şükela:  tümü | bugün
  • bir benzeri vapurda güneş gelmeyen tarafı hesaplamak olan davranıştır.
  • yazın otobüse ilk duraktan binildiğinde insanların büyük bir kısmının bir tarafa yığılarak oturduğu görülünce hesaplanmasının daha da kolay olduğu bir durum. hele ki oturulan koltuk güneş gelmeyen taraftaki son koltuksa bir arkadan otobüse binen kişiye içten içe gülünür. ama en garantilisi için;
    (bkz: otobüste gece yolculuğu yapmak)
  • vardiyalı çalışanların zorlandıkları bir durumdur. çünkü gündüz vardiyası dönüşünde güneş sağdan gelmekteyken gece vardiyası dönüşünde soldan gelir. vardiyalı çalışmak zaten size koymuş olduğundan güneşin nereden geleceğini düşünemezsiniz bile.
  • otobüste güneş gelmeyen tarafa oturmak adına tüm yolcular otobüsün bir tarafına yığılır, diğer tarafta ise cam kenarındaki koltuklar boş bırakılır, koridor sırasındaki koltuklara oturulur. iki kişilik boş koltuğun koridor tarafına oturmak her ne kadar daha sonra otobüse binecek insanların geçmesini engelleyeceği için hınzırca gözükse de güneşin ortalığı kavurduğu bir günde istemeyerek de olsa bu eylem yapılır.

    günlerden bir gün, güneşin tüm sıcaklığıyla parıldadığı bir haziran öğlesi bendeniz 1 saat sürecek şehiriçi otobüs yolculuğumu yapmak üzere otobüse binmiş, istemesem de bahsettiğim gibi cam kenarındaki koltuğu boş bırakarak koridor tarafına oturmuş bulunmaktayım. iki genç kız arkadaş otobüse binip yan yana oturacak yer bulamayınca bir tanesi "siz öne geçebilir misiniz? biz yan yana otursak..." deyiverdi. ön tarafta aynı şekilde orta yaşlı bir hanım cam kenarını boş bırakmıştı. 1 saat boyunca alerjim olan güneşte pişmeyi göze alamayarak "güneş tarafında oturmak istemiyorum" dedim. bunun üzerine iki arkadaş önlü arkalı cam kenarı koltuklara oturdular. vicdanım avazı çıktığı kadar ama sadece benim duyabileceğim bir sesle "seni keyif düşkünü. ayırdın arkadaşları. ne vardı 1 saat sabretseydin" diye bağırmaya başladıysa da yanımdaki kızın "ya uff yanıcaz şimdi güneşte hee" demesi üzerine kendime geliverdim.

    "ben yanmıyım sen yan, oh ne güzel..." değil mi?
  • uzun yol gidilecekse yolun büyük kısmı hesaplanarak yapılmalıdır. meselâ ümraniye sondurakları tepeüstü'ne gitmeden önce haldun alagaş spor kompleksi'nin yerindeydi ve otobüs gideceği yola 90 ya da 180 derece açı ile dururdu. güneşin altında yarım saat bekleyen otobüse binenler gölgelere dizilirler, ben ise yarım saat güneşte pişmiş deri koltuklara bir taraflarımın kavrulması pahasına oturur, bir güzel de yayılırdım. otobüsün dönüp trafiğe girmesi ile güneşin yeri değişince otobüste hummalı bir köşe kapmaca oynanır, ben ise istifimi bozmazdım. bu olay daha çok 11h ümraniye - beykoz ortaçeşme otobüsünde olurdu.
  • şehirlerarası yolculuklarda ve eğer ki yazın güneye gidiliyorsa mutlaka yapılan,

    ilk akla gelip de acentaya gidildiğinde "sol tarafta yer yok" cevabı alınıp şaşırmaya sebep olan,

    önce olayın ilk başta milletin "kazada daha kolay yırtarız" diye hesaplayıp şöför arkası istemesinden kaynaklandığını sandıran,

    dönüşte ise tam tersi sağ tarafta yer olmadığını öğrenince türk insanının %90'ının şark kurnazlığının ne anlama geldiğini bildiğini (ve bunun yanında kendini tek kurnaz adam sanmanın nasıl bir yanılgı olduğunu) kişiye iyice öğreten bir hesap şeysidir. (neysi?)
  • 30 cm boyunda eski bir elbiseden yırtılmış bir parça ile olayın kökten çözüleceği eylem .

    yolculuğa çıkmadan önce eski elbiselerin bazı bölümlerinden düz bir orantıda bir parça makasla kesilerek alınır. daha sonra kesilen parça özenle çantaya koyulur. diğer eşyalarla birlikte alınarak otobüse binilecek mekana gidilir. belli bir süre sonra otobüs gelir, otobüsün gelmesiyle otobüse binilir. binilen otobüste koltuğa doğru yürünür, yürüme bittikten sonra koltuğa gelinmiştir, oturulur. oturulduktan sonra çanta açılır, ve içinden özenle kesilmiş olan eski elbise tül versiyonu çıkartılır. mevcut kasnaklar gözardı edilerek iki ip tutamacıyla otobüs penceresinin sağ ve sol yanaklarına mandallanır. tülümsü objeye hafif bir gerginlik verildiğinde olay tamamen bitmiş olur.

    not: her hangi bir şekilde güneş kremi almaya gerek kalmaz.
  • örneğin sabahları sarıyer'de otobüse büyük otobüs durağından biniyorsanız, otobüs duraktayken güneş gelen yere oturursanız yolun kalanı boyunca gölgede kalırsınız. ama bu otobüsün levent yönüne gideceği varsayımıyla söylenebilir ancak. rusya tarafına gidiyorsanız bilemem...
  • genelde ilk 'u' dönüşte yalan olmamı saglayan hesap hatasıdır.