şükela:  tümü | bugün
  • ea tarafindan cikartilmis populous serisinin sonuncusu. yillardir aklima olmasina ragmen ciktiginda kacirmistim, sagolsun torrent sayesinde aldim.
  • çok eskiden daha bilgisayar denilen alete yabancıyken, anne babalarımızın komşularına televizyon izlemeye gittiği gibi bilgisayarı olan arkadaşa gittiğimiz zamanlardan bir oyun.

    1998 yılında "bullfrog productions" tarafından yapılan "electronic arts" tarafından yayınlanan bir oyun.

    insanların size tapınmasıyla elde ettiğiniz gücü büyü yapmakta kullanıyordunuz sanırım. o zaman grafileri aklımızı başımızdan alırdı, şimdi çok vasat görünüyordur herhalde.

    eski zamanlardan hoş bir oyun arayanlar muhakak oynamalı.

    http://en.wikipedia.org/…ki/populous:_the_beginning
  • oyunda arada bir şerefsiz köylüler size şirk koşar olur olmadık zımbırtıların etrafında dans edip tapınırlardı. kafalarına düşen yıldırım yeterince caydırıcıdır.

    volkan dağı büyüsü en göze hitab eden en sapık büyü idi. bildiin map eğilip bükülüyordu quake 2'de cam bile kıramazken. ilk creatures'ın tadı başkadır ama populousu alanında tek geçerim.
  • ses ve müzikleriyle yapıldığı yıla kıyasla aşmış oyundur. hatta öyle bir an gelir, müziklerden çok etkilenip haritada gözyüzünü daha rahat görebileceğiniz bir yere gidersiniz, köyü falan boş bırakırsınız.

    alakasız bir detay,

    vanessa mae kişisinin bach street prelude'ünü dikkatli dinlerseniz, oyundaki köylülerin seslerini duyabilirsiniz yada bende bir problem var.

    edit: bende problem yokmuş.
  • tıpkı cm 01 02 gibi, üzerinden yıllar geçse de gözler kızarana kadar oynanmaya devam edilen müthiş oyun. kimbilir kaç tane yeni alternatifi çıkmıştır, grafikleri televizyon kalitesindedir, ama bu oyunu bıraktıramaz. yemişiz çözünürlüğü bilmemneyi, bizler "suğ-nağ-me" diyerek köylere tornado yollamaya devam ederiz, edeceğiz.
  • rakibin kabilesine yakın ve yüksek bir tepe bulup, üzerine guard tower'ı kurup, içine de şamanı oturtunca ortalığı duman ettiğiniz oyun.

    tek sevmediğim yanı var; preacher denen misyoner kılıklı münafıklar. hülen amca sen nerden çıktın, eli kılıçlı adamları nasıl oturttun önüne, ne söyledin de iki dakkada zındık oluverdiler?
  • bu oyundaki savaşçılar savaşmaz, dövüşür. birbirini itip tepeden aşağı yuvarlayanlar, dibinde duran düşmanının kafasına tekme atanlar...

    arka planda çalan müzik, oyunun pagan atmosferiyle müthiş bir uyum sağlar.

    133 mhz işlemcili bilgisayarımda demosunu oynadıktan seneler sonra tam sürümüne erişebildiğim oyundur ayrıca.
  • asker birimlerinin tam taş-kağıt-makas ayarında olduğu oyun. o da şöyledir ki: preacher warrior'ı, elinden ateş topu atan adam* preacher'ı, warrior da elinden ateş topu adan adamı yener.

    bi de shaman vardır ki o bambaşka bir şeydir...
  • üzerinden yıllar geçmesine rağmen, mükemmel müziğiyle, sevimli savaşçılarıyla, şamanın sahip olduğu güçlerle beynimde yer eden oyun. defalarca bitirmişliğim vardır bu oyunu.
    oyunu bitirmenin en kolay yolu, en hızlı şekilde balon ve ateşadam üretmek, ardından bu adamları balonlara bindirmekti. böylece ne savaşçılar ne de rahipler size dokunabiliyordu.
    oyunun en keyifli anı ise şudur: şamanınızı balona bindirir ve düşman köyün kalbine ilerlersiniz( bu arada bir iki şimşekle ateşadamları etkisiz kılmak gerekiyor) ve en stratejik noktaya volkan büyüsünü yapıverirsiniz (bkz: tarassankaa) . ardından sandalyenize kurulup, olanları izlersiniz. o lavların yakıp yokedişini seyretmek insana anlamsız bir mutluluk verir, tabi cehennemi aklınıza getirmemek kaydıyla...
  • ateş topu atan elemanların ismi firewarrior idi. üssü gören en yüksek noktalara kule dikip içine firewarrior koymak en sağlam savunma atılımlarından biriydi.