şükela:  tümü | bugün
  • kadrolu öğretmenden en belirgin farkı ssk'lı olmasıdır. daha sonraki en belirgin farkı özlük haklarının sabit olmamasıdır. daha sonraki en belirgin farkı kıdem atlayamamasıdır. daha sonraki göze çarpan farkı maaş günlerinin stabil olmamasıdır.

    (bkz: sözleşmeli öğretmenlik)

    not: gün itibarı ile 10 bin kişi daha bu ikinci sınıf öğretmenlik mesleğine adım atacaktır.
  • eşek gibi çalıştırılıp üç kuruş maaşa bu kutsal görevi yaptırmaya zorlanan kişiler için hamal da diyebiliriz. kaldı ki bazı öğretmenlerimizi sırf bu yüzden kaybediyoruz.
  • sözleşme = mavi donun var mı? yaz, donunu kendi getiriyo...
  • 4 yıllık eğitim fakültesi bitirdiğiniz halde maaşı; lise mezunu polis, imam, hemşire kadar olmayan bir meslek...

    not: dalgınlıktan cristiano ronaldo başlığına yazmışım bu yazıyı, uyarılar için tşk ederim.
  • (bkz: #20691256)
  • (bkz: #21459563)
    (bkz: #21460232)
  • recep tayyip erdoğan 'ın ikinci plan seçim vaatlerinin baş maddelerinden. zira halen 70 bin sözleşmeli öğretmen atanmış durumda aileleri ile birlikte değerlendirildiğinde 500 bin kadar oy demek oluyor bu sebebledir ki tayyip erdoğan seçim vaatlerinde sözleşmeli öğretmenleri kadroya alabileceklerinden bahsetmiştir daha önce hüseyin çelik ve nimet çubukçu tarafından dile getirilen bu düşünce gerçeğe dönüşmemiştir. tayyip erdoğan'a göre sözleşmeli öğretmen doğuda bulunan öğretmen açığını kapatmak için yapılmıştır. özür grubu dışında tayin hakkı verilmemiştir. sözleşme imzalandığı yerde uzun yıllar tayin hakkı olmadan çalışmaya zorlanmaktadır. yine bir öğretmen 86 ile sözleşmeli olarak atanmışken bir öğretmen 50 puanla kadroya alınmıştır. bu durum tıpkı öğretmen atamalarında olduğu gibi adaletsizliğe sebep olmaktadır. bir yanda sözleşmeli öğretmen atayıp bir yandan da batıda ilk atama ile atanmış olanların zorunlu hizmetinin kaldırılması da çelişkiye sebep olmakta sözleşmeli öğretmenlerin hakları yenilmektedir. sözleşmeli öğretmenler haklarını istemektedirler ve görünen o ki önümüzde ki seçimlerde atanamayan öğretmenlerle birlikte önemli bir oy potansiyeli oluşturmaktadırlar.
    (bkz: adalet herkesin hakkı)
  • tek sıkıntıları eş durumu ve öğrenim özrü olmayan öğretmenlerdir. bunu diyenler de genelde şu lafı çok severler "kadrolu öğretmenden ne farkı var ki yaaa!" tabi açık öğretim sınavlarında görev almamaları da en büyük dertleridir vah vah vah (!)

    sorun sanıldığından çok daha büyük. şahsen bir kamu personeli olarak meslekleri çok net gözlemlediğimi söylemeliyim. ve sözleşmeliler ile kadrolular arasındaki farkları şimdi tekrar ifade etmek gerekecek. çünkü öğretmenler için de aynı durum söz konusu. mesela:

    *kadrolu öğretmen isterse sınava girip idareci olabilir fakat sözleşmeli öğretmen olamaz.
    *kadrolu öğretmenimiz istediği kadar rapor alabilir fakat sözleşmeli öğretmenimiz 1 aydan fazla rapor aldığı zaman kapı dışarı edilir. bu duruma maruz kalan kanser hastası bir sözleşmeli öğretmen vardı birazcık vicdanınız varsa okuyun: http://www.egitimekrani.com/…ber.php?haber_id=18215
    *sözleşmeli öğretmenin disiplin cezası alması çok daha kolaydır çünkü sözleşmeye göre işlem görür fakat kadrolu öğretmen için bu durum biraz sıkar.
    *zaten enteresan bir sistem olan kademe-derece olayı sözleşmelilerde yoktur. isterse 20 yıl çalışsın bir gram kademesi ilerlemez.
    *sözleşmeli öğretmen sgk'lı olduğu için sağlık kesintisi uygulanabilir fakat kadrolu istediği kadar hasta olsun zerre kesinti uygulanmaz.
    *kadrolu öğretmen isterse fizana yurtdışı görevlendirme isteyebilir lakin sözleşmeli öğretmen doğuda ve güneydoğuda sineması, tiyatrosu, kütüphanesi, alışveriş merkezi, sosyal alanları ve güneşi olmayan kasabalarda görev yapmak zorundadır. bunun için de bir allah kuruşu yardım alamaz.

    şimdi benim bu yazdıklarım elbette kadroluların zoruna gidecektir. hatta başka bir yazımı da eksilemişler zaten. gücüm yettiği müddetçe kamu yönetimindeki aksaklıkları dile getireceğim. 1 mayıs günü onlarla beraber yürüyeceğim. günümüz memurların-işçilerin ve ezilenlerin hakkını arama günüdür...

    ha şimdi bana diyecekler ki "kardeşim sen öğretmen değilsen niye savunuyorsun bunları?" ben de diyeceğim ki onlara ezilen, yanlış yapılan, haksızlığa uğrayan memur, işçi, öğretmen, özel sektör çalışanı... kim olursa olsun yozlaşmış sistemleri başlarına geçene kadar haykıracağım!