. bravo bana.
  • efsane olmasam da, onlardan biri de benim.

    zaten sürekli mahallede top oynayıp, sağa sola koşturduğu için evden başka yerde bulunmanın kendinde güven problemi yaratmadığı, değişikliği seven çocuktur.
  • anaokulundan deneyimli olması muhtemel çocuktur*.
  • bizim zamanımızda öğretmen korkusundan ağlayamazdık.