şükela:  tümü | bugün
  • sensiz de denizi seyredebiliyorum.
    hem dalgaların dili seninkinden açık.
    ne kadar hatırlatsan kendini boş.
    sensiz de seni sevebiliyorum.

    hep boş konuşurduk hatırlar mısın, bula bula,
    karşılaştığımız zamanlarda.
    sen, sevgiden şımaran çocuk,
    ben şaşıran budala.

    --- özdemir asaf ---

    "bir kapı önünde", adam yayınları, 12.b., istanbul - ağustos 1996
  • saganak ın klip parçası....
    sözleri;
    ölçü koymak boşmuş herşeye
    kıyas götüremessin hiçkimse ile
    sen her zaman burda benim içimde
    sen her zaman benimle
    aylar geldi geçti saniyelerle
    kalbimi deldi geçti hatıran ile
    kader derler adına bir avuç toprak
    çalamazdı benden aslını
    sensiz batan güneş parlayan tüm yıldızlar
    alay ederler benle.
    sensiz tüm insanlar aşina bütün aşıklar
    alay ederler benle
    ne olur göster bana kendini
    bilirim ağlarsın benimle
    yalnız onlar bilmez bunu hissetmez
    dener beni tanrım boynum eğerim
    buluşuruz bir gün kevserde..
    sensiz batan güneş
    parlayan tüm yıldızlar alay ederler benle
    sensiz tüm insanlar aşina bütün aşıklar alay ederler benle
    ne olur göster bana kendini..
  • (bkz: without you)
  • hakan tuna'nın karanlıkta güneş albümünün 4. parçasının adı.
  • (bkz: sensizim)
  • samimiyet ve resmiyet arası hitap şekli.. sen..siz.. (bkz: iğrenç espriler)
  • taylan ayık'ın yalnız hayal albümünden bir şarkı. sözlerini de yazayım tam olsun.

    siyah, alabildiğine siyah
    kopkoyu sensiz dünyam
    fısıldar mısın yine?
    yüzüm ışığına aç
    kapanmaz sensiz yaram
    görünür müsün yine?
    kağıttan dünya
    hayal bu sevda
    kaybolur yüzün
    artık yokum ben!

    sensiz,
    artık yokum ben!
    sensiz
  • bir hikaye(m).

    sen

    etten ve kemiktensin. son kullanma tarihinin gelmesini istemediğim yaşam iksirimsin. eksik kalmış duygularımın tarifi, ulaşamadıklarımın somut halisin.
    nasip olamasa da iki ömrü bir etmek, ortak olmak hayata yan yana sen hep aklımda olacaksın.
    bir yerlerde üzülürken kahkahan gelecek sanki kulağıma, ellerimi açtığımda ilk dua'm olacaksın. mutlu olduğunu varsayıp gülümseyeceğim.
    eksiklerimi hayalinle kapatacağım, her mutluluğumun bahanesi olacaksın. gün gelecek sen gibi şımarıp, sen gibi gülüp, sen gibi kızacağım, belki de senleşeceğim.
    ister orada ol, ister burada, seni hep seveceğim.

    siz

    gittiğimde ya da kovulduğumda peyda olan boşluğun dolu ve yeni hali.
    hoş duruyorsunuz bir arada. birbirinize yakışanları giymişsiniz. el ele tutuşup çift olmuşsunuz. birlikte kısaltmışsınız uzakları. acıtsa da içimi, siz de seviyosunuz. ne de güzel rol yapıyorsunuz.

    sensiz

    noksan tüm yaşanacaklar. rüzgarsız şeytan uçurtmam. trajikomik mutluluklar. gecekondu bir yaşam elimde ekalan, kaçak, temelsiz.
    üşüten sıcaklarda yastığıma sarılıyorum. uçup giden kokular arıyorum rengarenk bir atkıda. ellerim daha titrek sigaramı yakarken. masumluğunu çoktan kaybetmiş gözlerim mazlum.
    sensiz de nefes alınabiliyormuş, ne garip!

    *ben

    kocca bir yürek dolusu ateş böceği toplamıştım kıpır kıpır. şimdi hepsi cansız, boş gözlerle bakıyor göğüs kafesimden. şekerini arayan karıncalar gibi, tuttuğum dileklerin asılı olduğu yıldızların yitişini izliyorum.
    ağacı görmeden ağaçtaki kuşu gördüğümü sanmışım meğer.
    ben, kozası bir yardımsever(!) tarafından açılan, bir haftalık ömrünü uçarak değil sürünerek geçirmeye mahkum kanatsız kelebek.

    *biz

    bir olup sığamadık şu gök kubbe altına. ben miydim fazla gelen, sensizlik mi?
    cevap verme dedik. veremedik.