şükela:  tümü | bugün
  • beş para etmez bi şeydir.

    kimin ne kadar konuşulduğu, hatta nasıl konuşulduğu mühim değildir. isminiz tarihin tozlu sayfalarına karışıp, bedeniniz toprak olunca namuslu fikir işçileri nasıl bakar size, onu düşünmek gerekir.

    misal gerekiyosa,
    en büyük ve köklü sosyal medya organlarından olan ekşi sözlüğümüzde,
    mustafa kemal atatürk başlığında 5 bine yakın entry varken,
    recep tayyip erdoğan başlığında 16 bine yakın entry var.
    fakat dediğim gibi, insanın ne kadar konuşulduğunun, hakkında ne dendiğinin bi kıymet-i harbiyesi yoktur.

    açın bakın kaç türk-yabancı bilim adamı ve yazarın, atatürk üzerine kaç kitabı, kaç tezi, kaç makalesi var...

    ortadoğuda güçlü bi iran istemeyen ülkelerin, "sen patronluk tasla paşam burda.." demesiyle israile atar yapan velet olmak ancak popüler eder işte. devlet adamı? demokrasi adamı? adam?

    geçelim.
  • insanların hak etmediği değerleri, övgüleri vs almasını sağlayan kavram.

    insanlara beren saat mi, yoksa ışık yenersu mu daha iyi oyuncu diye sorsalar, çoğunluk beren saat diyecektir çünkü sadece popüler olanı tanıyan insanlarımız, ışık yenersu hakkında hiçbir fikre sahip değildir. en yakışıklı ya da en güzel, hep en tanınan isimlerdir. herhangi bir şeyi en iyi yapan da yine en popüler şahıslardır. kıvanç tatlıtuğ'un türkiye'nin en yakışıklı olması; beren saat'in en iyi oyuncu olması; arda turan'ın en iyi futbolcumuz olması vs vs hep popülerlik yüzündendir.

    bırakın sadece popüler olanı görmeyi artık!
  • turk kizlarinin, bu ben olacagim diye karakterlerini, ruhlarini, zevklerini sattiklari kavram. kezban olmanin bir kac temel sebebinden biri.
  • kız cinsinin hayatta en çok önem verdiği kavramlardan biri.

    popülerseniz bir orangutanın suratına sahip olsanız bile farketmez, her şekilde çok sevilirsiniz. ta ki sizden daha popüler birisi ortaya çıkana kadar, o zaman işler değişir, o kişiye doğru yelken açılır.
  • üniversite'de kız yoğunlukta bir bölümde okuduğunuz zamanlarda yeni lisansüstüne başlamış genç, tarz giyinen ve yakışıklı bir araştırma görevlisi vardır ve bütün kızlar ona aşıktır, sizin yanınızda hep o yakışıklı çocuk konuşulur,

    lisede bütün derslerden 85 üstü not olan, her dersi en önden takip eden kız vardır, bütün hocalar örnek öğrenci diye onu gösterir ve onu konuşur,

    ilkokulda bir çocuk vardır, her zaman en yeni kıyafetleri o giyer, en trend okul eşyaları ondadır, ailesi sürekli sınıf öğretmeniyle sıcak ilişki içerisindedir ve bütün sınıf arkadaşların senin yanından onun yanına gitmeyi seçer,

    ama onlar fark etmez en çok onların göz önünde olduğunu. işte popülerlik budur, olduğunda fark etmezsin, anlamı yoktur, olmadığında fark edersin, anlayana...
  • bakın, benim güzel olduğu için çok kişi tarafından sevilen şeylerle derdim yok. benim derdim, çok kişi sevdiği için diğerlerinin de sevdiği şeylerle.

    öyle bir hal aldık ki; bir şeyi popülerse seviyoruz, değilse -belki de aslında sevebilecek olmamıza rağmen- sevmiyoruz. ya da popülere karşı olan bir diğer grup tersini yapıyor; popüler olduğu için -belki de sevebilecek olmasına rağmen- sevmiyor. fakat konumuz onlar değil şu anda, onlar daha makul.

    bakın, hepiniz birer karaktersiniz. dünyanın en saçma cümlesini kurmuş olsam da bu cümlenin buraya uygun olması daha saçma geliyor ve gerçekten üzücü. birer bireysiniz. çevrenizdekilere göre yaşamanıza gerek yok her zaman. inanılmaz farklı da olmak zorunda değilsiniz ama birileri bir şeyleri seviyor diye sevmeniz gerekmiyor. ciddiyim.

    ne giydiğiniz, ne izlediğiniz, ne dinlediğiniz, nereye gittiğiniz ve hatta ne yediğiniz bile çevreye göre. ne seviliyorsa, ne takdir ediliyorsa, ne sizi daha ön plana çıkartacaksa. sosyal medyada gösteriş yapıp "ben de abc plajındayım", "ben de tırtıklı yılan balığı yiyorum", "ben de xyz markasından giyiniyorum" diye sergilediğinizde aldığınız beğeniler neden bu kadar önemli mesela?

    tamam bir noktada ön planda olmak anlaşılabilir. fakat bunu herkesin yaptığı şeylere göre değil de, kendi zevklerinizin peşinden giderek yapsanız? farklı olmaya da kasmadan, gerçekten sevdiğiniz şeyleri yaparak daha mutlu olamaz mısınız? neden mutlu olmanız için insanların onayına ihtiyaç duyuyorsunuz?

    popülerlik kötü bir şey değil, insanları karaktersizleştirmesi kötü. hazıra konmak gibi biraz, artık zevklerimiz yok, benliğimiz yok, birçoğumuz böyle. seveceksin denileni seviyoruz. sürü psikolojisi gibi, sevilen şeyi seviyoruz. sevilen şeyler gibi olmak istiyoruz, buna çabalıyoruz. istediğimiz gibi olmak için değil. çok köreldik; bu kadar sosyal, teknolojik açıdan gelişmiş, her şeye ulaşabileceğimiz ve kendimizi geliştirebileceğimiz bir çağda bu kadar boş insanlara dönüşmek bana biraz ironik geliyor.
  • popülerliğe sebep olan şeylerden biri aslında eleştiridir.

    örnek vermek gerekirse, ukrayna'da şaklabanlık yapan kızı herkes kınadı. adına binlerce entry girildi. ama bu onun popülerliğini arttırdı.

    adını anmak istemediğim emek hırsızı youtuberların ara sıra bir başlığı açılıyor. herkes eleştiriyor yerden yere vuruyor. ama bu durum o kişinin popülerliğini ve tanınırlığını arttırıyor.

    örümcek deyip korktun mu diyen biri vardı. onun videosunun altında "yahu böyle salak salak insanları ünlü etmeyin" diyen bi sürü insan var. ve aslında onu ünlü eden bu yorumu yazan ve videosunu izleyen kişiler.

    bu sebeple asla herhangi bir değeri olmayan kişileri eleştirme gayretinde bile bulunmuyorum.
  • görünürlükle doğrudan bağlantısı olan şey.