şükela:  tümü | bugün soru sor
552 entry daha
  • benim de tanı alıp yıllarca 'normal' olamama sebeplerimden biri olarak kalmıştır. çok sonra kendim gibi insanların var olduğunu öğrenince ve benim için sadece hayatı sürdürmenin bile ne kadar zor olduğunu bilip aynı duyguları paylaşan insanları görünce rahatlatmıştır.

    ailem hariç bir insanla konuşmam gerektiğinde saklanıp ağlamam ile başlayan süreç kreşe gidip hiç arkadaş bulamayıp kreşi bırakmamla devam etti. ilkokuldayken cevabı bilmeme rağmen parmak kaldıramıyor, yine hiç arkadaşım olmuyordu. yıllar geçtikçe iş sarpa sardı. tanımadığım insanlarla herhangi bir sebepten ötürü konuşmak benim için tam bir kabustu. okulda birkaç arkadaş edinmiştim ama mesela eve su siparişi vermek için sucuyu aramak bile işkenceydi. derken orta sonda iki sene platonik aşık olduğum çocuğa dahi gidip açılamamış ve bir elin parmaklarını geçmeyen arkadaşlarımdan yerime yapmalarını rica etmiştim. her şeyin herkes için ne kadar kolay olduğunu görüyor, kendi yaşadıklarımın nedenini tam olarak kavrayamıyor ve içten içe insanlara karşı agresifleşiyordum. bu yüzden de hem çok içine kapanık hem de konuştuğunda nefret kusan biri haline gelmiştim.

    derken gelişen bir dizi olaylar sonucu yalnız kaldım. yalnız derken, 15 yaşında tek başına hastaneye yatmam gerekti mesela. kimsenin bana manevi destek olmadığı bir zamandı. her işimi kendim görmem gerekiyordu. başta çok bocalasam da zamanla alışmaya başladım. kendimi aşmak zorundaydım yoksa hayatımı devam ettiremeyecektim.

    en zor kısmı ise romantik ilişkilerde belli bir eşiği aşmak oldu. çünkü hem baş başa olmak hem de karşısındakini etkilemeye çalışmak sosyal fobi sahibi insanlar için ekstrem seviyede gergindir. bir yere oturduğumda montumu nasıl çıkaracağımı ya da siparişi nasıl vereceğimi düşünmekten, karşımdakine ne desem yanlış anlaşılmayacağını hesaplamaya çalışmaktan titriyordum uzunca bir süre. istemsizce de konuşmaları devam ettiremiyor, hem arada uzun sessizliklere sebep oluyor hem de muhabbeti sıkıcılaştırıyordum. etkilendiğim insanlarla zaman geçirmek o kadar zordu ki bir yandan çok istesem de bir yandan kendimi o duruma sokmaya yanaşmıyordum.

    üniversitede farklı bir şehre gidince ve sürekli beraber zaman geçirdiğim oda arkadaşım tam tersim epey sosyal ve umursamaz biri olunca yavaş yavaş ayak uydurmaya başladım. bir süre sonra artık romantik ilişkilerde de 'normal' birine dönüştüm sanıyorum. hayatıma giren insanların bunda emeği çoktur.

    artık topluluk önünde profesyonelce konuşmam gerektiğinde ya da benim için önemli birinin hiç tanımadığım yakınlarının yanına ilk kez gittiğimde o his geri geliyor sadece. bunların da üstesinden gelmek için kendimi zorluyorum. hala daha bilmediğim kalabalık bir ortamda bulunmam gerektiğinde kendimi gün boyunca psikolojik olarak hazırlamaya çalışıyorum. sadece beklemediğim bir anda tanımadığım biri tarafından bana bir şey söylendiğinde afallıyorum ama reel hayatıma büyük bir etkisi olmuyor.

    demem o ki; tamamen aşılması bence imkansız ama hayatı yaşanabilecek düzeye getirecek kadar üstesinden gelinebiliyor. ben hep yapmak zorunda olduğum şeyler sebebiyle yavaş yavaş katlanılabilir kıldım bu fobiyi. belki de gerekli olmasaydı hep çekingen ve silik kalmaya devam edecektim. hayata sadece devam etmek benim için hala epey zor bir şey yine de.
6 entry daha