şükela:  tümü | bugün
  • reunion in baskenti.
  • afedersiniz, bok gibi bi yer
  • yıllar önce beş parasız paris'e gittiğimizde babamın şehre en uzak ama metro istasyonu olan yerde kalırsak ucuza kalabiliriz diyip bulduğu mekan. kaldığımız otelde sabah kalkıp fahişeleri, üstüsüte sekiz ceket giymiş clochard tipli adamı yeşil yeşil bişey içerken (likördü heralde bi çeşit) görünce beti benzi atmıştı babamın. teril temiz bi yer diğil ama hijyen merakınız yoksa iyi işte. tip bi yer olarak hatırlıyorum - beni bozmamıştı.
  • paris banliyöleri içinde en fazla türke rastlayabileceğiniz yer.buradaki türk nüfusü 100 bin ise inanın bana 80 bini kaçaktır.nereden biliyorum çünkü ben burada 1 ay boyuna gazete dağıttım oradan biliyorum.muhabbetimiz oldu bir çoğu ile..memleketinden uzakta burada bizim düşük yasam kalitesi dediğimiz şartlarda sadece amaçları para kazanmak ve ailesine yollamak olan insanları görünce insanın içi acıyor ama elden gelen birşey olmuyor.

    afrika kökenli fransızlar ile türkler kardeş gibi olmuş artık.nedeni de iki tarafında kendisini ezilmiş halklar olarak görmesi..burada yer alan carrefour'un otoparkını falan kullanan insanlar ciddi anlamda korkmakta çünkü haftada bir ya gasp ya darp olayı yaşanıyor.

    ayrıca ucuz oteller bulabilirsiniz burada.türk dönercisi ''iris'' meydanda yer alır.döner kuyruğunu ilk orada gördüm ben.

    neyse sonuç olarak uzak durun hacılar buradan.tekin yer değil.
  • parisin türk mahallesi. döner satıyorlarsa % 100 domuz etindendir amma velakin kuzu kuzu derler.
  • notre dame katedrali'nin giriş kapılarında; soldaki kapının her iki yanında 4'er tane, ortadaki kapının her iki yanında 6'şar tane, sağdaki kapının her iki yanında da 4'er tane olmak üzere toplam 28 tane heykel bulunuyor.

    https://i.hizliresim.com/jwvq4w.jpg

    aslında hristiyan azizlerini temsil eden bu heykellerin, fransız devrimi sırasında, fransız krallarını temsil ettikleri zannedilerek kafaları kesilse de, devrimden sonra restorasyon çalışmaları sırasında bütün bu heykeller onarılmış ve avrupa'nın hristiyan azizlerini temsil etmeye devam etmiş.

    ancak bunlardan bir tanesi, hala kafası kesik vaziyette duruyor.

    https://studiosparis.files.wordpress.com/…treda.jpg

    dinlediğim birçok aziz efsanesi içinde, açık ara favorim olan saint denis'in efsanesidir. bu kafası hala ellerinde olan heykel de, saint denis'in ta kendisidir.

    efsaneye göre, milattan sonra 3. yüzyıl'da yaşayan aziz denis, paris'in ilk psikoposudur ve katolik inancını yaymak amacıyla roma'dan kalkıp paris'e gelmiştir. kısa zamanda vaazlara başlayan saint denis, kısa sürede parisli katolikleri etkisi altına alır ve katoliklerin sayısı günden güne çoğalır.

    pagan rahipler saint denis'in bu ünü karşısında inanılmaz rahatsızlık duyar ve bu nedenle milattan sonra 250 yılında saint denis'i idama mahkum ederek, bugün sanatçılar tepesi, ressamlar tepesi olarak da bilinen montmartre tepesi'nde boynunu vurur.

    ancak efsane bundan sonra başlar.

    zira efsaneye göre saint denis'in gövdesi, boynu hemen vurulduktan sonra doğrulur ve kendi başını yerden alır. saint denis kafası ellerinde "yapacağınız işe sokayım sizin," diye söylene söylene yürümeye başlar.

    https://studiosparis.files.wordpress.com/…is-03.jpg

    elinde başı söylene söylene, bir yandan da vaaz vere vere yürüyen saint denis, 6 kilometre kuzeye yürür ve nihayet bugün saint denis olarak anılan yere gelerek bugün saint denis bazilikası'nın olduğu yerde düşer kalır.

    https://studiosparis.files.wordpress.com/…cluny.jpg

    bugün bile insanlar, saint denis'in montmarte'den saint denis bazilikası'na kadar olan yolu yürüyerek onu anarlar.

    https://studiosparis.files.wordpress.com/…f2501.jpg

    saint denis, saint geneviève ile birlikte paris'in koruyucu azizi olarak anılmaya başlar. paris'in yanı sıra, trajikomik bir şekilde, baş ağrılarının da azizi olarak kabul edilir. bugün migreni tutan inançlı katolikler, saint denis'e dua ederek şifa bulmaya çalışırlar.
  • afrika’dan çok zenciyi görebileceğinizi düşündüğüm paris’in kuzeyindeki bir banliyö.