şükela:  tümü | bugün
  • trabzon’un arsin ve araklı ilçeleri’nin gümü$hane ili sınırında bulunan yeni yayla mevkii’ndeki görülmesi gereken eski rum köylerine verilmi$ isim.. vadilerle birbirinden ayrılmı$ 3 ayrı yamaçta yer alan antik kentin ne zaman kurulduğu ise bilinmiyor.. orta çağ’da kurulduğu ile ilgili bir delil olmamasına rağmen, derebeyi anla$mazlıkları süresince yarı müstakil bir rum sığınağı olarak kullanıldığı ve bunun yanında 17. ve 18. yüzyıllarda nüfusunun arttığı biliniyor.. sekiz kilisesi var.. rum ta$ i$çiliğinin güzel örneklerini olu$turan evlerden bugüne yakla$ık 300 tanesi kalmı$.. iki katlı evlerden merkez mahalle olan pi$toflu'dakilerin alt katı aynı zamanda mağaza olarak kullanılmı$.. santa'da demircilik ve gümü$çülük önemli bir sanat olmu$.. kiremitçilik, ta$çılık, terzicilik yapmı$lar.. santa'da 8 kiliseden bugüne kadar 5'i gelebilmi$..

    buraya ula$manın iki yolu var.. birincisi trabzon rize sahilyolu üzerinde sanırım arsin'de santa harabeleri (42) tabelasını görüyorsunuz ve içeri dalıyorsunuz.. bundan sonra hiç tabela olmaması sıkıntı veriyor yolculuğun ilerleyen a$amasında.. ikincisi ise sümela yolu üzerinden.. her iki yoldan da yolun çok karı$ık olması münasebetiyle biraz ayrıntılı olarak anlatmakta fayda var.. ilk olarak arsin yolu üzerinden gidilen yoldan ba$larsak, sahil yolundan içeri girince 18-20 km kadar asfalt yoldan ilerledikten sonra biraz bozuk bir yola giriliyor.. buradaki köylerin birisinde durup yolu sormakta fayda var, tabela olmadığından yolu bulacağım diye epey zorlanıyor insan.. zaman zaman da hislerle yolu bulmaya çalı$ıyor.. fakat en kolay ula$manın yolu 20-25 km sahilden ilerleyince bir dereye rastlıyorsunuz ve bu dereden hiç sapılmaması, kıyısından ilerlenmesi gerekiyor.. sahilden 42 km denmesine kar$ı 50. km de falan delik de$ik olmu$ bir sarı tabelaya raslıyorsunuz ve burada yol ikiye ayrılıyor.. sağdan gidildiğinde santa harabelerine 4-5 km tırmanı$tan sonra varılıyor.. soldan gidildiğinde de tarihi bir rum köyüne (yine santa harabeleri diye geçiyor sanırım) gidiliyor.. her ikisi de görülmeye değer..

    diğer yol ise, sümela'ya araba ile çıkılan yoldan sümela'ya dönü$ yerine tırmanı$a geçen yoldan gidilerek.. bu yolu tırmandıktan sonra duzluğe cıkıyorsunuz ve bu yolun sizi goturebileceği pek fazla alternatif var.. en kolay bulmanın yolu, yol kenarlarında ismini hatırlayamadığım bir otel (turistik tesisleri) gösteren bir tabelayı takip etmeniz..(baska tesis yok zaten) bu yol bir vadiye ula$tırıyor ve vadinin az üstünde tesisleri görüyorsunuz.. tesis dediysek ufak bir bina ve ufacık bir bahçeden ibaret.. bu tesislerin yanından devam ederek köylerin içinden gecip 8-10 km devam ettikten sonra yolun sağında etrafı çevrilmi$ bir mezarlığa rastlıyorsunuz.. mezarlığın solundan gidilecek ve ilerde tekrar yol ikiye ayrılıyor.. sağdakinden a$ağı doğru ini$e gecildiğinde ucsuz bucaksız bir manzaraya rastladığınızda doğru yoldasınız demektir.. bir kaç km sonra da ini$te harabeleri görüyorsunuz.. özellikle arsin yolu üzerinden gelip sümeladan maçka'ya ineceğim diyenler için bu üsten gidilirken çok fazla yol alternatifi olduğundan bu mezarlık yolunun sağından devam edilmesi gerektiği çok önemli bir ayrıntı.. aksi takdirde bizim gibi epey bir yola girip çıkıyorsunuz.. neden bu kadar ayrıntılı anlattım $imdi bu yol tarifini? sağolsun bizim karayollarımız sahil yolu üzerinde sadece giri$ tabelası koymu$ ve akabinde tek bir tabela bile koymamı$.. kulakları çınlamı$tır yetkililerin yol boyunca..

    santa harabeleri nasıl bir yer? oldukça ilginç ve güzel evlerden olu$mu$ bir dizi köy.. ve buradaki evlerin mimarisi çok güzel.. özellikle $imdinin in$aat mühendislerinin görmesi gereken bir yer.. bir de çok açık bir manzarası ve ye$ilin içine sinmesi göze çarpıyor..

    santa harabeleri çok fazla ke$fedilmemi$, turizm'e kazandırılamamı$ bir yer, yolları biraz düzeltikten sonra yap i$let devret yoluyla turizme kazandırılabilir.. doğu karadenize gidipte görülmeden gelinmemesi gereken bir yer..
  • trabzon-gümüşhane arasında bulunan eski rum yerleşkesi.yöre halkı santa ismini kullanmayı tercih eder.piştoflu (rumca: pistofandon), binatlı, ihsanlı, zerzili, çakallı, zincanlı ve zurnacılı(rumca: zournazandon) isimli 7 mahalleden oluşur. her mahallenin kendi okulu,kilisesi,çeşmesi mevcuttur.bir ara kiliseler ahır olarak kullanılıyordu. 1994'de çektiğim resimlerde hazret-i isa figürleri rahatlıkla görülmekteyken bugün çoğu güçlükle seçiliyor.zamanında tüm mahallelerin ortak kullandığı bir de kız okulu varmış bu mahallede.santayı oluşturan bu 7 mahalle, trabzon gibi dağlık bir bölge için oldukça düzenlidir. her mahallenin, yapıldığı döneme ve koşullara kıyasla oldukça gelişmiş bir kanalizasyon sistemi var.yine yörenin fiziki şartlarıyla kıyaslandığında tarıma oldukça elverişli alanlara sahip.tarımın yanısıra demir ve kurşun madenlerine de sahip bu sıradışı yerleşke'de, demircilik önemli bir meslek olmuş.santa'nın ne zaman kurulduğu tam olarak bilinmiyor. ama nüfusunun 17. ve 18. yüzyıllarda oldukça arttığı bilinmekte.
    etrafı oldukça yüksek dağlarla kuşatılmış olan santa'ya tek bir giriş yolu var.bu da bölgenin doğal bir barınak olmasına imkan tanıyor. rum çeteler, bölgenin bu özelliğinden oldukça faydalanmış, i. dünya savaşı yıllarında santayı kendilerine üs yapmışlardır. emperyalist ülkelerin kışkırtması ile kendi devletine ihanet ederek rusya adına casusluk ve beşinci kol faaliyetleri yürüttükleri, burada kurulan çetelerin müslüman köylerde vahşice katliamlar yaptıkları tarih kitaplarımızda belgeleriyle yer alan olaylardandır. bölgedeki pontos çetelerinin en acımasız, en zalimleri bu köyde kurulan çetelerdi. sümela manastırından sevk ve idare edilen bu çeteler, erkekleri cephelerde olan müslüman köylerini, kasabalarını basarak, silâhsız, korumasız, masum kadınları, çocukları, yaşlıları kahpece katletmiş, ırzlarını, mallarını yağmalamışlardır. bu çetelerin en eli kanlı elebaşları istil ağa ve efklidis pontus rumları tarafından bugün kahraman olarak anılmaktadır. aynı rumlar topal osman ağa'ya cani demektedirler.
    (bkz: ya ben lan neyse bisey demiyorum)
    (bkz: topal osman aga)
    (bkz: efklidis kourtidis)
    (bkz: istil aga)
  • trabzon rize sahilyolundan "42 km santa harabeleri" tabelasını görüp sola dalıp yola girip, az bir kilometreden sonra yolun bozuklaşmasıyla tıngırı mıngırı yolculuğa da inat üç saatin sonunda hala ulaşamamış olduğumuz harabelerdir. yolda soracağınız bir insan bulmanız "hayır kısmet" meselesi haline geliyor. biz bir araba görünce delirip sorduk içerden amca" ne göreceksinuz da iki daşu üst üste yiığmişlerdur aklinuz varsa geri dönersunuz" demesine inat yol aldık. olmadı..tekerleğimiz de patladı üstüne yol çok uğraştı gitmememiz için, ayrıca yağmur tabi. harabeleri göremediğiniz için çok üzülmüyorsunuz, giderken yol boyunca görebileceğiniz manzara hayatta çok az görülür ve yaşanır bir şey oluyor çünkü..
  • sakinlerinin mübadele dönemi karadeniz'den en son çıkan pontus topluluğu olduğu iddia edilen, doğa harikası toprakların ev sahipliği yaptığı kalıntılar. rivayete göre burada uzun direnişler sonucu topraklarını terk eden halk, yunanistan'da kahramanlar gibi karşılanmış ve ödül olarak deniz kenarında tarıma en verimli topraklar kendilerine verilmiş. ancak yıllar yılı yaklaşık 2000 m rakımda yaşayan halk o topraklara alışamamış ve kendilerine dağda yer verilmesini istemiş.
  • yıllardır turizm yatırımı bekleyen tarihi bölge. aslında bir üçlünün ulaşılması en güç parçası. sümela'dan çağılgöl'e ve çağılgöl'den taşköprü üzerinden santa'ya yapılacak yolun hikayesi iktidar temsilcileri tarafından uzun yıllardır anlatılmakta.
  • buraya doğrudan götüren benim bildiğim bir tur ya da dolmuş, otobüs vb. bir araç yok. illa ki özel araçla gitmeniz gerekiyor ve bu pek de kolay değil. zaten sümela manastırı gibi çok bilindik bir yer olmadığından, tabelalar da yardımcı olmayınca, alternatif görece kolay yolları öğrenmek için iyice soruşturmak gerekiyor.

    trabzon-rize sahil yolu üzerindeki, santa harabeleri 42 km yazan tabelayı takip etmek, buraya gitmek isteyenler için en bilindik yol. bu yol çok dolambaçlı ve bozuk, vadilerin arasından geçiyorsunuz. bu yüzden uzadıkça uzuyor. nereden, nasıl devam etmeniz gerektiği, harabelere ne kadar yol kaldığını da işaret eden tabela yol boyunca sanırım 1 tane vardı. öyle tahmini bir şekilde, bilinmeze doğru ilerliyorsunuz. ancak yol, manzara, doğa muazzam. belli ki ağaç türleri trabzon'daki herhangi bir yerden farklı. renkleri, yol boyunca dere üzeri taş köprüleri, vadileri seyrede seyrede ilerledik. yol bu kadar güzel olunca, uzamasını çok da dert etmedik. yol boyunca hes'e de rastladık. yol üzerinde fazla yerleşim yeri olmadığından, buna karşı duracak kimse de olmamıştır muhtemelen. böyle bir alanda hes'in oluşturacağı tahribatı düşünmek fazlasıyla can sıkıcı. bu şekilde yaklaşık 2-2.5 saat yol gidiyorsunuz. sonunda yol iyice bozuluyor. varışa son 30-40 dakikalık bir mesafede altı yüksek bir araç olmadan devam edebilmeniz mümkün değil.

    santa harabeleri, aynı zamanda yayla olarak da kullanılan bir bölgede yer alıyor. yerlisinden öğrendiğim üzere alternatif bir yol olarak sümela yolu kullanılabilir. ancak yine de en kolay gidilebilecek, düzgün yol araklı'da, karadere'den yukarı çıkarak çatak- taşköprü'yü izleyeceğiniz yol. yaklaşık 2 saat sürecek. bir de muhakkak güzel bir havada gidiyorsunuz. oldukça yüksekte konumlandığından, "bozuk havalarda göz gözü görmez olur" dediler.

    sümela'daki kötü organizasyonu görünce (manastırın içine tıka basa alınan birbirini ezmek üzere olan insanlar, olmayan rehberler, dolmuşlardaki sıkıntı vs.), "bilinmesin fazla, biz bir yol bulup gideriz yine" diyesi geliyor insanın. çok çok güzel yerler..
  • apolas lermi'nin son albümü olan santa'ya isim babalığı yapmış olan yer..
  • değeri bilinmiyen bir başka antik yerleşim yerimiz.

    bölge ile ilgili çalışmalarda, ilk yerleşmelerin ortaçağda madenlerin işletilmesine dayalı olarak kurulduğu belirtilen santa yerleşiminin daha eski yerleşim olması kuvvetle muhtemeldir. 1461 - 1476 yıları arası, fatih sultan mehmet döneminde tüm trabzon ve doğu karadeniz illeri ile birlikte yöre feth edilerek osmanlı imparatorluğu topraklarına katılmıştır. 1500-1800 döneminde önemli bir madenci yeleşimi olan bölge 1923 nüfus mübadelesi ile tamamı ortodox hıristiyan(rum) olan halkın yunanistana göç ettirilmesi sonrası boşalmıştır. günümüzde sadece yaz aylarında yayla yerleşimi olarak kullanılmaktadır. santa yerleşimi önemli bir madenen yerleşimi olması yanında bayburt-trabzon arasında mevcut tarihi ipek yolunun taşköprü-sümela-maçka arasındaki güzergahını kontrol altında tutan stratejik bir konumda bulunmaktaydı.

    wiki

    buyrun
    santa
    başka bir santa köyü
  • karadeniz sahil yolunda araç sürerken sürekli tabelasını görüp merak ettiğim, sonrasında bu sefer gideceğim deyip 1.5-2 saat araba yolu görünümlü bir çeşit patikadan yol alıp , bulutların üstünde taş yapıların yanında kendimi bulduğum muhteşem ötesi antik kent . öncelikle yol boyunca durmadan devam edin , kesinlikle yılmayın . bir ara bu yolun sonu gelmeyecek zannettik ama merak duygumuz ve karadenizli inatçılığımız ağır bastı. sonra bir köy bakkalında denk geldiğimiz iki afacan bize , abi daha çok var ama çok güzel bir yer demesi ile birlikte sonuna kadar dayandık. şöyle söyleyeyim gezdiğim en güzel mekanlardan biriydi. santa harabeleri için yapılan tek koruma bir iki tabela koyup açıklama yazmak olmuş. bu konuda turizm bakanlığımız çok ayıp etmiş. ayrıca bir kaç tane harabeyi köylüler tamir edip , pencereleri yaptırıp oturuyorlar gibi geldi bana . kaldığımız 1-2 saatte neredeyse hiç bir insanla karşılaşmadık . harabeleri gezdik, sulardan içtik , oturduk derin derin nefes aldık . ufaklık ağlamaya başlamasaydı daha da kalacaktık fakat akşamın yaklaşması ve dönüş yolunu düşününce geri döndük. şu kadar söyleyeyim , kesinlikle gidin.