şükela:  tümü | bugün
  • çocuklar kapıyı çalar ve bir ağızdan bağırır.
    şivrilik diye karşılığında ise genelde kırık leblebi alırlar kapı sahibinden. ayrıca şivrilik adlı bir türk filmide çekilmişitir. türk sinemasının ilginç filmlerinden biridir.
  • konya yöresinde hala sürdürülen bir regaib kandili geleneği. regaib kandili günü sabahı, sabah namazından sonra mahalledeki üç ile on beş yaş arasındaki kız erkek çocukları sokak başlarında toplanarak ilk kapıdan başlamak üzere kapıları birer birer çalarak açılmasını beklerler, kapı açılması biraz gecikti mi hep bir ağızdan ve tempo ile şu maniyi söylemeye başlarlar:
    şivli şivli şişirmiş
    erken kalkan pişirmiş
    iki çörek bir börek
    bize namazlık gerek.
    şivlilik...
    çocukların sesini duyan ev sahibi bayan, elindeki tabak dolusu üzüm veya ne verecekse (çerez, gofret, çikolata, şeker, meyve vs.) onunla gelerek kapıyı açar ve sıra ile çocukların avucuna veya ekseriyetle boyunlarına takmış oldukları keselere birar avuç vermek suretiyle onları sevindirir, çocuklar bu kapıdan kısmetlerini aldılar mı diğer kapıya topluca koşmaya başlar, öğleye kadar bütün mahalle dolaşılmış olur.
  • konya haricinde bilen birine rastlamadigim, halbuki bilinse ne de guzel olur diye dusundugum guzel gelenek.
    sabahtan aksama kadar elde torba ordan oraya ziplarsiniz, karsilastiginiz arkadaslarinizden tiyo alirsiniz; "mualla teyzelerin sokaginda bi ev var, uff, tadelle veriyo!", veya "subay lojmanlarina gitmeyin, bi mok yok", gibi..
    aksama eve geldiginizde torbanizin ici muhtemelen cope benzer; gofretler, tadelleler, leblebili sekerler, bilimum kuruyemis,...hepsinin tadi digerine karismistir. sonra onlari cikarip yemeye baslarsiniz, o kadar cok sacma sapan sey yersiniz ki gece circir olmaniz kacinilmazdir.
  • bu aktivitenin zevki toplananları yemekten ziyade yen(me)yecekleri toplamaktadır.
  • eskisi gibi tadı kalmayan regaip kandili geleneklerinden. belki de ben büyüdüğüm için eski tadı kalmamış gibi geliyor; emin değilim.

    bizim zamanlarımızda olmayan, teknolojiye uyum sağlamış fenerleri ile sokakların rengi değişti dün akşam. horozlu, tavşanlı, köpekli fenerler. kimi led ışıklı. eskisi gibi fenerin içine mum oturtacağım; aman fenerimi yakmayayım derdi olmadan eğlendi yine çocuklar. bir de daha öncesi hiç karşılaşmadığım ( okul savaşları haricinde) yumurta atma eğlencesi çıkarmışlar ki eve dönerken tramvayın camına isabet eden yumurtalardan öğrendim. gereksizdi bence.

    bir önceki gece,gecenin yarılarına kadar kah fenerlerle sokakları renklendiren kah torpil, kız kaçıran, maytaplarla kulaklarımızı sikerten bu çocuklar değilmiş gibi sabahın olanca kör vaktinde ellerinde poşetleri ile yollara dökülmüşler. gözlerimin çapağını daha almadan bu veletlere kapı açtım. çalan zilden işe geç kalma riskine karşın gene de onlara güler yüzle yaklaştım. annemler beni apartman dışına göndermezlerdi çünkü. 5 kat, bizim haricimizde 9 daire!! hiç eğlenceli değildi.
  • konya işi trick or treat.
  • bisikletlerimize atlayıp kapı kapı "şiiivliiiiliiiiikk" diye bağırdığımız günleri hatırlatan son derece hoş bir etkinlik.

    konya dışında da yaygınlaşarak bu zevki bütün çocuklar tatsın istiyorum. *
  • benzeri bir gelenek batı akdeniz'de de vardır. yalnız komik gelmesin "pampambıdık" tır ismi ve bahsi geçen etkinlik çocuklar tarafından gece yapılır ve ana amaç yağmur duasıdır.
  • istediğin kadar şeker çikolata toplayabileceğin, tanıdık tanımadık herkesin kapıyı çalan çocuklara topitop, bisküvi gibi bilimum gıdaları bedavadan dağıttığı gün. çocukken şivlilik olan gün bayram gibi olurdu. akşamına da fener alayı.. özel olarak yapılan çoğunlukla tek kullanımlık fenerlerin içine mum takılıp yakılır ve akşam çocuklar o fenerle gezerler.. ne güzel adetler ya..
  • eski günlerin özlemini dolaşan çocuklari gördükce daha bi hisseder oldugum gün..

    bi 10 yaş kücülsek fena olmaz hani..