şükela:  tümü | bugün
  • mastodon un blood mountain albumunden bir parca. sozlerini de yazayim tam olsun.

    ice god shakes the earth
    destruction of the path
    sinking deeper in the snow
    eating bark with blackened hands
    swollen fingers frozen jaw
    warm teeth wrapped around my wrist
    frostbite eating away at our limbs
    slit the belly brontotherium
    climb towards vermillion snowbank fall
    station of the crosses prayer save all
    chewing bone
    euphoria
    land and sky
    shining skull
    ice field blanket land
    hunted beyond the fray
    no direction known
    running with the band
    provisions wearing thin
    avalanche sweeps the land
    starvation setting in
    spilling all that's left
    should've kept the fruits from virgin's vine
    three-horned face
    pillar of red
    evil lives atop my crooked spine
    rosebush current flow
    carmine river go
    solar storms erupt on the sun
    ice fields blanket land
    snow queen
    hypothermia
    ice lips
    hallucination
    ice field blanket land
    hunted beyond the fray
    no direction known
    running with the band
    provisions wearing thin
    avalanche sweeps the land
    landscape ebb 'n' flow
    think i felt the end of time
    skulls aglow as crystal shines
    and starts to warm the empty climb
  • (bkz: siberian kiss)
  • tekrar tekrar dinlenesi mastodon parcasi. oyle boyle degil super bir parca.
  • albümün son parçası değil ancak anlatılan hikayenin sonunu getiren parçadır. kahramanımız blood mountain'ın tepesine yaklaşmıştır. her yer kar ve buz kaplıdır. "buz tanrısı zemini salladığında" çığ başlar ve yol kapanır. "kararmış eller, şişmiş parmaklar, donmuş çene" sözleriyle kahramanımızın donmaya ve "sıcak dişler bileğimi sardı, kemiklerimi kemiriyorum" sözleriyle hayatta kalmak için kendini yemeye başladığını tasvir ediyorlar. hayatta kalmak için mücadele ettikçe yolunu şaşırır ve göklerde garip ışıklar görmeye başlar. bunlar yaşanırken tekrar halüsine olur ve buzdan dudakları olan bir buz kraliçesi görür. sonrasında blood mountain'ın tepsini işaret eden üç boynuzlu bir surat ile karşılaşır ki burada albüm kapağına bir gönderme olduğu bariz belli oluyor. devam ettikçe kristal kafatası garip tepkiler vermeye başlar. kristal kafatasını dağın tepesine yerleştirip yerleştirmediğinden albüm boyunca bahsedilmiyor ancak "sanırım zamanın sonuna geldim" sözleri bunu başardığını anlatmakta. ki bu sözler this mortal soil'da bahsedilen kıyameti tasvir ediyor olabilir. ayrıca kafatasının parlamaya başlaması kahramanımıza devam etme gücü vermiş olabilir ve "ısınmaya başlar, boşa tırmanış" sözleri onun asla dağın tepesine ulaşamadığını da anlatıyor olabilir. üçüncü bir ihtimal ise kahramanımızın öldüğü yönünde. "zamanın sonuna geldim" derken kendi yaşamından ve "ısınmaya başlar, boşa tırmanış" derken de öldüğü zaman hiçbir şeyin öneminin kalmayacağını ve memnun olduğunu gösteriyor olabilir. fakat grup son anda bir plot-twist çakıyor ve "kötülük, bükülmüş omurgamda pusuda" sözleriyle tanrıların bu ölümlü kahramanımızı (this mortal soil) göreve yollarken aslında kıyameti hedeflediklerini gösteriyor.