şükela:  tümü | bugün
  • hasta vaziyette evde yatarken bi nevi antibiyotik, bi nevi c vitamini deposu, bi nevi antidepresan olmuş program

    dün toprak zengini olduğunu iddaa eden, über kılıklı bir amcamız katılır

    amca : "içkim, sigaram, kötü alışkanlığım yok, sadece günde 2 paket sigara içiyorum"

    dakikalar ilerler, sunucular "amca sen toprak zenginiyim dedin, anlat bakalım ne toprağın var?" der, amca "yozgat'ta bi evim var" der
    sunucular "e hani toprak?" diyince amca aşağıdaki cevabı verir
    - işte evim var, topraaamın üstünde, 300 metrekare yerim var. geçen 450 milyar verdiler siktir ettim
  • arkadaki müzisyen grubun ince bir espri anlayışına sahip olduğu program.

    songül karlı: şimdi 41 yaşında hiç evlenmemiş fatma hanım geliyor

    kadın gelirken çalan müzikle solist kız: inim inim inlesem acı çeksem de olur...
  • bütün evlendirme programlarını takip eden biri olarak * söyleyebilirim ki, en kalitelisidir.
    star'da esra erol anca göbecikler atıyor. flash'ta kaynana semra'nın sunduğu programı ise açıklamaya bile gerek görmüyorum; zira sunucunun isminden programın kalitesini tahmin edebilirsiniz..
    su gibi ise, gerek sunucularıyla, gerekse katılanlarla en dişe dokunuru. sunucular, çoğumuzun aşinalığı olan kişiler, yarışmacıların eli yüzü düzgün. evlendireceğiz diye şebeklik de yapılmıyor.

    önceleri bayan adaylar gelirken bitmesin bu rüya* söylenirken; şimdi telif hakkından olsa gerek, sevemez kimse seni benim sevdiğim kadar* söylenmekte. erkek adaylar gelirken çalan melodi ise aynı. nikah için gelen çiftler girerken de bebek * söyleniyor. tek farkla, "olmadı bi de sinema yaparım" kısmı "olmadı bi de su gibi yaparım" diye değiştiriliyor.

    programda bir dolu dikat çekici katılımcı vardır. bendenizin en çok ilgisini çekenleri yazıyorum ha buraya:
    su gibi tanju: 48 yaşında, yakışıklı*, annesiyle yaşıyor, oto alım-satımıyla uğraşıyor.
    kendisi ilk defa bir ay önce felan gelip, çok hoş ve genç bir bayana talip olmuştur. fakat bayan, tanju beyi yaş farkından dolayı reddetmiştir. tanju bey de şansını başka taliplerde aramak istediğini söylemiştir. oldukça kibar ve yakışıklı olduğundan, her gün 2'şer 2'şer talibi gelmektedir o günden bu yana. hepsine bir kulp bulmuştur. kimine genç demiştir (29 yaşındaki bayana), kimini önceki evliliğinden olan çocuğundan dolayı reddetmiştir, kimini güzel bulmamıştır, kiminden ise elektrik alamamıştır. 2 gün önceki programda kendisine yine bir talip gelmiştir, tanju bey yine reddedip, su gibi'ye 1 ay ara vereceğini açıklamıştır.

    su gibi zeren: 40'larında, oldukça güzel, zeki, kimya mühendisi, 2 dil bilen bir hanım. kendisini tv'de ilk gördüğümde çok şaşırdım açıkçası. bu kadar güzel ve zeki bir kadının orada ne işi vardı... kendisine elbette ki fazla talip çıkmamıştır başlarda. zira her erkek onu kaldıramazdı. sonra şartlarını azaltmıştır ve birkaç talip çıkmıştır, ama kendisi onları reddetmiştir bir bir.

    su gibi ayşenur: 50'li yaşlarda, 1.50 boylarında bir hanım. bir ara her gün konuktu stüdyoda.
    evleneceği adamadan çok fazla şey beklemektedir. genç olması, paralı olması, istanbul'da yaşaması.. misal, kendisine taa tokat'tan gelen beyi tokat gibi bir cevapla reddetmiştir. ondan sonra da tek tük talibi çıkmıştır; ama takip edebildiğim kadarıyla hala boştadır.

    su gibi rıfat: sanırsam 50'li yaşlarda, asabi, öğretmen emeklisi bir bey. kendisine bey demek ne kadar doğru bilemiyorum. zira; o karaktere rağmen kendisine 3-4 hanım talip olmuştur ve hepsini "kısır bunlar, bana oyun oynadılar" diye reddetmekle kalmayıp, stüdyoda cinnet geçirmiştir. üstüne üstlük, başkalarında gelen taliplere de olmadık laflar etmiştir. şu sıralar ortalıklarda görünmemekte...

    genel katılımcı profiline göz atarsak:
    çoğu evlenip boşanmış, kiminin çocuğu var. 20'li yaşlardan başlayıp devam ediyor. bayanların karşı cinsten isteklerinde bir iş ve ev sahibi olmak başta geliyor. erkeklerin bir kısmı "ille de evlenmemiş olsun" zihniyetinde. hatta geçenlerde 40'lı yaşlarında bir adam, daha önce 2 evlilik yapmış ve 3 çocuğu var,, hiç evlenmemiş bir bayan istedi. yoksa olmaz dedi. e tabii adama talip felan da çıkmadı.
    kendinden büyük bayan isteyen erkeğe pek rastlamadım. kendilerinden küçük bayan istiyor hepsi. bayanlar ise yaşa pek bakmıyor.

    sunucular: songül karlı gayet sevecen ve anaç. uğur arslan ise gülmemek için kendini zor tutuyor sanki. ayrıca, her nişanlanan ya da nikahı kıyılan çift dansederken su gibi'ye playback yapıyor. yapmasın artık, gerek yok.

    reklamlar: son birkaç haftadır, krizden olsa gerek, aradaki reklamlardan sonra , programa girişte bir dizi ürünün tanıtımını yapıyorlar. yalnız uğur arslan'ın ürünleri tanıtırken yüzünde öyle bir ifade var ki, ne isim var lan benim burada adamindan bi farkı yok. gözlerinde "ben aslında oscar sunacak adamım, değerimi bilmiyorlar" ifadesi var.

    ha bu kadar yazmışım, ekleyeyim. bu tür programların müptelası olmam, çok boş vaktim olduğundan değil. bilakis, üniversite öğencisiyim, zekiyim, kültürlüyüm, güzelim, kendine güvenen yakışıklı beyler..dur lan dur!..böyle devam etmeyecekti cümle,, yeniden başlayalım::
    üniversite öğrencisiyim, normalde ntv'den başka kanal ve türk dizisi izlemem. kitap ve gazete okurum.. yaaani; o bilinen "kadın programı izleyicisi" kalıplarının dışındayım. demek ki, bu programlarının izlenmesinin eğitimle ve kültürle o kadar da alakası yok.
  • birkaç gün önce 19 yaşında olduğunu ve 18 yaşında evlenip boşandığını söyleyen, kimsesiz bir çocuk çıktı ayşe adında. çocuk diyorum, zira kendisi bildiğin ortaokul çocuğu görünümündeydi ve o ses tonuna sahipti.
    "vah vah, öksüz, evlenip de boşanmış" duygu sömürüleri arasında çocuğa "koca" çağrıları yapıldı. evlilik kurumu birbirini seven iki insanın ömür boyu beraberliğinden çıkarılıp "kimsesiz ve küçük ayşe'nin şevkatli bir yuvaya ihtiyacı var"a dönüştürüldü. sanırsam songül karlı ve uğur arslan ikilisi, bu programdan önce yapmış oldukları programın etkisinden kurtulamamışlar hala.
    neyse efendim, bu çocuğa, annesinin ısrarlarıyla mahmut adında 30'larında gösteren bir adam talip oldu. açıkçası mahmut pek istekli görünmüyordu; ama annesi aşırı derecede ısrar etti. ekran başındaki ben bile korktum, mahmut son anda vazgeçer de annesi onu evlatlıktan reddeder diye.
    adayların ve taliplerin oturdukları sandalyeye oturdu ayşe çocuk. ayşe'nin ayakları zar zor yere değiyordu otururken. mahmut da karşısına oturdu. ayşe çocuk, ortaokullu ses tonuyla sormaya başladı o klasikleşmiş soruları;
    - eee, ailenizle mi yaşıyorsunuz?
    - ne iş yapıyorsunuz?
    gibi.. bunları sorarken, yüz ifadesi, ses tonu ve vücut dili, evleneceği adamı tanımaya çalışan bir kadınınki gibi değil de, mahallede oyun oynayacak arkadaşları arasında "oo piti piti" yapan çocuk gibiydi.. telefona mahmut'un annesi felan bağlandı, ayşe çocuk da kabul etti mahmut'u "daha yakından tanıma"yı. her, "birbirini daha yakından tanımaya karar vermiş çift" gibi, sunucular ikisinin yan yana durup birbirlerine yakışıp yakışmadıklarını söylemek istediler. ayşe'yle mahmut yan yana durduklarında aralarındaki 30 cm gibi bir boy farkını ve mahmut'un ayşe'nin amcası gibi durmasını pas geçerek, "ooo, maşallah maşallah" dediler o yapmacık ses tonuyla.

    diyeceğim o'dur ki,
    ha ünzile, ha ayşe..
    biri köyde, biri televizyonda..
  • - centilmen bir bey misiniz, yoksa biraz maçoluk var mı?
    + yok ben lise mezunuyum.

    diyalogunun yaşandığı bir program.
  • geçen gün songül karlı "hergün aynı yemek yenmez" diyen erkek yarışmacıya sonunda patladı, "biz hergün aynı fasülyeyi yiyoruz ama..." sessizlik, gülüşmeler kıkır kıkır.
  • az önce hiçbir baskı altında kalmadan, tamamen kendi rızamla 30 dakikasını izlediğim program. yaptım ama bir sor niye yaptım? işim gücüm yok canım sıkıldı çünkü^^

    1- korkuluk gibi bir kız gördüm. "beni isteyen aramasın stüdyoya gelsin" diyor. erkek olsam 1 km bile gitmem o tipte biri için.

    2- amcanın biri "ben kocamustafapaşalıyım, kadın evde yemek yapacak erkek eve ekmek getirecek" derken başka bir amcadan "cok merkezbencisiniz"diye itiraz geldi! merkezben diyen adamın "az önce şahane bir eleştiri yaptım, kesin bu sefer karıyı bulurum" bakışına odaklandım bir süre. sonra bayılmışım.

    3- adı hörü olan birini gördüm ilk kez. trakya'da yaygın bir isimmiş, sözlükte öyle yazmışlar. ben ilk kez duydum. işim gücüm olmadığı için 45 dakikadır "vay anasını hörü diye isim varmış" diye şaşkınlıktan şaşkınlığa koşuyorum.

    4- programda kullanılan 20 kelimeden 15'i bayan. metrekare başına düşen kelle sayısı 40.

    5- genç ve kendini güzel zanneden kadınların sloganı: işi iyi olsun, çocuğu olmasın, arabası olsun, beni taşıyabilsin. yaş 50'ye yaklaştıkça "emekli maaşı da yeter" olarak şekil değiştiriyor.

    6- abartılı saç ve makyajlar var. kadının biri saçını o kadar kabartmış ki, boyu en fazla 155 olmasına rağmen 180 gibi görünüyor.

    7- bunların hepsi birbirini tanıyor. ne zamandır o stüdyoya gidip geliyorlar bilmiyorum ama baya baya tanışıyorlar. mesela biri bir koca adayı bulursa "ay ben necla ablama da danışıcam amaaaa" diyor, hemen necla ablası konuya giriyor: bence mahmut bey alkolik. necla madem o kadar biliyordun da neden kendine koca bulamadın necla?

    8- kadınlar zengin erkekleri çerez tabağındaki fıstık gibi ayıklıyor, erkekler "güzel olsun ama aptal olsun" derdinde. leş gibi...
  • şu anda ekranda olan evlenmek için gelen 42 yaşındaki firdevs kendini anlatıyor:

    - daha önce evlilik yaptın mı?
    + evet, ayrıldım.
    - neden ayrıldınız?
    + ihanet yüzünden. hem de en yakın arkadaşımla.
    - ne yaptın ihaneti duyunca?
    + parmaklarını kestim.
    - şaka yapıyosun değil mi?
    + hayır, gerçekten kestim. ciğer doğruyordum, kestim.
    - e bunu söyledin kim gelecek şimdi sana?
    + ona göre gelsinler.
  • kendini kültürlü sanan kültürsüz insanların katıldığı program. kadına biri talip geldi kadın da beğenmedi adamı. adam da bozulunca sanki oscar wilde geldi de beğenmedik dedi. oscar wilde'yi biliyor ama mezarından kalkıp gelse kendini değil de gelen talibi beğeneceğini bilmiyor.
  • anneannem ve dedemi mutlu ettiğini gördükten sonra eleştirmemeye karar verdim. şu an onlara eşlik ediyorum. burnumdan kan geliyor. alın beni burdan.