şükela:  tümü | bugün
  • uçak ve tur şirketlerinin hergün viral pazarlama teknikleriyle pompaladığı para tuzağıdır.

    bu romantik ve safça, yer yer aptalca akıma uymayı düşünen genç dimağlara şu gerçekleri hatırlattıktan sonra ne haliniz varsa görün demeyi bir borç bilirim:

    1. avrupa kapılarında kıçına kadar aranıp potansiyel mülteci muamelesi göreceksin.

    2. cebindeki üç kuruş parayı da çarptırıp sokaklarda rezil rüsvay bir şekilde kalıp sidik kokulu duvar dibinde yatacaksın.

    3. türk vatandaşı olduğunu söylediğin bir avrupa ülkesinde karşılıklı diyaloglarda garip bir hava sezinleyeceksin.

    4. avuç dolusu vize ücreti bayılacaksın ve büyük olasılıkla vize bile alamayacaksın(avrupa için geçerli, son altı aydaki sıçtığın bokun gramajına kadar belge hazırlayacak olman da cabası).

    5. hadi bir şekilde kıta değiştirdin. güney amerika'ya gittin. kellen koltukta.

    6. hadi afrika'ya gittin yine kellen koltukta.

    7. çin'e, japonya'ya öyle elini kolunu sallaya sallaya gidemezsin. bir sürü sorgu, bir sürü potansiyel suçlu muamelesi.

    8. a.b.d.'ye gittin diyelim şansın yaver gitti ve geç gardaş gez dediler. parasız pulsuz bir yabancının amerika'da şansı yok.

    ne kaldı geriye

    ha hindistan. hindistan'a da vizeyle girildiğini biliyor olmalısın. orada da ne çeşit bir hastalık alıp geleceğini allah bilir.

    rusya ve orta asya'da bişey yok. bolca sovyet blokları, ciguliler ve sırt çantalı çulsuz bir gence bakmayacak güzel rus kızları. ızdırap çekip gelirsin yalnızca.

    pekiyi sen aptalca bir popüler kültürün etkisiyle bir yandan öbür yana savrulurken bunları bedava yapamayacağına göre uçak biletlerine çalışacaksın. bu işte kazanan belli.. sen değilsin boşuna hevesleme. kazanan, seni bir şekilde kafalayıp bu maceraya sokan uçak ve tur şirketleri...

    biraz daha para biriktir, tematik bir destinasyon seç ve orada insan gibi tatilini yap.

    kendini aptal yerine koydurma...
  • bir gece yarısı, kimsenin ingilizce bilmediği yerde kaybolup, sırtımda çantam, son otobüsü kaçırmamak için, kaldırımda karton üstünde uyuyan evsizlere basmamak için seke seke koşarken karar verdiğim ve koşarken yine vazgeçtiğim düşünce. hayat yaşadıkça güzel imkanınız, zamanınız varken gezin. dünyada iyi insan sayısı, kötü insan sayısından fazla. temel duygular aynı. tabi ulaşabilirseniz.
  • sosyal medyada bu olay biraz abartılıyor evet fakat asla saçmalık değildir. konfor alanından çıkmaya götü yemeyenlere kulak asmadan imkanı olan bütün gençlerin yapmasını tavsiye ederim. özellikle üniversite döneminde bolca zamanınız varken gezebildiğiniz kadar gezin. sonrasında paranız olabilir ama hiç o kadar boş zamanınız olmayacak. üniversite öğrencisi adam lüks aramaz zaten, hayatta kalma yeteneklerinizi konuşturun. dünyanın bir ucunda tek başınıza yol bulmayı öğrenin. dandik hostellerde dünyanın her yerinden farklı insanlarla tanışın. gittiğiniz yerin tarihi hakkında biraz okuma yapın, müzeleri gezin, görgünüz, birikiminiz artsın, ufkunuz genişlesin.

    maalesef euro ve dolar çok fazla arttı, minimum imkanlarla bile gezmek zor artık evet ama o minimum imkanınız varsa kimin ne dediğine aldırış etmeden çıkın ülkeden, kafanızı bi kaldırın, biraz nefes alın, ülkedeki saçmalıklardan sıyrılıp global düşünmeyi öğrenin.
  • 2017'de bir arkadaşımla birlikte; 30l'lik kamp çantalarıyla sabiha gökçen'den marsilya havalimanına indik.

    sabah havalimanından otobüsle şehir merkezine, gara gittik. 20 günlük global pass interrail bileti vardı. sonraki durağı belirledik ve şehiri gezelim dedik. gezdik, plaja gittik, dondurma yedik ve akşam 5 gibi ağrıdan omuzlarımız ve sırtımız iptal olduğu için en yakın çantacıya girip kabin boy çekçekli valiz alarak çıktık. ondan sonra 15 ülke, onlarca şehiri rahat rahat mis gibi gezdik. hem bagaj bölmelerine yerleştirmesi kolay, hem eşyalar daha iyi diziliyor. parke taşa sahip olan tarihi yerlerde de konakladığımız otellerde bıraktık öyle gezdik. bazen emanete bıraktık garlarda.

    sırt çantasıyla gezi falan yapılmaz efendim. hem sağlığa zararlıdır, hem de mazallah sizi interrail türkiye'den falan sanabilirler. lol
  • dil bilmedikten sonra, dünya'yı gezmek bana absürt gelmiştir..
  • (bkz: murdar)
  • tüm büyü bozuldu.
  • birilerinin de benim gibi düşündüğünü görmek mutlu etti beni.
    hakkıyla yapanları ve yapacak olanları takdir ediyorum ayrı ama benim için de saçmalık.
    konforsuz, yalap şap gezmek bende stres yaratacağı için amacına uymaz. yapısı itibariyle rahat ve hayatı gelişine yaşayan kişiler için uygun bir seyahat tipi bence.
    öyle yapıp çok ülke gezeceğime planlayıp zamana yayıp gidebildikçe ve olduğu kadar ülke gezmeyi tercih ederim.
  • "kız isteme nişan düğün istemeden nikah isteyen kız" başlığına "tabii ki ben. onlara harcayacağım parayla dünyayı gezeceğim" yazan kişinin hayalidir.

    bak bak bak bak.

    saçma demeyeyim hadi. benim katlanamadığım şey bunun bir ergenlik hayali renginde söylenmesi. hayalin kendisine değil ergen kırmalarına tahammül edemiyorum. bu sanki böyle "into the wild" izleyip "gidijem bu evden gidijem" der gibi değil mi ya? bu hayal güzel. vallaha güzel. ben de isterim farklı hayatlar, farklı kültürler... ne güzel, gezsin görsün. ama ben çıkan ağıza bakmadan da edemiyorum.

    "dünyayı gezicem"

    ay canım benim çok marjinalsin hangi film bu? bu harika hayali 17 yaşında illaki kuran 250 bininci kişisin, braun marka ütü kazandın tebrikler. üstüne otur.

    olgun bir renkle kurulmuş bir hayal ile hikayelerine hikayeler katıp bunları gerek kalemiyle gerek sözle aktarmak isteyenleri kastetmiyorum. söylediğim açık.

    anlayana!. (haha bunu demesem olmazdı)
  • götüm yemedi, sözlük’te başlığını açayım başlığıdır.

    ferrari’yi uzaktan görüp “orospu çocuğunun arabasına bak” diyen tipin sözlük yazarı olanıdır.