şükela:  tümü | bugün
  • çarşafa, pikeye vb. örtünme araçlarına dolanıp, kurtulamayacağını anlamak, etrafa bağırmak, bağırdığın anda yukardan bir yerden, yorgan düşmesi öylece kalmak. böhyyy...
  • uzun süre çaylak olarak kalıp sözlük cemiyetinden elini eteğini çektikten sonra yazar oldunuz mesajını e-mail adresi değiştiği için yahut e-mailin işlevselliğini yeni bir çağın yeni bir iletişim aracına devretmesi nedeniyle alamamasıdir.
    yazarlığın bir ukte olarak kalması da olabilir.

    not1: bunu okuyabiliyorsanız söz konusu kişi ben olabilirim.
    not2: eğer ben isem zamanın ötesinden gelip beni bulun. sözlük ne lan dersem şükela deyin. bunamadıysam hatırlarım.
    edit1: azimle sicmama ragmen betonu hala delemedim. kim demisse kaynagi kesin gotudur. delinmiyor arkadas.
  • (bkz: aviatophobia)
  • o kadar büyük korkulardır ki buraya yazamazlar. (ara: minibüs)
  • polat alemdar 'la karşı karşıya gelmek. (bkz: ürkütücü)
  • (bkz: terminator)

    "japonlar taşağını elleyen robot yaptı" gibi haberler okuyunca korkuyorum valla. john connor falan da çıkmaz ben size söyleyeyim.

    (bkz: baltalı ilah)
  • orta okul zamanı bir gün kuzenle eve kapanmış deli gibi atari oynuyoruz. aynı bugün ki gibi yağmur yağıyor. oyunun adını tam hatırlamıyorum ama bir futbol oyunuydu ondan eminim. japonya liginde şampiyon olmak için filan uğraşıyordun. tabi o zaman save game henüz icat edilmediğinden oyunu bitirmek tam 6 saat sürüyordu. şampiyon olunca da oyunun sonunda tsubasa imitasyonu bi' adam gelip kupa kaldırıyordu. o zamanlar için baya eğlenceliydi. neyse kuzenle dalmış oyun oynuyoruz. arkamdan kardeşimin geçtiğini fark ettim ama oyuna konsantre olduğumdan hiç ilgilenmedim. sonra yanıma doğru geldi, bir bacağını koltuğa koydu. kafamı çevirdiğimde bir baktım ki bilader çırılçıplak karşımda duruyor. öyle bir bacağı yerde diğeri koltukta. ve sonra napıyorsun bile diyemeden halıya işemeye başladı. baya bildiğin köpek gibi. öyle bir şok geçirmişim ki yanıma işemesine rağmen yerimden fırlayamadım. sesim bile çıkmadı, öyle bakakaldım. sonra işini bitirdi ve odadan çıktı gitti sanki hiç bir şey olmamış gibi. hepimiz kazık kadar olduk aradan yıllar geçti ama o kafamı çevirdiğimde gördüğüm manzarayı hiç bir zaman unutamıyorum. öldüğümde de film şeridi gibi önümden geçmesinden çok ama çok korkuyorum. ben böyle ölmek istemiyorum ulan.
  • karıncaların namusuma göz dikmesi.

    (bkz: evi karınca basması)
  • haydar dümen'le aynı asansörde mahsur kalmak.