şükela:  tümü | bugün
  • "nefesi kesilmek mi, nefessiz bırakmak mı, nefes nefese kalmak mıdır yoksa aşk ya da nefesini tutmak mı? bu kadar kolay mı, bu kadar zor mu aşk? " sorularına perde açan, nefesle nefs arasında salınan döngüsel film. .
    bir insanın hayatına girmek çok kolay, çıkmaksa zormuş.
    vodka lemon ile ortak his yaratan bir sesi var bir de: tombe la neige
  • kim-ki duk'un hapishanelere ve mevsimlere ne kadar takık olduğunu bir kez daha gözler önüne seren filmi. daima az lafla çok şey anlatan yönetmenin bu filminde iki ana karakterin tek bir diyaloğu yoktur. filmde karakterler tek tek incelendiğinde herkesin bir manyak olması, parlatılan kişiliklerinden kaynaklanıyor. kim-ki duk karakterlerin ön plandaki özelliklerini abartarak onları "birey" olarak değil de yaptıkları "eylem"den ibaret görmemizi sağlıyor. hal böyle olunca nefes; hapishanedeki mahkumla yalnız kadının aşkını değil de, kıskançlık, ihtiras, yalnızlık ve şiddet gibi en insani duyguların temellerini sorgulamaya kalkışıyor.

    --- spoiler ---

    karakterlerin ruh hallerini anlatırken kullanılan semboller, filmde kelimelere gereksinimi iyice azaltıyor. küçük kızın elindeki oyuncak ayıyla yalnızlığını, kadının balkonundaki kanatlarla özgürlüğe özlemini, müdürün kamerayla, mahkumların duvara çizdikleri resimlerle giderdikleri ihtiyaçları, aldatılan kadının sadece tokat atan elinin gösterilişi vb...

    --- spoiler ---
  • kadının kocasının araba plakası 5795 iken, mahkumun numarası 5796'dir.
  • bi halt anlamadigim bir diger kim ki duk filmidir. karakterler dev eylemler yapiyorlar, ve ben asla neden yaptiklarini anlayamiyorum.
  • nefesimi tutup izleyeceğim günü beklediğim kim ki-duk filmi.

    http://www.youtube.com/watch?v=xkpksbk8bbi
  • dört mevsimin iyi betimlenip harmanlandığı, diyaloğun az olduğu, mutsuz insanların mutluluğu nerede aradığına dair bir kim ki duk filmi. enteresan bir o kadar da değişken ruh tasvirlerinin süslendiği kore filmi.
  • bugün antalya altın portakal film festivalinde izlediğim kim ki duk'un 14. filmi.kim ki duk'un kendine has sinema dilini filmin her karesine yoğun bir şekilde aktardığı bir film olmuş.ölüm cezasına çarptırılmış bir mahkum ile mutsuz bir evliliği olan bir kadının aşk öyküsünü anlatmaktadır.film beklenmedik bir sahne ile açılışını yapıyor ve ilk dakikadan seyirciyi kendisine bağlıyor, etkileyici bir şekilde de bitiyor.
  • kim ki dukun basarili bir sekilde mevsimlerle bozdugu bir baska filmidir. ufak kiz da dahil olmak uzere butun herkesin bi cins manyaktir. icinde gecen uc ask hikayesinin zaman zaman birbirinin aynisi oldugu filmdir ayrica. son olarak da apartmanlar kopruler filam birer dizayn harikasidir.
  • dört mevsim film. çok başka aşk hikayelerinin birbirinin aynı olması ve aşka verilen şansın, yaşama verilen şans olarak sunulması gerçekten etkileyiciydi. gerekli olmayan hiçbir öğeyi barındırmayan film, yönetmeninin izleyicisini ne üzüyor, ne şaşırtıyor.
  • ne yazık ki bu filmden yönetmenin diğer filmlerinden aldığım tadı alamadım. dramatik bir hikayesi olmasına rağmen etkilendiğimi söylemem zor. kadının dansları olsun, kocasının gavatlığı olsun bana komik geldi. tabi bu geyik bir yorum oldu ama bin-jip, bom yeoreum gaeul gyeoul geurigo bom , hwal gibi örneklerimiz olunca, kim ki dir duk tır diyerek filmden beklentilerimiz de yuksek oluyor. fekat gecen 1,5 saatin sonunda görüyoruz ki, soom beklentilerimizi karsılayacak bir film değil. tabi aslaa zaman kaybıydı diyemem ama fazla keyif aldığımı da söyleyemem..

hesabın var mı? giriş yap