şükela:  tümü | bugün
140 entry daha
  • fira'da franco's bar isimli harika bir yer vardır, adaya gitmeyi planlayan herkese mutlaka buraya bir akşam üstü uğramalarını tavsiye ederim. girişte telefonların sessize alınması istenir, klasik müzik çalar ve santorini'nin muhteşem kaldera manzarası karşısında içkiler yudumlanır. bugüne kadar gördüğüm en güzel barlardan bir tanesi, oradayken hergün gidilesi.
  • aşağı yukarı milattan 1500 yıl önce thera namlı yanardağ patlamış ve bu adaya bu günkü şeklini vermiştir. bu felaket sonrası mykonos, girit ve çevre adalar ile anadolu'nun ege kıyıları filan önce yanardağdan boşalan piroklastik akıntılarla, sonra da milyonlarca ton kaya ve toprağın yer değiştirmesi sonrası oluşan tsunami ile büyük zarar görmüş, bir çok ada toplumu tarihten silinmiştir* eflatun'un atlantisinin burası olduğu düşünülüyor.

    aslında santori'nin hikayesini aşağı yukarı herkes ucundan ötesinden biliyordur. onun için kısa kesip sadede yatay geçiş yapayım

    piroklastik akıntılar su yüzeyinde hovercraft gibi hareket eder. tek fark piroklastik akıntılar arkadan itişlidir. yastık olarak su buharını kullanır. 400 km/saatte hareket edebilir. santorini'yi biçimlendiren thera'nın küllerine mısır'da tel el-dafna denilen bir bölgede de rastlamışlar. krakatoa yanardağının piroklastik akıntıları antarktika'ya kadar ulaşmış. kalıntılarını bulmuşlar, bu minvalden bakınca krakatoa'nın patlamasından çok çok büyük thera'nın akıntılarının, yarattığı tsunaminin 3 bin km ötedeki mısır'a gitmesi çok çok olası.

    musa'nın hikayesi de bilinir, bir çok semavi dinde anlatılır. kendisini ve halkını mısır'da köle olarak tutan firavun'a karşı kerametler gösterdiği rivayet edilir. en fenomeni de kızıldeniz'i yarması. bunun yanında mısır'ı karanlığa boğması, çekirgelerin istila etmesi ve saire. tevrat’a göre musa 1392-1272 yılları arasında yaşamış. nerede okuduğumu anımsamıyorum ama bu efsanelerin, ya da efsaneye dönüştürülen olaylar silsilesinin bu yanardağ patlamasıyla ilgisi olduğu yazıyordu. nil'in sülfür yüzünden kan rengine dönmesi, havanın gündüz bile karanlık olması ve çürük yumurta gibi kokması, hayvan ölümleri yüzünden haşerelerin artması filan.

    tevrat'ta şöyle yazıyormuş "tanrı önümüzde gündüz bir duman, gece bir alev sütunu gibiydi.”
  • yunanistan tarım bakanlığı, santorini'nin eşeklerini korumak için 100 kilodan şişman olan turistlere eşeğe binme yasağı getirdi.
  • teleferiğin oradaki kıyısından bakıldığında olağanüstü görünüşü vardır , volkanik oluşumların yarattığı plajında denize girmek doyumsuz bir hal alıyor , yeme içme konusunda aç kalmazsınız ama çok da bir şey beklemeyin.
  • naçizane, 3600 yıl önce santorini'de yaşanan felaketi, küresel etkilerini ve minos uygarlığı'nı anlattığım bir video hazırladım, ilgilenenler izleyebilirler.

    link
  • yazın gitmeyi planladığım yunan adası ama yalnız değil.
    adanın mavi kubbeli yapılarından çok dogasını ve insanını merak etmekteyim.
    mekan ve yiyecek onerilerine açığım.
  • yanardağının tepesine çıkılıp çıkılamadığını merak ettiğim muhteşem bir yunan adası. bilgilendiren olursa buraya bir edit düşerim.

    hilal şeklindeki bir adadır, hilalin ucunda bir küçük ada ve bu iki adanın ortasında küçük bir yanardağ bulunur. gitmeyi çok istediğim yunan adaları arasındadır.

    edit: yanardağın tepesine çıkılabiliyormuş, @iste geldik gidiyoruzun huznu 'ne teşekkürler.
  • turizm kurbanı, rezil olmuş ada. bodrum gibi kapalı çarşı gibi bir yer haline gelmiş. yazık ulan. buraya gelip bundan rahatsız olmadan gezen insan hayatında gezmemiştir, gezmeyi bilmiyordur.
  • yunan adaları içinde en sevdiğim, en romantik bulduğum adadır kendisi. araç kiralayıp gezmiştim volkanik yapısı sebebi ile bazı plajlarının (perissa) kum-çakıl yapısı farklı zaten renginden kendini belli ediyor buralarda denize girmek ilginç bir his veriyor. adaya özgü eşekleri mevcut isterseniz onların tepesinde ya da teleferik kullanarak yukarı çıkabilirsiniz. bir de bir kadeh şarap ya da benim gibi mythos bira severler için gün batımı izleyebileceğiniz çok güzel köyleri var. gece hayatına gelince mykonos kadar hareketlilik beklemeyin burası genelde çiftlerin sakinlik ve romantizm için tercihlerini oluşturuyor.
  • tam bir turist tuzağı, yunanistan adalarının çultanahmeti. asla bir paros olmayan ada; ne insanı, ne güzelliği, ne sakinliği. buraya gelmek isteyen bodrum gümbete gitsin veya marmaris merkez.

    limana indiğiniz dakika yamyamlar merkeze shuttle diye bagajınıza yapışıyorlar, yaka paça fiyatlar kampanyalar uydurup kafa ütülüyorlar. tam rezalet. yüksek sezon diyor her yer boş sana aracı kiralamak için 2 katı fiyat çekiyor.

    olur da gelirseniz lokal bus denen otobüsleri kullanın. mesela bu otobüsler bildiğimiz şehirlerarası otobüsler gibi ama full ayakta yolcu alıyorlar metrobüse bağlıyor. düzen intizam sıfır. yüksek sezonda asla gelinmesini tavsiye etmem, hayal edemiyorum.

    doğası güzel mi? hiçbir numarası yok. pitoresk bir mimarisi ve yerleşimi var hepsi bu. yani 1000 kişiyle üst üste çıkıp ufuklara bakmaksa keyif, tam karşılığı. keriz silkeleme coğrafyası.

    sokakları gezmek çok tatlı. alaçatı gibi daracık sokaklar, beyaz ve maviye bulanmış bir deniz kenti. ama denizle ilişkisi kopuk, adanın meşhur olan batı şeridinin uçurum şeklinde denize kıyısı var.

    mekanlarda garsonlar ekstra kaba, herkese gudubet tavırlar. yani aynı gün paros’tan gelmemiş, 2 gün önce atina’da takılmamış olsam kendimden şüphe edeceğim.

    yeme içme mekanları ultra kalitesiz. marmaris merkez club kaynıyor etraf. şu kesin; hintlini girdiği yerde kalite bitiyor demektir, şaşmıyor.

    bir de o kadar turistik yer ama ingilizceyi yunanistan’da ziyaret ettiğim diğer yerlere nazaran daha zor anlıyorlar.

    bir de artık yeni liman var. öyle teleferikmiş, eşekmiş tarih olmuş. limanı da ebesinin nikahına yapmışlar ki insanlar mecburen ulaşım kullansın. tam bizim yeni havalimanı zihniyeti. dağın kazıyıp hayvan gibi kilometrelerce yol yapmışlar limana ulaşabilmek için. hatta bu yeni liman öyle bir yer ki feribotunuzu beklerken ölebilirsiniz. elazığ ktm meşhurdur ama burası daha beter tunceli ktm

    fira’da kaldım. buraya kadar her otelde hostelde wifi akardı, burada mesela ekşi sözlüğe girilmiyor öyle düşünün. kendi operatörüm sağ olsun takılıyorum. ayrıca fira’da bir soykırım anıtı var: türkler 350 bin anadolu rumunu ve pontusu sistematik şekilde öldürdü deniyor. tatil beldesinde ne alaka, sanki kurtulanlar santorini’ye mi geldi? alenen yavşaklık olarak addettiğim bir harekettir. türkiye bu hırtolara tenezzül etmediği için büyük ülkedir.

    bu ibnelere nefes aldırmayın, sent kaptırmayın. naxos var paros var, yunanda adadan bol ne var?

    paros tam bir kaş.
13 entry daha

hesabın var mı? giriş yap